Emre Yılmaz ile Kazandığında Kaybetmek: Kumar I Kitap Dedektifi 11. Bölüm
Kitap Dedektifi'nin yeni bölümünde Klinik Psikolog Emre Yılmaz ile çağımızın en tehlikeli hastalıklarından kumar bağımlılığını bilinmeyen yönleri ile konuştuk: Kumar oynayan kişi şunun farkında değil: Kazandığında kaybediyor. Çünkü tırnak içinde o aşıyı alıyor ve sonra bundan kurtulması gerçekten zaman alıyor. Ben şunu hep vurguluyorum: Ben terapistim ve müdahale kısmındayım. Eğer ben ekmek kazandığım sürece, para kazandığım sürece burada bir problem var demektir."
▪️ Kumar oynayan kişi şunun farkında değil: Kazandığında kaybediyor. Çünkü tırnak içinde o aşıyı alıyor ve sonra bundan kurtulması gerçekten zaman alıyor. Ben şunu hep vurguluyorum: Ben terapistim ve müdahale kısmındayım. Eğer ben para kazandığım sürece burada bir problem var demektir. Çünkü bizim burada önleme konusunda biraz daha dikkat etmemiz gerekiyor. Kişi kumar oynadığının farkında değil, oyun oynuyorum diyor. Biz bu konuyla ilişkili önlediğimizde müdahale kısmı için çünkü bazen çok geç kalıyor. Paralar derinleşiyor, borçlar derinleşiyor, aile ilişkileri bozuluyor. O zaman burayı kontrol etmek de, yönetmek de zor oluyor.
▪️ Dopamin dediğimiz bizi mutlu eden bir şey serotonin gibi. Bir insana sarıldığımızda, ben şu an sizle sohbet ederken keyif alıyorum, serotonin salgılıyorum. Ama o kişinin dopamin düzeyi ile kimyası bozuluyor beynin. O yüzden bağımlılıkla ilişkili beyin hastalığı kavramı kullanılıyor yani beynin kimyasını değiştiriyor. Eskiden keyif aldığın, heyecan duyduğun şeyleri yapamaz hale geliyorsun. Örnek veriyorum, kumar oynayan bir kişi yüz birimlik iddia oynarken iki yüz, bin lira ve bu devam ediyor. Bir noktadan sonra ve beyin şunu algılıyor: Bu heyecan verici bir şey, ben bunu sürdürmeliyim. Neye mal olduğunu, zararı tespit etmek o yüzden önemli. Neye mal olduğunu kişi o anda kestiremiyor ve kaybettiğini yerine koymak adına o taşıdığı hırs onu heyecanlandırdığını zannettiği için o davranış sergileniyor, devam ediyor. O yüzden kumarhanelere baktığımızda saat yoktur kumarhanelerde, ışık çoktur. Hatta bazı çalışmalara baktığımızda, bazı oyunlarda kullanılan renklerin "sen kaybetmiyorsun doğru yoldasın", "sen bunu devam ettiğinde aslında bunu başaracaksın" ile ilişkili çalışmalar konuşuluyor artık.
▪️ Kumar oynayan bir kişi yaptığı problemin farkında değil. Şunu eleştiriyor, diyor ki: Hocam yasadışı ile mücadele ediyoruz ama bir sürü legal siteler de var. Bazı siteler var mesela şu an isim zikretmemek adına ifade etmiyorum. Ama orada kumar oynatılıyor. Biz bu konuyla ilişkili mücadele etmediğimizde ne olmuş oluyor: Samimiyeti kaybediyoruz ve bu konuyla ilişkili kumar endüstrisinin aslında işine gelen bir tutum sergiliyoruz. Çünkü kumar endüstrisi ne yapıyor? Çok hızlı, çok çeşitli, çok uyanık davranıyor. Bizim de bu üçünü sağlamamız lazım. Çok hızlı mücadele etmemiz lazım, çok çeşitli mücadele etmemiz lazım ve gerçekten uyanık olmamız lazım. Biz bunu sağlayamadığımızda hangi ülke olursa olsun çoğu ülkede zaten problem yaşanıyor. Bizim avantajımız şu: Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir sistem var Türkiye'de. O da: Yeşilay Danışmanlık Merkezleri
▪️ Kumar bağımlılığında erken tanışma da önemli. Aile şu yerde konumlanıyor. Baba diyor ki: Ben kumar oynuyordum, oynamayacaksın yoksa ayaklarını kırarım. Ama diğer taraftan bakıyorsun baba ganyan bayiiden çıkarken oğlu yakalıyor. Diyor ki: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. O yüzden iyi örnek olmamız gerekiyor. Sergilediğimiz davranışların aslında nasıl bir karşılığı olduğunu unutmamakta da fayda var. O yüzden bu bir aile problemi. Aileleri de bu konuda sisteme dahil eden çalışmalar da var. Literatüre baktığımızda aile terapiye dahil olduğunda iyileşme artıyor. Çünkü kişi iyileşmenin sorumluluğunu alıyor. Aile iyileşmeye dair sorumluluk alıyor. Çünkü herkesin bence bir payı var. Bu konuyla ilişkili samimi bir şekilde kimin nerede, ne şekilde sorumluluğu var. Bunu doğru sınıflandırırsak, doğru müdahale edersek doğru bir sonuç almış oluyoruz.
▪️ Kumar bağımlılığıyla ilişkili baktığımızda terapiye gelen danışan profili çizelim: Ya hüzünle geliyor, ya hırsla geliyor ya da heyecanla geliyor. Biz bunu biraz daha arttırabiliriz: Bazen depresif geliyor, artık umudunu yitirdiği bir yerde geliyor. O yüzden ben bunu ifade etmekten yanayım. Bir danışana risklerini, ihtiyaçlarını öncelikle bir terapistsin, bu alanda çalışan bir kişinin iyi belirlemesinde fayda var. Çünkü kumar bağımlılığını anlamadığımızda tanımlamamız da güç oluyor. Kumarın kumar olduğunu bir kere danışanla konuşacağız. Bu toplumsal bir problem. Aileyi de, bireyi de, toplumu da etkiliyor ya o yüzden bunun biyolojik yanı var, psikolojik yanı var ve sosyal bir yanı var. Sen bu problemi yaşayan tek kişi değilsin, bu problemi çokça kişi yaşıyor. Sana benzer öykülere sahip birçok danışanla ilişkili bir öyküye sahip olan, bu konuyla ilgili deneyimli biri olarak bunu ifade etmek istiyorum. Çünkü kumar danışanları gerçekten artık bunu neye mal olduğu konusunda parasal yöntem, sıkıştıkları bir yöntem haline geliyor.
Editör: Bekir Salih Yaman
Kamera ve Kurgu: Muhammet Emir Derinoğlu