Osmanlı’da ilim yolculuğu: Âmin Alayları
Ecdadımız bundan asırlar önce, günümüze örnek olacak pek çok faaliyet de bulunmuş ve bunları bizlere miras bırakmışlardır. Bunlardan biri de ilim yolculuğunun en güzel duraklarından biri olan "Amin Alayları." Bu alaylar, medrese çağındaki çocukları; medreseyi, ilmi sevdirmek için yapılan törenlerdendi. 4-5 yaşlarına gelen çocuklar için yapılan özel törenler; çocuğun zihninde okumanın ne kadar değerli olduğunu ifade etmeyi hedeflerdi. İşte, bu konuyu detaylı bir şekilde sizler için araştırdık.
◾ Osmanlı'da çocukların eğitime başlamasını coşkulu bir merasimle kutlamak ve onları okula karşı heveslendirmek amacıyla törenler düzenlenirdi, bu törenin adı "Amin Alayları."
◾ Genellikle 4-5 yaşlarına gelen çocuklar için yapılan bu törenler; çocuğun zihninde okumanın ne kadar değerli ve saygın bir durum olduğu algısını yerleştirmeyi hedeflemekteydi.
◾ Bu törenlerin özünü oluşturan ana unsur; çocuğun ilk dersini almasıdır ki buna Bed-i Besmele yani "Besmele'ye başlamak" denirdi.
◾ Çocuk, hocasının karşısına oturur ve hocası eşliğinde ilk Besmelesi'yi çekerek Elifba cüzünün ilk harflerini telaffuz ederdi; işte bu an, resmen öğrenciliğe adım atışın simgesi kabul edilmekteydi.
◾ Bu gösterişli merasimler genellikle dini açıdan mübarek sayılan "kandil günlerinde" veya "Pazartesi, Perşembe" gibi uğurlu kabul edilen günlerde icra edilirdi.
◾ Aileler aylar öncesinden hazırlıklara başlar, çocuğa özel kıyafetler diktirilir ve okulun tüm öğrencileri ile hocasına ikram edilecek hediyeler, şekerlemeler hazırlanırdı.
◾ Osmanlı'da bu unutulmaz tören günleri, mahallenin diğer okul çocuklarından "aminci başı" eşliğinde toplanarak başlarlardı. İlahiler söyleyerek çocuğun kapısına gelirdi.
◾ Yeni öğrenci, süslenmiş bir faytona veya ata bindirilir, arkasında ise diğer öğrenciler ve mahalleli büyük bir konvoy oluşturarak dualar eşliğinde okula doğru yürüyüşe geçerdi...
◾ Yürüyüş sırasında sesi güzel olan öğrenciler tarafından özel eğitim ilahileri ve kasideler okunurdu. Her kıta bitiminde, alaya katılan tüm çocuklar hep bir ağızdan coşkuyla "Amin" diye bağırırdı; geleneğin adı da halk arasında bu yüksek sesli "amin" nidalarından gelmekteydi.