Mustafa Özcan
05 Ekim 2026
Mustafa Özcan
Orta Çağ kalıntıları ya da skolastik zihniyet!
Tüm Yazıları

Orta Çağ kalıntıları ya da skolastik zihniyet!

Bütün çağlar bizimdir. Eskisi de yenisi de! İslam hepsine birden uzanır ve onları kucaklar! Tümünü kuşatır.

Nitekim bunu en veciz bir biçimde ifade edenlerden birisi İskilipli Atıf Hoca olmuştur. "İslam asri değil, asaridir." demiştir. Yani İslam sadece çağdaş değil, aynı zamanda çağlar üstüdür. Aşkındır. Daha doğrusu bütün çağları kuşatır. İhtiva eder. İslam âleminin veya medeniyetinin bazı asırları kaçırdığı söylenebilir. Doğrudur. Bu yoğun hareketten sonra bir dinlenme dönemi ve molasıdır sadece. Sonra yeniden harekete geçer ve ayağa kalkar. Onun dinamiği budur. Tarihin seyri sürgit budur. Kur'an bunu teyit eder: "İnsanlar arasında günleri dolaştırır dururuz." Sünnetullah böyle işler. Geri kalanın kaderi geri kalmak değildir. Hirakl, Ebu Süfyan'a Hazreti Peygamber'den sual eder. Savaşlarda yenilip yenilmediğini sorar. O da bazen galip geldiğini, bazen de Uhud Gazvesi'nde olduğu gibi mağlup olduğunu söyler. İman kervanına toplumun alt kesimini temsil eden zavallı insanların, mustazafların katıldığını doğrular. Hazreti Peygamber'in hiç yalan söylemediğini aktarır. Bediüzzaman da maslahat için dahi olsa yalana cevaz vermez.

Orta Çağ'da sürçen İslam âlemi yeniden ayağa kalkar. Kilise tarihçileri, tarih boyunca İslam risaletinin 10 yüzyıl boyunca ileride olduğunu, mağlup devrelerin ise iki devreden ibaret olarak (200+200) 400 yılı bulduğunu ifade ederler. İlimler tarihçisi Fuat Sezgin de Müslümanların tarih içinde galip devirlerinin 8 yüzyılı bulduğunu söyler. Yeni dönemde de tarih bu yönüyle kendini tekrarlayacaktır. Lakin İslam'ın kendisi bütün çağlara hitap eder.

İslam âlemi; Haçlı ve Moğol istilaları, savletleri döneminde gerilemiştir. Lakin sonrasında onları böğründen atmıştır. Yenilgi İslam'ın değil, Müslümanların kabahatidir. Yine 18. yüzyıldan itibaren Batı medeniyeti karşısında gerilemiştir. Lakin bu gerileme muvakkat bir gerilemedir. Güneş tutulması gibidir. Hristiyanlık âlemi yerine Batı âlemi dediğimiz medeniyet de bütün ilerlemelerine rağmen manevi değerlerden kopuk olduğundan tıkanma aşamasına gelmiştir. Bu konuda tek diri ve zinde medeniyet veya değerler bütünü İslam'dadır.

Bir sempozyum (Said Nursi etrafında) nedeniyle bir parti ve gazete, İslami cemaat ve hareketler için 'skolastik' ifadesini kullanmıştır. İdeolojik husumet nedeniyle Orta Çağ kalıntılarından bahsetmiş ve hükümetin de bu kesimlere çanak tuttuğunu ileri sürmüştür. Hâlbuki fikir ve düşünceleriyle sempozyuma konu olan Said Nursi, kendisinin skolastik bir molla olmadığını, yani Orta Çağ'ı temsil etmediğini söylemiştir. Kaldı ki Orta Çağ, İslam'ı kapsamayan, Batı'ya ait konjonktürel bir terim ve kavramdır.

İslam dünyasının bir "Orta Çağ"ı olmadığı tezi, Alman İslam bilimci Thomas Bauer'un "Neden İslam'ın Orta Çağı Yoktu?" adlı eserinde detaylıca incelediği önemli bir tartışmadır. Bu yaklaşım, Orta Çağ kavramının Avrupakolik (Avrupa merkezli) bir tanım olduğunu ve İslam medeniyetine atfedilemeyeceğini savunur. Tezat gibi gelse de Batı, hem Gazâlî hem İbn Rüşd yoluyla aydınlanmıştır. Karanlığını aşmıştır. Bu sayede Batı âlemi kendisini yenilemiş ve kendi Orta Çağ'ının karanlığından kurtulmuştur. Alman akademisyenlerden olan Bayan Sigrid Hunke'nin de "Batı Üzerine Doğan İslam Güneşi" adlı çalışması ve benzerleri bu tezi işlemektedir. Amerikan başkanlarından Richard Nixon gibiler de bu gerçeği itiraf etmişlerdir. Bu gerçeğe sadece yabancı kalanlar, bîgâne duranlar maalesef içimizden bazılardır.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları