Osmanlı'nın Gazze'de dirilişi

Osmanlı'nın Gazze'de dirilişi ya da Gazze'nin Osmanlı ile dirilişi yeni dönemin gelişmeleri arasında olabilir. Gazze yıkılma ve yeniden kurulma aşamasını temsil ediyor ya da bölgesi olmaya aday görünüyor. Bünyesinde yeni ve üçüncü dünya savaşının irhasatını ve tohumlarını barındırmaktadır. Savaş bulutları burada kümeleniyor, toplanıyor. Kaçınmak istedikçe savaş ihtimali yükseliyor ya da çapı daha da derinleşiyor. Savaş İran'dan Yemen ile Suudi Arabistan cephesine kayıyor. Nerede duracağı da belli değil. Gazze ile ilgilenmekten kaçınanlar şimdi kendi bölgelerini ve ülkelerini savunmak zorunda kalıyorlar. 2027 yılı savaş alanının daha da yayılmasına sahne olabilir. Domino etkisiyle birlikte birer, ikişer bölge ülkeleri savaşın ortasına düşebilir. Bölge ülkeleri Gazze'de başlayan savaşın yakıtı olmaya namzet görünüyor. Lakin Gazze Şeridi savaşın sonraki fasıllarından ve bölümlerinden muaf olacaktır. Sırasını savmış olacaktır. İki defa ve ikinci defa cezalandırılmayacaktır.

Üzerinde yürütülen vahşi savaş iki yıl veya iki buçuk yılla sınırlı kalacaktır. Meseleye Hazreti Musa Aleyhisselam Kıssası üzerinden yaklaşabiliriz. Ebu Hureyre'den rivayet edilen bir hadis bize konuyu daha iyi izah edecektir. Peygamberimizden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet edildiğine göre, şöyle buyurmuştur:

"Beni Musa'dan üstün tutmayın; çünkü kıyamet günü insanlar şoka girecekler (sa'ke), ben de onlarla birlikte şoka gireceğim ve ilk kendine gelen ve ayılan ben olacağım. Sonra Musa'yı Arş'ın kenarına tutunmuş vaziyette göreceğim ve onun benden önce şoka girip ayılanlardan mı, yoksa Allah'ın bundan muaf tuttuğu kimselerden mi olduğunu bilemeyeceğim." Hazreti Musa ahrette şoka girmemesi bu dünyada Tur-u Sina'da benzeri bir sahneyi atlatmasından ileri gelmektedir. Allah'tan rüyetini istemiş Cenab-ı Hak da dağa tecelli etmiştir. Bu esnada Musa Aleyhisselam adeta çarpılmış ve kendinden geçmiştir. Ahirette ikinci kez bu hali yaşamayacak, bu durumla imtihan olmayacaktır.

Gazze halkı da bölge savaşın alevleri içine kapaklandığında, düştüğünde sırasını savmış olacaktır.

Gazze'nin yeniden ayağa kalkmasıyla ilgili etrafta birçok müjdeli haber dolaşıyor. Bunlardan birisi şudur: Rüya sahibi bir Filistinli olmalı. Aksa Tufanı'nın ilk günlerinde şu rüyayı görüyor: Alt çenemin dişlerinin dökülmeye başladığını görüyorum. Damağımla birlikte bütün dişlerimin düştüğünü fark ediyorum. Onların altında bir sıra diş daha görüyorum. Aralında azı türünde belirgin iki diş var. Keskin görünüyorlar. Düşen dişlerimin yerine bir sıra dişimin biteceğini hissediyorum. Rüya içinde, gelmekte ve yenilenmekte olan bir sıra dişin Osmanlılar olduğunu anlıyorum.

Buna benzer Gazze ve Filistin ile alakalı bir sürü rüya görülüyor. Neredeyse bunların tamamında Türklerin rolü var. Belki de Gazze Osmanlıların yeniden dirilişine sahne olacak. Osmanlıların sonunda düşen bölge Osmanlılarla birlikte yeniden ayağa kalkacaktır.

Esat Türkiye'ye parmak sallayarak Osmanlı düşlerinden uzak durun, vazgeçin diyordu. Soluğu Moskova'da aldı. Aynısını şimdi Netanyahu ve avenesi söylüyor. Akıbetleri aynı olmasın!

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları