Arama

Eski İstanbul'un yazıyla resmedilen panoraması

Mithat Cemal Kuntay'ın, roman türünde verdiği tek eserinin Üç İstanbul olduğunu biliyor muydunuz? Peki, bu eserin son dönem İstanbul'unu her yönüyle inceleyerek, satırlardan bir panorama çıkardığını? Sizler için İstanbul'u üç ayrı dönemde ele alan eserden ayrıntıları derledik.

Eser, İstanbul'u üç ayrı dönemde, daha çok siyasal değişime göre biçim alan sosyal hayat, seçkinler, aydınlar ve iktidar ile elit tabaka arasındaki ilişkileri merkezine alarak hikâye eder. Eserin kalabalık kadrosu, imparatorluğun son yüzyılından değişik portreler çizer. Ayrıca, o son dönemin İstanbul'u, eşyadan töreye, görgüden, siyasetten kültüre âdeta yetkin bir tutanakta yaşatılmıştır. Üç İstanbul, imparatorluk başkentinin üç dönemini, II. Abdülhamid, İkinci Meşrutiyet, Mütareke dönemlerini yansıtır.

  • 2
  • 20
ROMAN ÖZETİ
ROMAN ÖZETİ

Romanın ana mekânı İstanbul'dur. Yirminci yüzyıl başındaki İstanbul'un belirli mahalle ve semtleri canlı bir şekilde romanda yer alır. Fakir semtler halkın inançlarıyla; zengin muhitler Batı'yı görmüş veya kitaplardan tanıyıp benimseyen makam ve servet sahiplerinin kibirli düşünceleriyle verilmiştir. Romanda bazen fakir bir sokak veya ev tasviri, bazen bir konak bazen de sarayın bazı bölümlerinin tasvirleri romanda büyük oranda yer tutmaktadır.

Romanın başkahramanı Adnan'dır. Romanın kapsadığı, Adnan'ın yaşamından da çıkarılabilecek olan 30-40 yıllık bir süreçtir. Eserin başında 20'li yaşlarda olan Adnan, romanın sonunda 50'li yaşlarında ölür. Romanda İstanbul'un üç dönemi anlatılır. Bu dönemler Adnan'ın yaşamındaki üç dönemi de kapsar; fakir ve idealist Adnan, zengin ve "önemli" Adnan ve bedbaht Adnan.

Adnan, romanın başında veremli annesiyle fakir bir hayat süren, para kazanmak için gazeteye yazılar yazan, özel dersler veren ve yaşadığı dönemi romanlaştırmak isteyen genç bir yazardır. İlerleyen bölümlerde İttihat ve Terakki'nin birkaç isminden biri ve ülkenin kaderinde söz sahibi, zengin bir avukat olur. En sonunda ise ülkenin kaderinin belirlendiği Ankara'ya çağrılmayı ve eski itibarının iadesini bekleyen bedbaht bir avukat olarak ölür.

Yazarın romanda anlattığı zaman dilimi Türk tarihi bakımından birçok değişimi içinde barındıran bir dönemdir. Bir bakıma büyük değişimlerin yaşandığı bu dönemlerde kişiler açısından sosyal konumların da değişmesi tabii görülmelidir. Ancak bazı şahıslar bu değişimleri uçlarda yaşamaktadır. Bazı kahramanların on yıl içerisinde geçirdikleri değişim, yaşadıkları olaylar, edindikleri çevreler, statüler incelendiğinde ortaya çok farklı tabloların çıktığı görülmektedir. Roman başkişisi Adnan, Hidayet, Erkânı Harp Müşirinin damadı Bahriye Miralayı Hüsrev, Belkıs bu değişimi en şiddetli yaşayanlardır.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN