Arama

Ünlü yazarların romanlarındaki ev imgesi

Fransız filozof Gaston Bacherald'ın "ilk evrenimiz" olarak tanımladığı evlerimize döndüğümüz şu günlerde, yaşadığımız mekanlar ve bizdeki izlenimleri üzerine çok daha fazla düşünür olduk. Yalnızca biz değil, seneler evvel yaşayan edebiyatçılarımız da mekanın işlevleri hakkında düşünmüş ve içinde bulundukları dönemin sosyo-kültürel şartlarına göre bir ev imgesi oluşturmuşlardır. Peki, hepimizin aşina olduğu ünlü roman sayfalarında ev imgesi nasıl şekillenmiştir?

  • 1
  • 14
"EVİMİZ BİZİM DÜNYA KÖŞEMİZDİR, BİZİM İLK EVRENİMİZDİR"
EVİMİZ BİZİM DÜNYA KÖŞEMİZDİR, BİZİM İLK EVRENİMİZDİR

Evin yalnızca bir barınak olmadığını ve iç dünyamızı şekillendirdiğini anlatan Fransız filozof Gaston Bacherald, Mekanın Poetikası isimli eserinde Batı edebiyatında ev imgesinin nasıl konu edinildiğini ve bu imgenin hangi değişimlere uğradığını inceler. Bachelard, "Evimiz bizim dünya köşemizdir, bizim ilk evrenimizdir" diyerek ev-mekân ilişkisini dile getirmiş ve bu konudaki araştırmacılara da öncü olmuştur.

Mekanın Poetikası kitabını incelemek ve satın almak için tıklayınız.

Bachelard, şiirsel düşlemenin kaynağı olan mutluluk ve korkuların mekânlarını "ev"ler üzerinden inceler. Ev; insanın ilk evreni olmasından ötürü insanın düşüncelerini ve duygularını birleştirir. Bu açıdan ev mekânı insan ruhunun çözümleme aracı olarak ele alınır. Bachelard, eserinde imgelemi (muhayyile) insan doğasının temel kuvveti olarak kabul eder.

Filozof, "Düş kuran bilincin" sahip olduğu yaratıcılıktan ötürü bir başlangıç imkânına, köken kuvvetine sahip olduğunu düşünür. Ve bu kökenler de evlerimizdir. Evler, rüyayı barındıran, rüya göreni muhafaza eden ve huzur içinde rüya görmemizi sağlayan bir mekândır. İnsanın fikirleri, anıları ve rüyaları için en büyük birleştirici kuvvetlerden biridir. İnsan hayatında kazanılmış şeylerin korunmasını sağlar, bunları devamlı kılar. Bachelard, aynı zamanda iç mekânın içtenlikliği ile ilgili niteliklerinden ötürü inceleme konusunda evin ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu da belirtir. Ev insana aynı anda dağınık imgeler ve bir imgeler bütünü sağlar. Bu sebeple ev gerçek bir kozmostur.

  • 3
  • 14
İNSAN EVE GİRERKEN DE EVDEN ÇIKARKEN DE ASLINDA EVRENİN İÇİNE DOĞRU İLERLER
İNSAN EVE GİRERKEN DE EVDEN ÇIKARKEN DE ASLINDA EVRENİN İÇİNE DOĞRU İLERLER

Bachelard'ın açtığı yolda ilerleyen Mehmet Narlı, Şiir ve Mekan isimli çalışmasında mekân-edebiyat ilişkisi üzerinde dururken önce "ev" konusunu ele alır.

Narlı, Türkçede ev kelimesinden türeyen isim, fiil, sıfat ve zarfların, ev kelimesinin el vermesiyle kurulan deyim ve atasözlerinin çokluğuna işaret eder. Bu atasözü ve deyimlerin ise "dünya kurmak amacıyla" oluşturulduğunu vurgular. Narlı'ya göre "Ev, evrenin direği, merkezidir; 'dünyada mekân'sız (evsiz) ve 'ahirette iman'sız olmak, insanoğlunun fizik ve metafizik âlemde anlamsız ve işlevsiz kalmasıdır. Sadece dünyayı çoğaltmaz evler; âhireti de doldururlar, yaşam da ölüm de onun içinde gerçekleşebilir. Böyle olunca da insan, eve girerken de, evden çıkarken de aslında evrenin içine doğru ilerler.

Mehmet Narlı'nın Şiir ve Mekan kitabını incelemek ve satın almak için tıklayınız.

  • 4
  • 14
EV İMGESİ ROMANLARDA NASIL YER ALIR?
EV İMGESİ ROMANLARDA NASIL YER ALIR?

Narlı'ya göre, edebiyat ve mekân ilişkisi, mekândaki hafızayı hatıra ve rüyalar yoluyla çözümlemeye; mekânın yansıtıcı vasfını görmeye dayanır. Mekânın insan, insanın mekân üzerindeki izlerini edebi eserlerde aramadan yapılan her analizin eksik kalacağına işaret eden yazar, Bachelard'ın şairin mekânla ilişkisinin duygusal boyutu aştığını söylemesine değinir. Peki varlık dünyalarımızı kapsayan evler, roman sayfalarında nasıl yer alır?

Romanlarımızda ev, kimi zaman sığınılacak bir mekan kimi zaman da insanoğlunun hapsolduğu kaçınılması gereken koca bir evrendir. Kültür ve medeniyetimizin geçirdiği değişimler, romanlara yansıyan "ev"ler üzerinden pekala incelenebilir.

  • 5
  • 14
AHMET MİTHAT'IN "EVİNE BAĞLI" RAKIM'I
AHMET MİTHAT'IN EVİNE BAĞLI RAKIM'I

Yazı makinası olarak bilinen Tanzimat sanatçılarından Ahmet Mithat Efendi'nin romanlarında ev konusu çok yoğun biçimde işlenir. Hace-i evvel olması vesilesiyle, romanları bile mekânsal bakımlardan ders kitabı olabilecek mahiyette gerçekçidir. Felatun Bey ile Rakım Efendi romanında Doğu ve Batı temalarını keskin çizgilerle belli etmek adına Rakım Efendi'nin evi "alaturka bir Türk evi" olarak okuyucuya sunulur. Beyoğlu'nda gününü gün eden Felatun Bey'in aksine Rakım Efendi, akşam olduğunda evine gelir ve evdekilerle aynı sofrada yemek yer, ev bu anlamda Rakım Efendi'nin huzur bulduğu bir sığınaktır. Rakım'ın eve olan bağlılığı yazar tarafından da sık sık vurgulandığı üzere Felatun Bey'in iyi özellikleri arasında yer alır, evde olmak henüz ahlaken bozulmamışlığın bir sembolü olarak sunulur. Tanzimat dönemi romanlarında mekan, ahlak ilişkisiyle ele alınır, bu açıdan ev dış dünyanın kirinden koruyan, mahremiyetin bulunduğu bir yerdir.

Felatun Bey ile Rakım Efendi üzerine tiyatral bir inceleme

Ahmet Mithat'ın Beykoz'u

Felatun Bey ile Rakım Efendi kitabını incelemek ve satın almak için tıklayınız.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN