Mısır'da Şii rüzgarlar
Eski Kahire'nin uydu kentinde ya da yeni başkentte bayram hutbesini irat etmek üzere el-Fettah el-Alim Camii'nde minbere çıkan hatip, burada alışılmadık garip ifadeler kullandı. Abdulfettah Sisi ve devlet erkânı önünde Şii kültüre ait ibareler ve dua okudu. Şii kaynaklarda yer alan 'bihakkı Fatıma ve ebiha ve ba'liha ve beniha ve's sır el müstevda fiha' ibaresini okumuştur. Ezcümle alışılmadık bir biçimde şunları söylemiştir: "(Allah'ım) Fatıma hakkı için, babası hakkı için, eşi Ali hakkı için ve oğulları (Hasan ve Hüseyin) hakkı için ve ona bırakılan sır hakkı için Mısır'ı koru ve namerde muhtaç etme!" Burada Hazreti Fatma'ya tevdi edilen sır konusunda farklı yorumlar var. Kimileri Mushaf-ı Fatıma diyor, kimileri de bu sırrın Mehdi olduğunu söylüyor. Bunun üzerine kitlelerde şöyle bir istifham uyanmıştır: Mısır acaba geçmişine mi dönüyor? Mısır, Fatimilerden sonra bir kez daha Şiiliğe mi kayıyor, meylediyor? Sisi, Fatımi Devleti'nin kurucusu Muiz'e mi özeniyor? Ya da servetlerine tamah ederek İsmaili (Bohra) tayfasıyla flört eden Enver Sedat gibilerini mi örnek alıyor? Yoksa Sisi'nin yaptığı Arap ülkelerine karşı basit bir manevra ve şantaj reveransı mı? Bana 'ruz ya da akçe vermezseniz, ben de İran eksenine kayarım' mı demek istiyor? Kimse bilmiyor.
Kimileri İran'ın Suriye'yi kaybettikten sonra yerine Mısır'ı ikame etmek istediğine inanıyor. Nitekim İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Haziran 2025'te Mısır'ın başkenti Kahire'ye resmî bir ziyarette bulunarak tarihî Hüseyniye Meydanı ve Hazreti Hüseyin'in başının bulunduğu varsayılan el-Hüseyin Camii'ni ziyaret etmiştir. Onlar için fark etmez: Şam'da Emevi Camii'ndeki Hazreti Hüseyin'in başını kaybederlerse Kahire'deki başına yönelirler! Alternatifleri hazır.
Mahmut Şeltüt ile başlayan dinî veya mezhebî flört Ahmet Tayyip döneminde ayyuka çıkmıştır. Şeltüt, Caferiliği Sünni ameli mezheplerden birisi gibi sayarak meşruiyetini kabul etmiş ve bu mezheple ibadet edilebileceğine dair fetva vermiştir. Bizde İmam Cafer-i Sadık makbul tutulmakla birlikte ondan sadır olan görüşlerin nakl-i sahih ile geldiği şüpheli bulunmaktadır. Bir de Caferiliğin fırka yani inanç boyutu vardır. Buna da İsnaaşeriyye denilir. Fıkhi boyutu, muta nikâhı gibi Sünnilerin reddettiği boyutlar ihtiva etmektedir. Sünniler akide boyutunda, nübüvvetin bir boyutu olarak imamet doktrini kabul edilmemiştir. Fırka boyutu Kur'an'ın eksik olmasıyla ya da ricat, takiyye ve beda gibi aşırı görüşlere uzanmaktadır. Yine sahabeler konusu önemli ayrılık-iftirak noktaları arasında bulunmaktadır. Bu yüzden Kemal Haydari gibilerine göre Şiiler, Sünnileri zahiren Müslüman saysa da mümin saymaz. Zira Sünniler nübüvveti onaylasalar da onun kopmaz parçası saydıkları imameti onaylamazlar. Onlara göre imamet hilafetin karşılığı değil, nübüvvetin karşılığı, en azından devamıdır. İmameti nübüvvetten ayırmak mümkün değildir. İmamet sadece idari bir makam değil imanla ilgilidir. Bundan dolayı bize göre hilafet dinin usulünden değildir. İmani değil, ameli bir konudur. Onlara göre ise imamların sadece siyasi değil kevnî güçleri de bulunur. Bu da Sünnilere göre şirke bulaşmakla eş değerdir.
Ezher Şeyhi Ahmet Tayyip neredeyse Sünnilikle Şiilik arasındaki sınırları kaldırıyor ve tefrit makamında onları Sünniliğe eş değer sayıyor. Vaktiyle Ezher'in bu yöndeki gevşekliğine muttali olan Muhammed Zahid el-Kevseri buna karşı çıkmıştır. "Min İberi't-Tarih fi'l-Keydi li'l-İslam" adlı eserinde Şiiliği Ezher'e sokma girişimlerini ve çabalarını komplo bağlamında değerlendirmiştir. Anlaşılan Abdulfettah Sisi Körfez mangırları tükenince veya suyunu çekince Şiiliğe yönelmiştir. Hâlbuki selefi Muhammed Mursi buna benzer bir teklifi reddetmiştir. Sisi, Körfez turunda bulanık İran politikası nedeniyle Suudi Arabistan gibi Sünni ülkelerden pek yüz bulamamıştır.
Maalesef Şeltüt ile başlayan çizgi kalınlaşarak devam ediyor. Minbere yol bulmuştur. Sisi mealen 'Kim daha fazla verirse onunlayım.' diyor. Tutumunu açık artırmaya çıkartıyor.
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.