Evrendeki her zerre Allah'ı (CC) zikrediyor
Kainattaki tüm mahluk, evrendeki her canlı yüce Allah'ı (CC) zikretmekte. Bu, Kur'an-ı Kerim'in pek çok ayetinde geçiyor. Bir an önce Allah Teala'yı zikretmenin güzelliğini fark etmemiz gerekiyor. Yaratılmışların en en üstünü olarak şereflendirilen insanoğlu, her adımında, her nefes alıp verişinde ve varlığının özünde, yaratıcısına yani yüce Rabbimiz Allah Teala'ya (CC) zikir halinde olmalı...
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔸 Dünyada var olan canlıların en sevimlilerinden olan kuşlar da Yüce Allah'ı zikreder. Rûhu'l Beyân'da geçen bilgilere göre: Kuşlar Allah Teala'yı zikrederken başka şeylerde söylerler.
🔸 İmam-ı Begavi hazretleri, Kab-ül-Ahbar hazretlerinden nakletmiştir Süleyman (AS)'ın bildirdiği üzere kumru, "Sübhâne Rabbiyyel-a'lâ" doğan ise "Sübhâne Rabbî ve bihamdihî" şeklinde zikrini tamamlar.
➡Sübhâne Rabbiyyel-a'lâ: Rabbim, (her çeşit kusurdan) münezzehtir.
➡Sübhâne Rabbî ve bihamdihî: Rabbime hamd ederek O'nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.
Varlığın Haritası: Vahdet-i Vücut, Ayan-ı Sabite ve Kevn-i Cami
🔸 Lokman (AS) buyurur: "Ey oğlum! Horoz senden daha akıllı olmasın! O, her sabah zikir ve tesbih ediyor, sen ise uyuyorsun." İşte, dünyadaki bütün canlılar, yüce Rabbimizi zikreder, her an, her dakika.
🔸 Rivayetlere göre aslanlar, kurbağalar Allah (CC) en çok zikreden hayvandır. En az zikreden hayvan olarak da eşek rivayet edilir, 5000 kere "Allah" der... İsra suresi 44. ayetinde; "Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız. O halîmdir, bağışlayıcıdır" buyrulmuştur.
AYETİN TEFSİRİ
"Yedi gök" ile onlarda bulunan varlıkların hepsi hal lisanıyla Allah'ı tesbih eder, O'na ibadet eder, fakat insanlar onların tesbihlerini anlayamazlar ("yedi gök" hakkında açıklama için bk. Bakara 2/29).Tefsirlerde âyetteki tesbih kavramı açıklanırken tesbihin iki şeklinin bulunduğu belirtilir: Dil ile tesbih, hal ile tesbih. Birincisi, kulun Allah'ı her türlü eksiklikten tenzih ederek zâtı, sıfatları ve fiilleriyle insan zihninin düşünebileceği bütün mükemmellik özelliklerine sahip olduğunu dile getirmesi, Allah'ı hep böyle bilip böyle anmasıdır. Hal ile tesbih ise insanın imanı, ibadeti, ahlâkı, genel olarak her türlü tutum ve davranışlarıyla Allah'ın birliğine, eksiksiz ve kusursuz olduğuna inandığını göstermesi, yasalarına boyun eğmesi, amelinin imanına şahitlik etmesidir. Bu belirtilenler, Râgıb el-İsfahânî'nin iradî dediği tesbih olup şuurlu ve iradeli varlıklara mahsustur.
🔸 Her canlının Allah'a (CC) karşı bir tesbihi vardır. Şöyle bir düşünelim, elbet hafızamızın veyahut anılarımızın arasında kalmış "zikir şahitliği" yaşamışızdır. Bir köpeğin ezan okunurken uluması mesela tanıdık gelebilir.
🔸 Dağlar, taşlar, ağaçlar, çiçekler, haşerat dahil bütün hayvan ve insanlar, yeryüzünde hareket eden her şey ve bunlara ek olarak gök sakinlerinden ne varsa hepsi Allah'ı (CC) zikrederler istikametleri yanızca O'na doğrudur.
🔸 Tesbihin iki çeşidi vardır; dil ile tesbih ve hal ile tesbih. Dil ile tesbih olanı bizler fark edemeyebiliriz. Çünkü her şey kendi diliyle Hakk'ı tesbih eder, bu gözle görülebilen bir şey değildir insanoğlu ise bunu anlayamaz.
🔸 Hal ile tesbih ise mevcudiyet ile sabittir. Evrendeki varlık ve olayların var oluş ve işleyişini gerçekleştiren ilâhî yasalara bütün kâinat mutlak bir zorunlulukla boyun eğmekte, bununla yaratanı tesbih etmektedir. İşte, bu manada müminiyle münkiriyle bütün insanlar da Allah'ı tesbih eder, varlığına tanıklık ederler.
🔸 Fahreddin er-Râzî, İsra suresi 44. ayette geçen "fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız" kısmını şöyle açıklıyor: Bir elma düşünelim; bu elma çeşitli atomlardan (cüz'-eczâ') oluşmaktadır ve bu parçacıklardan her biri Allah Teâlâ'nın varlığına tam ve başlı başına bir delildir. Bu atomlardan her birinin kendine özgü doğal yapısı (tab'), tadı, rengi, kokusu, hacmi gibi nitelikleri vardır. Atomun bu özel sıfatlarla belirlilik kazanması imkân dahilindedir ve bu belirliliği ona ancak kudretli ve hakîm olan bir belirleyici kazandırabilir. Şu halde elmanın her bir parçası yüce Tanrı'nın varlığına eksiksiz bir delildir.