Ortadoğu’nun haritasını çizen bir casus: Gertrude Bell
Birinci Dünya Savaşı'nın öncesinde ekonomik ve siyasi buhranın en üst seviyelerde seyrettiği yıllar… İngiliz Gertrude Bell, bu yıllarda dağcı, tarihçi, yazar, dilbilimci, arkeolog, kâşif, fotoğrafçı gibi unvanlarla ortaya çıktı. Ancak tüm bunların ötesinde, elinde cetvelle Ortadoğu ülkelerinin sınırlarını çizen; kurulan yeni ülkelerin başına kukla krallar geçiren bir casustu. "Çöl Kraliçesi" olarak anılan, 7 dil bilen Gertrude Bell, Ortadoğu'da İngilizlerin çıkarları için faaliyetlerde bulunmuştu.
Önceki Resimler için Tıklayınız
📌 Savaşın ardından Irak'ta Bağdat istihbarat servisinde görevini sürdürdü. Burada İngiliz menfaatlerini korumak üzere onun Arap aşiretlerinin tutum ve eğilimleri üzerindeki tavsiyeleri uygulanıyor, yeni kurulan Irak'ın kuzey kısmının Türkiye ile birleşmesini önleyecek tedbirler alınıyordu.
Bell, Suriye tahtından indirilmiş olan Faysal'ın Irak kralı yapılması için Winston Churchill'i ikna etti. Fotoğrafta birkaç seneye Irak tahtına oturtacağı Faysal'la piknikte...
📌 Newcastle Üniversitesi'ndeki Gertrude Bell Kütüphanesi'nin geçtiğimiz yıllarda internet üzerinden satışa çıkardığı fotoğraflar arasında, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde çekilmiş birçok fotoğraf bulunuyor.
Bell, İngiltere'den Anadolu'ya izlenimlerini yazmak, fotoğraflar çekmek iddiası ile geliyor. Kimilerine göre ise Bell, Osmanlı'nın girmesi olası bir savaş ihtimali nedeniyle İngiltere adına istihbarat toplamak üzere bu topraklara yollanmış bir casus.
📌 Bell anılarında, "Ülke insanları gri bir gökyüzü altında gülümsüyor ve keyifliler. Zeytin, incir, sultan üzümü ve mısır tarlaları arasından geçerek geldiğimiz Ayasuluk'ta hancı Karpauza'yla tanıştık. Onunla St. John Kilisesi, İsabey Camii, Ayasuluk Harabelerini ve Efes Antik Kentini gezdik. Efes Antik Kentindeki tiyatroya hayran kaldım" şeklinde gördüklerini anlatıyor.
📌 Bell, o yıllarda İstanbul'u da fotoğraflıyor ancak yetkililerden bir talimat alıp almadığı bilinmiyor. Ancak siyasi gelişmeler ve aynı yıllarda yurtdışına Türkiye topraklarından binlerce tarihi eserin kaçırıldığı hesaba katıldığında, bu belge niteliği taşıyan fotoğrafların Osmanlı'nın kontrolünde yapıldığını varsaymak pek mümkün görünmüyor.
Gertrude Bell'in çektiği fotoğraflar...