Gazze'de Sessiz İnfaz Teknolojisi: Quadcopter
İsrail'in Gazze Şeridi'nde yürüttüğü soykırımda keşif ve takip araçlarından doğrudan sivil katliam gereçlerine dönüştürdüğü Quadcopter tipi dronlar, algoritmik şiddetin ve uzaktan kumandalı infaz rejiminin en somut simgesi haline geldi. İnsansız hava araçlarının mahrem alanlara sızarak çocukları, gazetecileri ve defin işlemi yapan sivilleri doğrudan hedef alması, işgal rejiminin savaşı gündelik yaşamın en dokunulmaz anlarına kadar indiren teknolojik kuşatmasını ve bu alçakça saldırılara karşı yükselen küresel vicdani direnişi gözler önüne seriyor.
◼ 7 Ekim 2023 tarihi, siyonist israil rejiminin Gazze Şeridi'nde on yıllardır sürdürdüğü sistematik işgal, abluka ve tecrit politikasını açık bir soykırıma dönüştürdüğü dönüm noktası olmuştur. İşgal ordusunun Filistin halkına karşı başlattığı bu topyekün imha; çocuk, kadın, yaşlı gözetmeksizin sivilleri hedef alan hava ve kara bombardımanlarıyla binlerce masum insanın katledilmesine, hastanelerden okullara kadar tüm sivil altyapının yerle bir edilmesine ve milyonlarca Filistinlinin kendi topraklarında insani yardımlardan mahrum bırakılarak tehcir edilmesine yol açmıştır.
◼ Uluslararası toplumun ve küresel aktörlerin sessizliği ya da dolaylı desteği gölgesinde yürütülen bu insanlık dışı saldırılar; Filistin varlığını, kimliğini ve yaşama hakkını coğrafyadan silmeyi amaçlayan, uluslararası hukukun tüm ilkelerini ayaklar altına alan sistemli bir soykırım ve etnik temizlik harekatıdır.
◼ İsrail, Gazze'de uyguladığı bu sistemli soykırımda en ileri askeri teknolojileri ve yapay zeka destekli harp sistemlerini adeta birer toplu imha aracına dönüştürerek sivilleri katletmektedir. Bu algoritmik şiddetin ve uzaktan kumandalı infaz rejiminin sahada en somut ve ölümcül simgelerinden biri ise doğrudan insan hayatını hedef alan quadcopter dronları olmuştur.
◼ Sivil havacılıkta ve fotoğrafçılıkta kullanılan quadcopter tipi çok motorlu küçük dronlar, israil savunma sanayii tarafından modifiye edilerek doğrudan sivil nüfusu hedef alan, uzaktan kumandalı birer harp aracına dönüştürülmüştür. Bu durum, çatışma hukukunun temel ilkelerinden biri olan savaşan-sivil ayrımı ilkesini tamamen ortadan kaldıran ve harp sahasını gündelik hayatın mahrem alanlarına kadar genişleten yeni bir teknolojik şiddet politiğinin açık yansımasıdır.
◼ Truthout'ta yer alan Israel's Quadcopter Drones Have Become a Weapon of Everyday Killing in Gaza isimli habere göre,
Gazze'de mezarlıkta yakınlarını defnetmeye çalışan siviller dahi bu teknolojik şiddetin doğrudan hedefi olmaktadır. Yaşanan bir olayda, kısıtlı alandan dolayı dar patikadan tek sıra halinde ilerleyen gruptan Mustafa Muşteha, arkasından yaklaşan bir quadcopter dronun açtığı ateş sonucu sırtından vurulmuştur. Çevresindekiler ateş altında onu tahliye etmeye çalışırken, tesadüfen bölgeden geçen ve ilk yardım donanımı bulunmayan bir Sağlık Bakanlığı aracıyla hastaneye ulaştırılmaya çalışılsa da Muşteha yolda yaşamını kaybetmiştir. Yüzden fazla ağır yaralıyla dolup taşan Ehli Arap Hastanesi'nde yapılan müdahaleler sonuç vermemiş; yaşanan bu trajedi, söz konusu küçük dronların israil'in savaşı ve imha araçlarını sivillerin gündelik yaşamındaki en mahrem alanlara kadar indirme stratejisinin somut bir örneği olarak kayıtlara geçmiştir.
◼ Quadcopter teknolojisinin Filistin coğrafyasındaki kullanım geçmişi, bu araçların kademeli olarak nasıl silahsızlandırma ve baskı mekanizmasından doğrudan katliam aracına dönüştüğünü göstermektedir. 2018 yılındaki Büyük Dönüş Yürüyüşü gösterilerinde göz yaşartıcı gaz bombaları atmak amacıyla (örneğin DJI Matrice 600 modelleriyle) sahaya sürülen bu araçlar, zamanla yapay zeka entegrasyonu ve ateşli silah mekanizmalarıyla donatılmıştır.
◼ 7 Ekim 2023 süreciyle birlikte geniş ölçekli savaşa entegre edilen bu teknoloji, işgal ordusunun insansız ve riskiz operasyon yürütme arayışının ana parametresi haline gelmiştir. İşgalci israil tarafından alçakça bir benzetmeyle, "video oyunu" şeklinde tanımlanan bu algoritmik harp araçları Filistin'de şiddeti sıradanlaştırmaktadır.
◼ BBC'de yer alan Activist intended to 'dismantle drones' in raid isimli bir habere göre,
israil'in Gazze'de yürüttüğü soykırımın ve katliam mekanizmalarının küresel alandaki akisleri, Siyonist işgalin savunma sanayii tedarik zincirini doğrudan hedef alan vicdani direniş eylemleriyle uluslararası bir boyut kazanmıştır. Birleşik Krallık'taki Woolwich Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Gazze'deki katliamların baş sorumlularından, quadcopterlerin üretim tesisi olan, israil merkezli Elbit Systems şirketinin Bristol yakınlarındaki ölüm tesisine girerek kanlı üretimi durdurmaya çalışan Filistin Eylemi (Palestine Action) aktivistleri yargılanmıştır.