Mustafa Özcan
23 Ekim 2026
Mustafa Özcan
Yemen büyükelçisinin Veysel Karani sevgisi
Tüm Yazıları

Yemen büyükelçisinin Veysel Karani sevgisi

Hadis diliyle Yemen hikmet diyarıdır. Yemen ulu insanlarıyla anılmıştır. Bunların en tanınmışlarından birisi ise Hazreti Süleyman'ın 'partneri' olarak tarif edebileceğimiz Yemen hükümdarı Belkıs'tır. Hüdhüd kuşu Hazreti Süleyman'dan aldığı emirle birlikte Me'reb diyarını; Belkıs'ı teftişe çıkar. O diyarı kolaçan eder. Adeta kuş kisvesinde bir gazetecidir. Hazreti Süleyman ise hüdhüdün oyalanmasından endişelidir. Bunca vakit nerelerde kaldığını merak eder. Falsosunu yakalaması halinde ona göstereceğini söyler. Bu takdirde ona ceza vereceğini söyler. Lakin hüdhüd buna hazırlıklıdır. Hazreti Süleyman'ın hoşuna gidecek haberler toplamış ve derlemiştir. Elleri boş dönmemiştir. Huzura donanımlı gelmiştir. Bu kıssada fabllar ile insan hikayeleri birbirine karışmıştır. Hüdhüd, karınca gibi fabl unsurları Sebe diyarının ve ülkesinin hikayesine renk katar. Sebe Krallığı vaktiyle Yemen ve Etiyopya (Habeşistan) ile Somali'nin kesiştiği üçgende yer almıştır. Merkezi ise Veysel Karani'nin de yurdu olan Me'reb ülkesidir. Me'reb sulak topraklarıyla anılan bir beldedir. Seddiyle yani barajıyla da ünlenmiştir.

Yemen ile Türkiye arasında da sıkı bağlar vardır. Bunlardan birisi Me'reb Seddi'nin veya barajının Türk ustalar tarafından yapılmış olmasıdır.

Hindistan'da Tac Mahal gibi Türk ustaların yaptığı veya tamamladığı şaheserler vardır. Me'reb Barajı'nın açılışına dönemin Başbakanı Turgut Özal da katılmıştır. 20 Aralık 1986 tarihindeki Yemen ziyaretini bu açılış münasebetine borçludur.

Yemen'in Ankara büyükelçisi Mohammed Saleh Ahmed Turaik Belkıs'ın dolayısıyla Veysel Karani'nin diyarı Me'reb diyarından ve bununla iftihar ediyor. Daima bu tatlı münasebeti zikrediyor. Bu da Yemenlilerin Veysel Karani'ye olan muhabbet ve meftuniyetlerini gösteriyor. Veysel Karani'yi çok sevdiğini saklamıyor. Demek ki Veysel Karani bütün diyarlarda seviliyor.

Gençliğimizde Veysel Karani bizimle Yemen arasında köprü şahsiyetlerden birisiydi. Belki yektası idi. Yegane vuslat köprüsü idi. Gıyabında onu çok sevmiştik. Tabiinin ulusu olmasından kaynaklanan kendisine yönelik bir sevgi halesi hatta seli vardı. Annesine olan somut muhabbeti ve emrinden dışarı çıkması da onu genç nesillere model kılıyordu. Gençlik nazarında onu iyilik timsali yapıyordu. Mustafa Necati Bursalı ve Raif Cilasun gibi yazarlar ve romancılar Veysel Karani'yi ilmik ilmik dokumuş ve işlemişlerdi. Genç nesillere bu zat üzerinden İslami muhayyileyi zenginleştiren şaheserler ithaf etmişlerdi. Bu yönde okurlara sayısız eser kazandırılmıştır.

O dönemde adeta bir Veysel Karani furyası vardı. Geçmişle romantik bir münasebet kurmamıza vesile oluyordu. Hayatı daha anlamlı ve çekilebilir hissediyorduk. Bu yönde yeni hikayelere değil ama bu yolda yeni sondajlara ve keşif yolculuklarına ihtiyacımız var. 1990'lı yıllardan itibaren bu tarz roman veya menkıbe edebiyatı söndü ve rağbetten düştü. Tavsadı veya da devrini tamamladı.

Şimdi ne kadarımız Veysel Karani'yi tanıyor? Yemen olayları münasebetiyle onunla ve onun gibilerle ahit tazelemeliyiz. Hiç şüpheniz olmasın sönükleşen hayatımız Belkıs kıssası ve Veysel Karani menkıbeleriyle derinleşecek, zenginleşecek ve renklenecektir. Bizim de buna ihtiyacımız var.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları