Arama

Prof. Dr. Sefa Saygılı
Şubat 27, 2021
Yaşlı bir toplum olmaya doğru
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yeni açıkladığı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2020 yılında Türkiye nüfusu 459 bin 365 artarak 83 milyon 614 bin 362 kişiye ulaşmış.

31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla Türkiye'de ikamet eden nüfusta erkeklerin oranı 41 milyon 915 bin 985 kişiyle yüzde 50,1; kadınların oranı ise 41 milyon 698 bin 377 kişiyle yüzde 49,9 olarak gerçekleşmiş.

NÜFUS ARTIŞ HIZINDA GÜÇLÜ GERİLEME

Kayıtlara göre nüfus artış hızında güçlü gerileme kaydedildi. 2019 yılında binde 13,9 olan yıllık nüfus artış hızı 2020'de çok sert bir şekilde düşerek binde 5,5'e gerilemiş.

Türkiye nüfusunun ortalama yaşı 32,7'ye yükselmiş.

İSTANBUL NÜFUSUNDA AZALMA

Türkiye'nin en kalabalık kenti İstanbul'da ise nüfusta azalma kaydedilmiş. Kentin nüfusu, bir önceki yıla göre 56 bin 815 kişi azalarak 15 milyon 462 bin 452 kişiye gerilemiş.

Türkiye nüfusunun yüzde 18,49'unun ikamet ettiği İstanbul'u, 5 milyon 663 bin 322 kişi ile Ankara, 4 milyon 394 bin 694 kişi ile İzmir, 3 milyon 101 bin 833 kişi ile Bursa ve 2 milyon 548 bin 308 kişi ile Antalya izlemiş.

NÜFUS YOĞUNLUĞU BİR KİŞİ ARTTI

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı", Türkiye genelinde 2019 yılına göre bir kişi artarak 109 kişiye yükselmiş. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 976 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan il olmuş. Nüfus yoğunluğunda İstanbul'u 553 kişi ile Kocaeli ve 366 kişi ile İzmir izlemiş.

YAŞLI NÜFUS ARTIYOR

Nüfus piramidindeki yapısal değişim de devam etmiş. Doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak nüfusun yaş ortalamasında yükselme ve yaşlı nüfusta artış kaydedilmiş.

Çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4'ten yüzde 22,8'e gerilerken 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı yüzde 7,1'den yüzde 9,5'e yükselmiş.

ARTIK GENÇ DEĞİLİZ

Yakın zamana kadar genç nüfusumuz olması ile öğünürdük.

Nüfusun genç olması demek, çalışan insan demekti. Tüketen değil üreten insanlarımızın daha etkili olduğunu göstermekte idi.

YAŞLI NÜFUSU NİÇİN ARTIYOR?

Genel nüfus içerisindeki yaşlı oranındaki bu artış;

• Başta teşhis ve tedavi yöntemleri olmak üzere sağlık alanındaki çarpıcı ilerlemeler ve hizmetlere,

• Enfeksiyon ve hastalıklara bağlı ölümlerin azalmasına,

• Bebek ve anne ölüm hızının düşmesi ve doğuştan beklenen hayat süresinin uzamasına,

• Eğitim imkânları ve seviyesinin artmasına,

• İnsanların yaşam standartlarının artmasına,

• Ailelerin artık daha az çocuğa sahip olmasına,

• Evlenenlerin oranının düşmesi ve evlenme yaşının giderek büyümesi gibi faktörlere bağlıdır.

YAŞLILARIN ARTIŞI NE GİBİ SORUNLAR GETİRİYOR?

Orta yaş nüfusun artışını uzmanlar, gelecek felaketi yani ilerideki yaşlanmanın en önemli belirtisi olarak görüyorlar.

2020 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 33,7 çocuğa ve 14,1 yaşlıya bakmaktadır.

Bütün bu veriler sonuç olarak bize, nüfusumuzun yavaş yavaş yaşlandığını, genç nüfus oranımızın düştüğünü, çalışanların azalarak, bakmak mecburiyetinde oldukları yaşlı oranının arttığını gösteriyor.

Gerek ABD'de, gerekse Avrupa ülkelerinde yaşlı nüfustaki bu artışı dikkate alarak yapılan çalışmaların sonuçlarına bakılırsa, tüm dünyayı bundan sonraki 30-50 yıl zorlayacak olan problemler şunlardır:

1- Yaşlanan nüfus ve en yaşlıların (85 üzeri) hızı artışı,

2- Uzayan hayat süresi,

3- Gelişmiş ülkelerde toplam nüfusta azalma (yaklaşık %13),

4- Kamu sosyal güvenlik sistemi ve sağlık sistemi harcamalarında şişme ve zorlanmalar, yine sosyal güvenlik ve emeklilik sistemi üzerinde baskı,

5- Görülme sıklığı gittikçe artan kronik hastalıklar,

6- Enfeksiyon hastalıkları ve kronik hastalıkların birlikte getirdiği "çifte yük",

7- İyi yetişmiş sağlık çalışanı ihtiyacının artması,

8- Bugünkü sağlık sistemlerini yetersiz kalacağı beklentisi,

9- Yaşlı nüfusa sahip çıkma veya bakımını yüklenme sorumluluğunda ailenin rolünün azalması (gelişmiş ülkelerde yaygın olarak görülen bu yaklaşımın gelişmekte olan toplumlarda da yaygınlaşması).

SONUÇ OLARAK

Nüfus artış hızımız çok sert düştüğünü, hızla yaşlı bir toplum haline geldiğimizi görüyoruz. Genç nüfusumuz yavaş yavaş erimektedir.

Bu meseleyi Cumhurbaşkanımız sık sık nikâh törenlerinde dile getiriyordu. Evlenen çiftlere yaptığı, 'En az üç çocuk' tavsiyesi boşuna değildi elbette.

Daha fazla geç kalmadan, bu üzücü gidişi durdurmanın çözüm ve çarelerini hayata geçirmeliyiz.

Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN