Zekeriya Erdim
23.02.2026
Zekeriya Erdim
Bir ipte dokuz tane, ucunda muhkem imame
Tüm Yazıları

Bir ipte dokuz tane, ucunda muhkem imame

Ramazan "rahmet ve bereket ayı", yılda bir gelip giden "arınma, durulma, temizlenme, tazelenme zamanı" ise; insan, azami derecede istifade ederek, dere akarken testisini doldurmaya odaklanmalıdır. Birinci öncelik de Allah ile ilişkilerimizi gözden geçirip aramızı düzeltmek ve dünya serüvenimizi yeniden anlamak, kavramak yahut hatırlamak olmalıdır.

Doğum ile ölüm arasında geçen bir fani hayatımız, hatıratımız, hasılatımız var. Bu süreyi iyi değerlendirip, amacına uygun yaşayabilenler; baki olan ahiret yurdunun nimetlerini hakediyorlar.

Her ölenin arkasından, Bakara suresi ayet 156'nın son bölümünü tekrar ediyoruz. "Biz, Allah'a aitiz ve sonunda O'na döneceğiz" diyoruz.

Gelişimizle gidişimiz arasındaki süreç; imamesi "Allah" olan ve O'nun "hidayet" ipine dizilip sıralanan dokuz taneli bir tespihe benziyor. İmamede başlıyor ve turunu tamamladıktan sonra gene imamede bitiyor.

İp, herhangi bir yerinden koparsa; bütün taneler, yere düşer ve dağılır. Bu, "yoldan çıkmak" anlamına gelir ve "hidayet" nimetinin yerini "dalalet" hezimeti alır.

Onun için, Allah (cc), Âl-i İmran suresi ayet 103'le bizi ikaz edip uyarmış. "Hep birlikte, Allah'ın ipine (Kur'an-ı Kerim'e) sımsıkı sarılın; parçalanıp dağılmayın" diye buyurmuş.

İmame; görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerin ve içindekilerin Rabbi (yaratıcısı, yaşatıcısı, sahibi, yöneticisi, koruyucusu, terbiye edicisi) olan Allah'tır. Nitekim, Fatiha suresi ayet 2-3-4'te sürekli tekrar ettiğimiz gibi hamd (övgü, yüceltme) "Âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, din gününün (ahiretin) sahibi" Allah'a has kılınmıştır.

Birinci tane; Allah'ın yoktan var edip varlık âlemine çıkardığı her şeyin "hayat" oluşudur. Mülk suresi ayet 2'de beyan edildiği gibi "Kimin daha güzel davranacağını görmek için hayatı ve ölümü yaratan O'dur".

İkinci tane; hayatın var ediliş sebebinin, hikmetinin "imtihan" olmasıdır. Rabbimizin, Bakara suresi ayet 214'te "bizden öncekilerin başlarına gelenler bizim de başımıza gelmeden Cennet'e giremeyeceğimizi"; aynı surenin 155. ayetinde "bizi korku, açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğini" vurgulamasıdır.

Üçüncü tane; imtihanın muhatabının "insan" olduğunu ifade eder. Allah(cc), Ahzap suresi ayet 72'de; "Biz emaneti göklere, yerlere ve dağlarda teklif ettik ama onlar bunu yüklenmekten korktular, insan yüklendi" der ve Bakara suresi ayet 30'da, "yeryüzünde bir halife yaratmayı murad ettiğini" söyler.

Dördüncü tane; insanın yaratılış, var ediliş gayesinin "kulluk" olduğudur. Nitekim, Zariyat suresi ayet 56'da; "Ben insanları ve cinleri, sadece bana kulluk etmeleri için yarattım" diye duyurulur.

Buradaki "sadece" sözcüğünün iki anlamı ve açılımı vardır. Bilinçli olarak yaptıklarımızın, yaşadıklarımızın tamamı "sadece kulluk"tur ve başka ilahlar için değil, "sadece Allah için" olmalıdır.

Beşinci tane; kulluğun muhtevasının "tevhid" olmasıdır. İnsanın Allah'tan başka ilah olmadığını kabul etmesi ve ilminin, imanının, amelinin, tavrının O'nun çizdiği sınırlar içinde kalmasıdır.

En'âm suresi ayet 162, bu hali özetler. Muvahhid bir mümin; diliyle, zihniyle, kalbiyle "Benim hayatım ve ölümüm, Âlemlerin Rabbi Allah içindir" der.

Altıncı tane; tevhidin kaynağının ve ölçüsünün "vahiy" olduğu ile ilgilidir. Yaratılmış vahiy âlem, yazılmış vahiy Kur'an, yaşanmış vahiy sünnet; bize yol ve yön gösterir, yöntem öğretir.

Nisa suresi ayet 163'te, "diğer peygamberlere vahyedildiği gibi Muhammed(sav)'e de vahyedildiği" bildirilmiştir. En'âm suresi ayet 106'da ise; "Resul'üm! Sen, Rabbinden sana ne vahyediliyorsa ona uy. O'ndan başka ilah yoktur. Müşrikler ne derlerse desinler aldırma" diye emredilmiştir.

Yedinci tane; vahyin insana teklif ettiği hayat modelinin, "sırat-ı müstakim (dosdoğru yol)" olmasıdır. İçinde azgınlıkların, sapkınlıkların, zulümlerin, haksızlıkların bulunduğu eğri yollardan uzak durulmasıdır.

Fatiha suresi ayet 5, 6, 7'yi bunun için sürekli tekrar ederiz. "Rabbimiz! Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz. Bizi doğru yola, nimet verdiklerinin yoluna ilet; sapkınlığa düşenlerin ve gazaba uğrayanların yollarına değil" diye dua ederiz.

Sekizinci tane; insanı sırat-ı müstakime ulaştıran ve o yol üzerinde ayaklarını sabit kılan şeyin "terbiye" olduğudur. Ruhun terbiyesi Hakk'a iman edip teslim olmakla, aklın terbiyesi hakikat bilgisine ulaşıp anlamakla, bedenin terbiyesi fıtrata (yaratılış gayesine ve hikmetine) uygun yaşamakla olur.

Terbiyeden mahrum kalanlar, şeytana kulluk ederler. Onun için, Rabbimiz Tahrim suresi ayet 6'da; "Ey iman edenler! Hem kendinizi hem de ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan o müthiş Cehennem ateşinden koruyun" der.

Dokuzuncu tane; terbiyenin sonucunun, ürününün "ihsan" olmasıdır. İnsanın, Allah'ı görür gibi kulluk ve ibadet edecek hale gelmesidir.

Bu durum, ölüme hazır olup düğün-bayram gibi karşılamaktır. İmame'ye ulaşıp, sevgililer sevgilisi Allah'a ve O'nun ahiret âleminde ikram edeceği sayısız nimetlere kavuşmanın sevincini yaşamaktır.

Başarabilenlerin ömrü Ramazan, ölümü bayram olur. Allah'ın ipini koparmadan tespihin tanelerini çekenler; dünyada da ahirette de felahı (kurtuluşu) bulur.

Zekeriya Erdim

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Zekeriya Erdim

Zekeriya Erdim Diğer Yazıları