Arama

Seçmenini sandığa götüren kazanır

Seçmenini sandığa götüren kazanır

seçimlerinden sonra 'da ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları oldukça fazlaydı.

ve doğal olarak 'na () başvurarak hakkını aradı. Olması gereken buydu. Hukukun içinde kalarak yapılması gerekenler yapıldı ve YSK İstanbul'da tekrar yapılmasına karar verdi. Seçime gölge düşüren iddiaların YSK'da hukuken karşılık bulmuş olması İstanbul'un vicdanını rahatlatması bakımından önemlidir. Bu kadar görünür probleme rağmen aksi yönde bir karar çıksaydı evet bu karar kabul edilip yola devam edilirdi fakat kamu vicdanında derin bir yara oluştururdu.

Yapılan suç duyuruları ile birlikte Yargı'nın da usulsüzlük sürecine katılanların üstüne gitmeye başlaması sandıklara şaibe karıştıranların kim olduğunu daha net şekilde ortaya çıkartacaktır. Bu araştırmanın yapılması doğrudan partilerle ilgili bir şey değildir. 'de seçim güvenliği açısından yapılması elzem olan bir gerekliliktir. İşin içinde bir örgüt aklı varsa bunların bulunup yargıya teslim edilmesi Türkiye'de demokrasinin geleceğinin korunması açısından önemlidir.

KIYASIYA BİR YARIŞ

'da yapılacak seçime 45 günlük bir süre var. İki parti açısından da bu seçimin bir şans olduğunu belirtmek gerekir. şaibesiz bir seçim kazanma şansına sahip. AK Parti ise 31 Mart'taki problemlerden ders çıkartarak İstanbul'u kazanabilir. 31 Mart öncesine göre şartlar yeniden şekillendiği için yarışın dozu ve heyecanı daha yüksek olacak. Kıyasıya bir yarış Türkiye'yi bekliyor. Şu ana kadar gelen işaretlere ve açıklamalara göre muhtemelen diğer partiler adaylarını geri çekecek. Bu partilerin büyük ölçüde CHP lehine çekileceği yönünde bir izlenim var. Fakat evdeki hesabın çarşıya uymadığı pek çok seçim yaşandı ülkemizde. Dolayısıyla seçmen iradesinin istenildiği şekilde belirli bir yere kanalize edileceği yönündeki hesaplar her zaman tutmayabilir.

İki parti için de 31 Mart öncesine göre değişen yöntemlerin olacağı muhakkak. Sonuçta tümüyle yerel şartlar ekseninde yapılacak bir seçim var önümüzde. Sadece İstanbul'la kısıtlı olduğu için İstanbul'un problemleri ve çözüm bekleyen konuları daha fazla gündeme gelecektir.

23 HAZİRAN KOŞULLARI

Fakat seçimi kazanabilmek için gerekli olan ön şartı ıskalamak kaybettirir. Yani seçmenini sandığa götürebilen partinin kazanma ihtimalinin yüksek olduğu çok açık. Özellikle AK Parti 31 Mart'ta bu anlamda bir sorun yaşanmıştı. Sadece İstanbul'da bile sandığa gitmeyen AK Partili seçmen oranı yüz binlerle ifade ediliyor. Bu yüzden yeni bir stratejinin ilk ayağını bu gerçek üzerine kurması gerekiyor AK Parti'nin. Ayrıca AK Parti hem sandığa gitmeyen seçmeni ikna edecek yöntemi bulmalı hem de Ramazan Bayramı veya Okulların tatil edilmesinden sonra tatil için İstanbul dışına çıkacak kendi seçmenini İstanbul'da tutmanın yollarını bulmalıdır. AK Parti ve MHP karşısında oluşan cephenin içerdiği unsurların çeşitliliği ve ilişkileri Cumhur İttifakı seçmeni bakımından belirli bir motivasyon sağlayacaktır. Fakat bu iş sadece motivasyona bırakılır ve saha performansı gösterilmezse epey bir kayıp yaşanabilir. Bire bir markaj çok önemli. Motivasyon ve performans birbirini tamamlayıcı öğelerdir. Biri olmadığında diğeri eksik kalır.

Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan açıklamalara göre CHP'nin bu anlamda bir motivasyon sorun yaşama ihtimali yok. Hem CHP hem de CHP etrafında kümelenen diğer örgüt ve yapılar 23 Haziran için topyekun harekete geçmiş durumda. Bu konsolidasyonun seçim yaklaştıkça daha da artacağı kesin.

AK Parti açısından ikinci kritik konuyu ise ekonomi kalemi oluşturuyor. Seçimin yaz ayında yapılması 31 Mart'a göre bir avantajdır. Yaz aylarında piyasalar pozitif yönde daha hareketli olur. 23 Haziran yaklaştıkça ekonomideki göstergelerin nasıl olacağı ve döviz kurlarındaki hareketliliğin boyutları seçmenin oy verme davranışını etkileyecektir. S-400 füze sistemlerinin 'dan seçimden önce alınmış olması ve bu bağlamda Türk-Amerikan ilişkilerinde yaşanacak gerginlikler de ekonomi üzerinde ve doğal olarak seçmen davranışında belirli bir etkiye sahip olacak.

Dolayısıyla kıyasıya geçmesi beklenen İstanbul yarışında "küçük ve önemsiz" sayılabilecek bir ayrıntı yok. Hesaplar ve planlamalar buna göre yapılmalı. 31 Mart bunu çok iyi öğretti.

Yusuf Özkır

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN