Arama

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiir estetiği

Edebiyatımızın çınarı Ahmet Hamdi Tanpınar deyince akla ilk olarak romanları gelse de o, Cumhuriyet devri şiirimize damga vurmuş isimlerdendi. Nitekim ünlü şair, adını ilk kez "Musul Akşamları" şiiriyle duyurdu. Dillere pelesenk olan "Ne içindeyim zamanın" dizeleri ve daha birçoklarıyla estetiğin zirvesine ulaştı. Peki, çok yönlü bir şahsiyet olan Tanpınar'ın sözün en zarif hali şiir hakkındaki görüşleri nelerdi? İşte Tanpınar'ın şiir estetiğine dair detaylar…

  • 2
  • 10
İLK KEZ MUSUL AKŞAMLARI ŞİİRİYLE ADINI DUYURDU
İLK KEZ MUSUL AKŞAMLARI ŞİİRİYLE ADINI DUYURDU

Mehmet Kaplan'ın da ifade ettiği gibi Tanpınar, mükemmel şiiri yakalayabilmek adına hayatı boyunca çalışmış ve bu sebeple de az şiir yayımlamıştı. O, şiirleriyle bir mücevher zanaatçısı gibi en ince detayına kadar uğraşmıştı.

Tanpınar, adını ilk kez 1920'de "Altın Kitap" dergisinde yayınlanan "Musul Akşamları" şiiriyle duyurdu. Tanpınar'ın şiir ve edebiyat serüveni de böylece başlamış oldu. Daha sonraki şiirleri Dergâh, Millî Mecmua, Anadolu Mecmuası, Hayat, Görüş, Yeni Türk Mecmuası, Varlık, Kültür Haftası, Ağaç, Oluş, Ülkü, İstanbul, Aile, Yeditepe gibi kültür ve edebiyat dergilerinde yayımlandı. Ölümüne yakın zamanda yaptığı bir seçimle Şiirler adıyla basılan kitabında otuz yedi şiir bulunmaktadır. Bu kitaba girmemiş olanlarla birlikte ölümünden sonra bir araya getirilen Bütün Şiirleri'nde şairin şiirleri sayıca 100'ü bulmaktaydı.

Musul Akşamları

Son ziyalar iner uyuyan nehre
Ufku mineleyen kızıl akşamdan
nakş eder her hüzme ihtiyar şehre
titrek loş gölgeler hicranla gamdan

sularda açılır fâni çiçekler
ufka ezanların yükselir âhı
şimdi boş sahili gurbetle bekler
kimsesiz çöllerin yorgun seyyahı

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın en sevilen 15 kitabı

  • 3
  • 10
NECİP FAZIL VE AHMET KUTSİ İLE ŞİİR DÜNYASINI KEŞFE ÇIKTI
NECİP FAZIL VE AHMET KUTSİ İLE ŞİİR DÜNYASINI KEŞFE ÇIKTI

Tanpınar için şiir büyülü bir dünyaydı. 1936'da Ankara'da yayımlanan Ağaç dergisi etrafında toplanan sanatkârların oluşturduğu çevrede Tanpınar, kendi şiirini bulmaya çalışırken, Necip Fazıl Kısakürek ve Ahmet Kutsi Tecer'le beraber şiir dünyasını keşfe çıktılar. Özellikle Necip Fazıl ve Ahmet Kutsi ile derslerin dışında, hatta geceleri yatakhanelerinde bile estetik bir heyecanla yaptıkları sohbetlerde kendilerini şiirin büyüsüne kaptırdılar. Tanpınar, divan şiirinin terk edildiği bir ortamda, kendisini yeni bulmaya çalışan hece şiirinin savunucusu bir neslin önemli isimlerindendi.

Şairin şiir yolculuğunda hocası Yahya Kemal'in etkisi elbette çok büyüktü. Fakat şiirde hocası Yahya Kemal'den ayrılıyordu. Yahya Kemal, şiire tarihi görüşlerini de sokarken Tanpınar, şiirde salt estetik ve mısra güzelliğinden yanaydı. Bu anlamda Ahmet Haşim'in şiir anlayışına daha yakındı. Mehmet Kaplan'ın görüşüne göre ise Tanpınar hocası Yahya Kemal'i aşamamaktan korkuyordu ve bu sebeple hocasının şiir çizgisinden hep uzak durdu.

Tanpınar'ın en zorlanarak yazdığı kitap: Beş Şehir

  • 4
  • 10
HECE VEZNİ İLE ŞİİRLER KALEME ALDI
HECE VEZNİ İLE ŞİİRLER KALEME ALDI

Tanpınar'ın sağlığında kitabına aldığı şiirlerin hepsi hece vezniyle yazıldı. Bununla beraber kendisinin de ifade ettiği gibi hece vezninde aruzun ahengini hep aramıştı.

Siyah Atlar

Saçında gecenin soğuk rüzgarı
Bir gün kapatırsın bu ufukları
Beklersin köşende sessiz ve yorgun
Siyah atlarını son yolculuğun.

Ve dersin yavaşça kendi kendine;
Ömrün çemberinden kurtuldum yine.

"Bir huzursuzluğun romanı: Huzur"

  • 5
  • 10
ŞİİRLERİNİN TEMALARI
ŞİİRLERİNİN TEMALARI

Ünlü şairin şiirlerinin çoğunda müzik, rüya, zaman, sonsuzluk temaları etrafında ve bunlara bağlı olarak tabiat, ışık, aşk, ölüm, korku gibi motifler yer aldı. Kendi şiirleri için "dilde rüya halini kurmak" gibi bir formülden bahseder. Şairi Yahya Kemal'den ziyade Ahmet Haşim'e yaklaştıran nokta da şiirlerinde işlediği bu temalardı.

Tanpınar'ın mükemmeliyetçilik düşüncesi, şiirin şekli ve muhtevası için de geçerliydi. 1930'lu yıllarda cereyan eden şiirde vezin ve kafiyenin atılmasına dair görüşlerin karşısında durdu. Nitekim şaire göre vezin ve kafiye şiirin mükemmeliyet unsurları arasında yer alıyordu. Mehmet Kaplan'ın da ifade ettiği gibi Tanpınar yaşamının son yıllarında serbest tarzda şiirler kaleme almış olsa da bunların mükemmeliyetinden her zaman kuşku duymuştu.

Hafıza ve hatıranın kıyısında 'Tanpınar'

  • 6
  • 10
ŞİİRDEKİ GAYESİ MÜKEMMELE ULAŞMAKTI
ŞİİRDEKİ GAYESİ MÜKEMMELE ULAŞMAKTI

Tanpınar'ın mükemmeliyetçilik düşüncesi, şiirin şekli ve muhtevası için de geçerliydi. 1930'lu yıllarda cereyan eden şiirde vezin ve kafiyenin atılmasına dair görüşlerin karşısında durdu. Nitekim şaire göre vezin ve kafiye şiirin mükemmeliyet unsurları arasında yer alıyordu. Mehmet Kaplan'ın da ifade ettiği gibi Tanpınar yaşamının son yıllarında serbest tarzda şiirler kaleme almış olsa da bunların mükemmeliyetinden her zaman kuşku duymuştu.

Tanpınar, Edebiyat Üzerine Makaleler isimli eserinde şiirde gayesinin ne olduğunu sıklıkla dile getirmişti. Şairin şiirde ulaşmak istediği gaye; mükemmellikti. Bu mükemmellik duygusu, yalnızca şiirin kendisinden elde edilmeliydi, şiir dışında herhangi bir ideoloji veya fikirden beslenmemeliydi. Nitekim şair belli ideolojilerin emrinde olan şiirlerin geleceğe taşınamayacağını, ebedi olamayacağını düşünür. Şiirin asıl asaleti kendisinde başlayıp kendisinde bitmesidir. Bu sebeple şair her daim "saf şiir"i aramıştır.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayatı…

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN