Netanyahu ve İsrail'in geleceği

Yahudi aydınlar gerçeği görüyor. Bunlardan ikisi Norman Finkelstein ile Haaretz yazarı Yossi Verter'dır. Neden hala İsrail'de siyaset Netanyahu'nun etrafında dönüp dolaşıyor? 1996 yılından beri inkıtalarla İsrail'i yönetmektedir. Bir başka özelliği ise Gazze'de soykırım uygulamasıdır. Hem uzun bir iktidar dönemi yaşamış hem de katliam siyaseti icra etmiştir. İsrail halkı adeta katili ödüllendiriyor. Bunun nedeni Netanyahu ile seçmenin aynı karakterde ve ideolojik dalga boyunda olmasıdır. Katliam ve soykırıma rağmen İsrail halkı yine de Netanyahu'nun eteğine tutunmuştur. Araplar anahtar blok olsalar da Likud seçimlerden birinci çıkmıştır. Bunun arkasında 1967 yılından beri seçmenin nabzının değişmesi yatar. Arap cephesinde ise 1967 savaşından beri Arap milliyetçiliği itibardan düşerken İslami hareketler yükselişe geçmiştir. İsrail'de ise sol giderek zemin kaybetmiş ve yerini sağ almıştır. Sol sağa kaymıştır. Netanyahu defolu olmasına rağmen yine de dört ayak üzerine düşmüştür. Seçimleri kazanamasa bile avantajlı çıkmıştır. Bunu teflon yapılı olmasına ve yalancılığına bağlamak gerekir. Yalan yarışında rakipleri Netanyahu'nun eline su dökemez. Bibi açık ara fark atar! Bu nedenle de İsrail'de vazgeçilmez isim haline gelmiştir. Taçsız kraldır. En profesyonel yalancıdır. Peki! Bunda halkın hiç mi kabahati yok? Elbette var! Vicdanlarının sesini kaybetmişlerdir. Dinin ve ahlakın kitleler nezdinde caydırıcılık vasfı (vaziu'd dini) kalmamıştır.

Seçim sonrasında Araplara rağmen en avantajlı isim Netanyahu'dur. Bu nedenle de hamle halindedir. İsrail'deki olumsuz atmosfer nedeniyle anahtar blok olan Arapların yeni hükümeti kurmada etkisi sınırlı kalacaktır. İsrail siyasetine sağ ve aşırı sağ egemendir. Bu açıdan İsrail üzerinde Kach akımı ve ruhu dolaşmaktadır. Bu da Arapların ortak olacağı hükümet modellerinin ihanetle damgalanacağı ve dengesiz tiplerin yeni Yigal Amir suretinde ortaya çıkabileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir. Kısaca Netanyahu İsrail siyasetini zehirlemiştir. İsrail'in bu atmosferden kurtulması mümkün değildir.

İsrail toplumu yatışmaz yapısıyla zor bir toplumdur. Yossi Verter Norman Finkelstein gibi isimler İsrail toplumumun arızalı bir toplum haline geldiğine parmak basmaktadır. Şaşı olduğunu ve olaylara tek gözle sadece sağ gözle baktığını söylemektedir. Bu tek gözlülük deccal vasfıdır. Yalancılık da Deccal mesleğidir. Dolayısıyla Netanyahu bu mesleğin ortaklarındandır. Kemal Hatip İsrail'in basiretinin bağlandığını ve iki gözünün de görme yetisini kaybettiğini ve körlük halini yaşadığını ifade etmektedir. Yani arıza Netanyahu'da değil daha genelde ve derinlerdedir. İsrail toplumu sağlığını ve öngörüsünü kaybetmiştir. Yalana ve sahtekarlığa meyyaldır ve prim vermektedir.

Muhalefet kanadının lideri Eisenkot, Binyamin Netanyahu'yu şöyle tanımlamaktadır: Netanyahu yalan kültürü, bölücülük ve kışkırtmalarla İsrail toplumunu bıktırmıştır! Bu tespit doğru olsa bile seçim sonuçlarına yansımamıştır! Seçimler bu öngörüyü doğrulamamıştır. Bilakis bunlar toplumda alışkanlık yapmıştır. Burada yalan kültürü vurgusu çok önemli bir ifadedir. Yalan mücerret bir fiil olmaktan çıkmış kitlesel ve kolektif bir hal almış ve bir kültür haline gelmiştir. Yani yaygınlaşmıştır.

Bunu en çok kullananlardan başında bizzat Netanyahu gelmektedir. İhvan'ın seçimleri çaldığını söylemesi ve Katar ve Türkiye'yi suçlaması ve Araplar lehinde seçimleri fonladıklarını söylemesi bu kabilden sunturlu ve tumturaklı yalanlardır. Günümüzde siyasetin sermayesi kara para ve yalandır. Nitekim, Liderler Neden Yalan Söyler? - Uluslararası Politikada Yalan Gerçeği adlı eser ünlü uluslararası ilişkiler ve siyaset kuramcısı John J. Mearsheimer tarafından kaleme alınmıştır. Siyasette yalan gerçeğini irdelemektedir.

Bununla birlikte yalanın ipi kısadır. Dünya seçimlerle musallat ve teflon bir lider olan Netanyahu'dan kurtulamadı ama Netanyahu üzerinden İsrail'den kurtulacaktır. İkisi sarmal bir vaziyette insanlığın yakasından düşecektir.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları