Arama

Suikastlar zinciri

Suikastlar zinciri

Son günlerde farklı coğrafyalarda İslami şahsiyetlere uzanan, yönelen suikastlar dizisinin son halkası Nurşin uleması ve şeyhlerinden Abdulkerim Çevik'i hedef almıştır. Abdulkerim Çevik, Bediüzzaman Said Nursi'nin kardeşlerinden 'ın da şeyhi olan 'in torunlarındandır. Ziyaeddin Norşini veya Nurşini, üzerinden Hizna'ya oradan Menzil'e kadar geniş bir yelpazeye uzanan alanda ehli tasavvufun deyimiyle tasarrufa ya da çekim gücüne ulaşmıştır. Muhammed Said Ramazan el Buti'nin babası Molla Ramazan'ın da Botan'dan 'ye göç ettiğinde bir süre Hizna ve Hazneviler ile irtibatlı olduğu ve buraya gidip geldiği bilinmektedir. Abdulkerim Çevik sadece biraderi Molla Abdullah değil bizzat Bediüzzaman'ı da, dedesi Muhammed Ziyaeddin yani Nakşibendiliğe bağlı olduğunu ifade etmektedir. Lakin yazılarından anlaşıldığı kadarıyla Bediüzzaman bu nispeti onaylamamıştır. Belki ilk deneyimlerinde Muhammed Ziyaeddin ile bir münasebeti olabilir. Daha sonra tarz değiştirmiştir. Bediüzzaman Muhammed Ziyaeddin ile alakalı olarak şu ifadeleri kullanmıştır:

"Bundan kırk elli sene evvel, büyük kardeşim Molla Abdullah (rahmetullahi aleyh) ile bir muhaveremi hikâye ediyorum.

O merhum kardeşim, evliya-i azimeden olan 'nin (k.s.) has müridi idi. Ehl-i tarikatça, mürşidinin hakkında müfritane muhabbet ve hüsn-ü zan etse makbul gördükleri için, o merhum kardeşim dedi ki: "Hazret-i Ziyaeddin bütün ulûmu biliyor. Kâinatta, kutb-u âzam gibi herşeye ıttılâı var." Beni onunla raptetmek için çok harika makamlarını beyan etti. Ben de o kardeşime dedim ki: "Sen mübalâğa ediyorsun. Ben onu görsem, çok meselelerde ilzam edebilirim. Hem sen benim kadar onu hakikî sevmiyorsun. Çünkü kâinattaki ulûmları bilir bir kutb-u âzam suretinde tahayyül ettiğin bir Ziyaeddin'i seversin. Yani o ünvanla bağlısın, muhabbet edersin. Eğer perde-i gayb açılsa, hakikati görünse, senin muhabbetin ya zâil olur veyahut dörtten birisine iner. Fakat ben, o zât-ı mübâreki senin gibi pek ciddî severim, takdir ederim. Çünkü, Sünnet-i Seniye dairesinde, hakikat mesleğinde, ehl-i imana hâlis ve tesirli ve ehemmiyetli bir rehberdir. Şahsî makamı ne olursa olsun, bu hizmeti için ruhumu ona feda ederim. Perde açılsa ve hakikî makamı görünse, değil geri çekilmek, vazgeçmek, muhabbette noksan olmak, bilâkis daha ziyade hürmet ve takdirle bağlanacağım. Demek ben hakikî bir Ziyaeddin'i, sen de hayalî bir Ziyaeddin'i seversin."

İşte bu zatın torunu olan Abdulkerim Çevik uğradığı menfur bir suikastla birlikte aramızdan ayrıldı. Fail yakalansa da cinayete azmettiren hususlar henüz aydınlığa kavuşmuş değil.

Muhammed Ziyaeddin'in Suriye kolu şeyhi olan Ahmet Haznevi'nin torunu Maşuk Haznevi (Hiznavi) de 2005 yılında kaçırıldıktan sonra Şam'da infaz edilmiş vaziyette bulunmuştur. Hala da ölümü esrarını korumaktadır. Bununla birlikte şüphe bulutları Suriye rejimi üzerinde yoğunlaşıyor.

Abdulkerim Çevik, Hazret namı ile maruf Şeyh Muhammed Ziyaeddin'in torunlarından Şeyh Ataullah'ın çocuklarından olan Abdulkerim Çevik, Bitlis İli Güroymak (Norşin) İlçesinde dünyaya geldi.

Medrese kitaplarının birçoğunu özel alimlerin yanında tahsil ettikten sonra, 1988 yılından itibaren, Burhaneddin'in Baş müderrisliğini yaptığı Siirt/Tillo Medresesinde eğitimine devam ederek 1991 yılında icazet almıştır. Tillo'da medrese eğitiminin yanında tasavvuf alanında ikinci icazetini de 2007 yılında Nakşibendi büyüklerinin elinden almıştır. Böylece zülcenaheyn olmuştur.

İkinci kurban

Youtube üzerinden yayın yapan Hasan Hüseyni adlı tele vaiz ya da programcı geçtiğimiz günlerde 'da yine bir suikasta kurban giden 'ın durumunu ele almıştır. Babası gibi iyi bir polemik ustası olan ve sair dinlerin mensuplarıyla dini konularda münazaralar yapan ve mat eden Yusuf Deedat'ın neden ve kimler tarafından suikasta tabi tutulduğu bilinmiyor. Durban bölgesinde eşiyle birlikte yürürken meçhul birisi tarafından başından vurulan Yusuf Deedat daha sonra hastaneye kaldırılmış lakin tüm çabalara rağmen kurtarılamamış ve bu suretle Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Öldürülme biçimi bir yönüyle 1986 yılında eşi Lumya Faruki ile birlikte evinde hunharca öldürülen İsmail Raci el Faruki'nin durumunu hatırlatıyor.

Civardaki İmam Hüseyin Camii Başkanı Azad Seedat, Yusuf Deedat'ın harika bir insan olduğunu ve sık sık camilerine ziyarete geldiğini ifade etmiştir. Eski kapı komşuları Sharmaine Sewshanker da Deedat'ın yardım için çırpınan biri olduğunu ve kendilerine başvuran hiç kimseyi kapılarından geri çevirmediğini aktarmıştır. Şahsi bir nedenden dolayı mı yoksa İslami ve davetçi kimliği nedeniyle mi suikasta uğradığı henüz tam olarak bilinmiyor. Bilindiği gibi, babası Ahmet Deedat, Amerikalı Evanjelik tele vaizleri münazaralarda dize getirmesi ile biliniyordu. Türkiye'de de İnkilab Yayınları arasında vaktiyle bazı kitapları yayınlanmıştır.

Suikast hazırlığı

Suikastlar dizisinde üçüncü hedef şahsiyet ise adlı Kuveytli dava adamı ve siyasi düşünürdür. . adlı 36 bölümlük tarihe tanıklık ettiği kayıtlarda Körfez ülkelerinin kirli çamaşırlarını ifşa ediyor. Aynı zamanda İran uzmanı olan Abdullah Fehd Nefisi Körfez tarihini de en iyi bilen isimlerden birisi olarak kabul ediliyor. Bu nedenle de suikastçıların hedefine yerleştiği tahmin edilmektedir.

Abdullah Fehd Nefisi'nin de Uğur mumcu tarzında patlayıcı düzenekle ortadan kaldırılmak istendiği bir gerçek. Nitekim, avukatı Adil Abdülhadi müvekkili Abdullah Fehd Nefisi'nin bir suikastla ortadan kaldırılmak istendiğini ve yurt dışında bulunan müvekkilinin hayatından endişeli olduğunu ifade etmektedir. Körfez ülkelerinde en parlak siyasi analizcilerden biri olarak bilinen Nefisi yeni kayıtlarında başta Kuveyt olmak üzere uğradığı haksızlıklar nedeniyle Körfez ülkeleri ve keyfi yönetimleri hakkında hayal kırıklığını dile getirmişti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN