Gönül coğrafyamız
Bugün Balkanlar'a, Arap çöllerine, Afrika'nın bilhassa kuzeyine, Asya'ya, İran'a, Orta Doğu'ya ve Kafkas diyarlarına baktığımızda o coğrafyalardan çekildiğimizi ama tuzumuzun hala oralarda kalmış olduğunu görüyoruz. Çünkü bizim vatan kavramımız, kâğıt üzerine çizilmiş bir haritayı değil de gönül bağı birlikteliğini temsil ediyor.
Önceki Resimler için Tıklayınız
◾ Acı bizim en büyük ortak değerlerimizdendir. Bir kardeşimizle aynı noktadan bakabilmemiz aynı acıyı çekebilmemizle izah edilebilecek bir durumdur.
◾ Aynı acıda buluştuğumuz müddetçe ortaya daha sahih bir bakış açısının çıkması mümkün olacak ve buna binaen bazı gerçeklikler vuku bulacak.
◾ Müslümanlık sadece ibadetleri kapsayan, sosyal ve kültürel mevzuları dışarıda bırakan bir anlayış biçimi değildir.
◾ Din kardeşleri olarak Afrika'da bilmediğimiz bir kabile üyesi ile bizi kardeş yapan Allah (CC), tüm sosyal meselelerde de İslam'a uymamızı ister.
◾ Bir zamanlar İslam hakimiyeti altında olup da şimdi bu hakimiyetin izlerini gördüğümüz memleketler şuna benzer: Çekilmişiz ama tuzumuz kalmış...
◾ Bu hakikatin bir vakit geniş topraklara hükmetmemizle elbet bir bağlantısı var. Ancak bu gerçek bizim elimizin altındaki geniş topraklarda ve elimizin uzandığı memleketlerde nasıl bir kalbî yakınlıkla iş yaptığımızı kanıtlar nitelikte olması manidardır.
(x)Dünyayı işgal eden dil: İngilizce
◾ Dünya üzerinde mazlum coğrafyalara gidenler arasında bulunanlardan al bayrağı görünce tepki verenleri bir dinleyiniz. Bugün hala mazlum coğrafyalar diye isimlendirilen topraklarla bir gönül birlikteliğimiz olduğu aşikârdır.
◾ En nihayetinde Batılılar, üzerinde kafa patlattıkları bir medeniyet tasavvuru ortaya koyabilmek için gönül coğrafyamızı işgal eden barbarlardır.
◾ Gönül coğrafyamızın hamiliğini yapan devletlerin ortadan kalkmasıyla beraber bu coğrafyalarda etkili olan bazı ideolojik akımlar bağlantımızı zayıflatmaya çalışsa da aslolan ortada durmaya devam eder.
◾ İlerleyen zamanlarda Batılı kavimler, kendilerince en ideal düzen olarak kabul ettikleri "medeniyet" akımını cebren ve hile ile coğrafyamıza ihraç etmeye başladıklarında bünye dokuyu kabul etmedi, coğrafyamız dikişleri aynı yerden patlayan müzmin bir hasta durumunu aldı.