Mustafa Özcan
28 Ekim 2026
Mustafa Özcan
İran'la mı, İran’sız mı?
Tüm Yazıları

İran'la mı, İran’sız mı?

Bölge, hala İran'a karşı nasıl bir politika izlenmesi gerektiğine karar verebilmiş değil. En temel zaaf budur. İran'la kalıcı bir ortaklık mümkün ve sürdürülebilir midir? Ya da ikinci şık olarak, düşmanlığını nasıl bertaraf edebiliriz? Dostluk ve düşmanlık şıklarını benimsemek için İran'ın güvenilirlik katsayısını ölçmek ve belirlemek gerekir. Peki, İran'a mevcut veriler ışığında güvenebilir miyiz? Mekke Paktı'nın üyeleri İran'a giderek bunu yerinde görmek istediler. Orada dörtlü bir toplantı icra ettiler. İran'ın nabzını tutmaya çalıştılar. Peki, somut bir gelişme çıktı mı?

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: İslam ülkelerinin birliğini sağlayacak her formülü ve mutabakatı destekliyoruz diyor. Pekala! Mekke Paktı'nı da destekliyor mu? Yoksa sulandırmak ve saptırmak için kendisi de bu pakta katılmak mı istiyor?

Tahran'daki toplantının iki amacı var. Muhtemel Amerikan saldırılarını durdurmak ve Tahran'da 'savaşa son' mesajı vermekti. Nitekim İstanbul'da yapılan sekizli toplantıda da saldırganlığa son mesaj verilmiştir! Trump bu çağrılara kulak asar mı? Çağrılar caydırıcı olacak mıdır? Pek zannetmiyoruz. Peki Tahran ziyaretinden sonra Husiler dizginlenecek midir? Saldırılarına ara veya son verecek midir? İlk belirtilere göre Husiler bildiklerini okuyacaklar. Bu nedenle kimi değerlendirmeciler Tahran toplantısının ilk andan itibaren fiyasko olduğunu ileri sürüyorlar. Malumu i'lam kabilinden olduğunu belirtiyorlar.

Bunun emarelerinden birisi de güven eksikliğinin devam etmesidir. İranlılar Tahran'daki toplantıya böcek ve dinleyici yerleştirmişler. Böylece merakı muzır sahibi olarak Türkiye, Pakistan ile Suudi Arabistan heyetleri arasında 'mahrem' konuşmaları dinlemek istemişler.

Mursi'nin Tahran ziyareti sırasında da bu türden bir tercüme skandalı yaşanmıştı. Mürsi'nin Şam'daki mezalimi yermesini Bahreyn'e uyarlamışlardı. İranlılar bunları skandal olarak bile görmüyorlar! Pişkinlikte sınır tanımıyorlar. Mekke Paktı üyesi ülkeler ABD'nin İran'ı yeniden bombardımana tabi tutması halinde İran'ın bundan sonraki tepkisini, tutumunu merak ediyorlardı. İranlılar ABD saldırısına bölge ülkelerini vurarak veya onlara misillemede bulunarak karşılık vereceklerini saklamıyor. Mekke Paktı üyesi ülkeler Tahran'da Devrim Muhafızları eski komutanı Muhsin Rızai ile muhatap oldular. Pezeşkiyan ile Arakçı dekor vazifesi gördü. Kısaca Tahran'dan umut yok! Huylu huyundan vazgeçmiyor!

Yalan ve kaypaklık İranlıların kökleşmiş has huylarıdır. Humeyni'nin üniversitelerdeki temsilcisi olan Cevat İtaat ondan şu özü naklediyor: Filistin meselesi bizim meselemiz ve davamız değil. Arapların kendi davasıdır.

Filistin meselesini sadece Arapları ayartmak için kullanmıştır. Humeyni'nin misyonu Filistin'i kurtarmak değil İslam dünyasını karıştırmaktı. Bunu da fazlasıyla başarmıştır. Fitnenin baş mimarı olmuştur. Bunda Arapların da azımsanmayacak bir payı vardır.

Bu durumda Körfez ülkeleri ne yapmalı? Rusya karşısında Avrupalıların birlik olmaları gibi İran karşısında birlik olabilirler. Kendilerine çeki düzen vermeleri, Filistin davasına da sahip çıkmaları kaydıyla! İsrail biterse yeni bir dünya düzeni kurulur ve fitne kapısı kapanır. İran gibi ülkeler bu meseleyi kurcalayamaz ve istismar edemezler. Bunun için sadece para yetmez mangal gibi yürek de olmalı.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları