Hafta sonu rotası: Bolu
Bolu'nun tarih kokan bu durakları arasında göreceğiniz her yer, sizi geçmişin izleriyle dolu bambaşka bir hikâyeye götürecek. Şehrin kalbindeki asırlık camilerden görkemli Köroğlu Anıtı'nın zirvesine, Seben'in mistik kaya evlerinden hanların otantik dokusuna uzanan bu rota; hem ruhunuzu dinlendirecek hem de kültürel bir doygunluk yaşatacak. Hazırlanın hafta sonu kendinizi Bolu'nun binlerce yıllık mirası için yola çıkma vakti. İşte, hafta sonu rotamızın sıradaki durağı tarihi Bolu kenti...
BOLU MERKEZ
◾ Bolu denince çoğumuzun zihninde hemen masalsı göller ve uçsuz bucaksız yeşil ormanlar canlanır. Fakat bu kadim şehir, doğasının ihtişamı kadar sokaklarında gizlediği asırlık hikayelerle de keşfedilmeyi bekleyen bir açık hava müzesi gibi...
◾ Bu hafta sonu rotamızı, çam kokulu rüzgarların arasından sıyrılıp Bolu'nun kalbine; Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan taş binalara, Friglerin iz bıraktığı kaya evlerine ve halk ozanlarının destan yazdığı meydanlara çeviriyoruz.
KÖROĞLU ANITI
◾ Şehrin en ikonik simgelerinden biri olan Köroğlu Anıtı, yalnızca bir heykel değil aynı zamanda Türk dünyasının ortak kültürünü temsil eden devasa bir anıt kompleksi kabul ediliyor.
◾ Devasa yapı, kaidesiyle birlikte yaklaşık 70 metrelik yüksekliğiyle dünyanın en büyük atlı heykellerinden biri olma özelliğini taşıyor. Kazak heykeltıraş Murat Mansurov'un imzasını taşıyan anıt sadece Bolu'nun değil, tüm Türk dünyasının ortak kahramanı olan Köroğlu'nun yiğitliğini ve özgürlük tutkusunu simgeliyor.
KADI CAMİİ
◾ 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin zarif örneklerinden biri şüphesiz Kadı Camii'dir. Bolu Kadısı olan ve yapımını başlatan Küçükhisar Valisi İsmail Bey'den almakta. Kentin en karakteristik yapılarından biri olan cami, özellikle iç mekanındaki ustalıklı ahşap işçiliği ve tavan süslemeleriyle dikkat çekiyor.
◾ Moloz taş ve tuğla örgülü duvarları, giriş kapısındaki estetik detaylar ve huzur veren butik atmosferiyle bilinen bu yapı,1999 depreminden sonra aslına uygun şekilde titizlikle restore edilmiştir.
GÜLEZLER KONAĞI
◾ Şehrin simgelerinden Gülezler Konağı, 19. yüzyılın sonlarında inşa edilmiştir. Kentin köklü ailelerinden Gülez sülalesine ait olan bu tarihi konak, geleneksel Türk evi mimarisinin tipik özelliklerini yansıtan ahşap karkas yapısı, geniş pencereleri ve iç mekanındaki ince tavan süslemeleriyle dikkat çekiyor.
◾ Günümüzde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi bünyesinde "Bolu Halk Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi" (BAMER) olarak hizmet veren yapı, yalnızca mimarisiyle değil, düzenlediği kültürel etkinliklerle de şehrin yaşayan bir hafıza merkezi konumunda.
BEYAZIT CAMİİ
◾ Halk arasında "Büyük Cami" adıyla da bilinen Beyazıt Camii, şehrin en önemli Osmanlı miraslarından biri. Evvela 1382 senesinde Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan cami, geçirdiği büyük yangınlar ve depremler sonrası 1899'da II. Abdülhamid döneminde aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmiş.
◾ Kare planlı yapısı, geniş kubbesi ve taş işçiliğiyle dikkat çeken cami, yalnızca dini bir yapı değil, aynı zamanda şehrin tarih boyunca geçirdiği dönüşümün de en canlı tanığı olarak kabul ediliyor. Yanı başındaki tarihi hamam ve çarşıyla birleştiğinde, ziyaretçilerine gerçek bir eski zaman atmosferi sunuyor.