Kuran Nasıl Sırpçaya Çevrildi?
Balkanlar'ın çalkantılı 19. yüzyıl atmosferinde hem bir isyan lideri hem de diplomat olarak öne çıkan Mihailo Mićo Ljubibratić, Kur'an-ı Kerim'in tamamını Sırpçaya çevirerek tarihe geçen sıra dışı öyküsü ve siyasi hedefleriyle dikkat çekiyor. Fransız şarkiyatçı Kazimirski'nin çalışmasını esas alarak hazırladığı bu tarihi eser, Hristiyan Sırplar ile Müslüman Boşnaklar arasında ortak bir anlayış zemini kurma gayretinden doğmuş ve vefatının ardından 1895'te yayımlanarak Balkanlar'da din, siyaset ve dil üçgeninin en önemli simge metinlerinden biri haline gelmiştir.
◼ Kur'an-ı Kerim'in farklı dillere aktarılması, tarih boyunca hem dini hem de edebi açıdan büyük bir titizlik gerektirmiştir. Kutsal metinlerin özüne sadık kalmak ve ilahi mesajı doğru aksettirmek, çevirmenler için son derece hassas bir görevdir.
◼ Gayrimüslim araştırmacıların veya siyasi hedefleri olan kişilerin Kur'an çevirilerine yaklaşımı ile Müslümanların yaklaşımı arasındaki farklar günümüze kadar tartışılagelmiştir. Tam da bu tartışmaların ortasında, 19. yüzyıl Balkanlar tarihinde özel bir yere sahip olan Mihailo Mićo Ljubibratić, Kur'an'ın tamamını Sırpçaya (ve bölgedeki ortak dil yapısına) kazandıran ilk isim olarak öne çıkmaktadır.
◼ 1839 yılında Trebinje yakınlarındaki Ljubovo köyünde dünyaya gelen Ljubibratić, bölgenin saygın ve soylu bir aile ortamında yetişti. Eğitimini Trebinje ve Dubrovnik'te tamamlayarak güçlü bir dil altyapısı edindi; İtalyanca, Latince, Rusça ve Almanca gibi dillere hakim oldu.
◼ Dini bir kimlik olarak papazlık sıfatı da bulunan Ljubibratić, zamanla Osmanlı yönetimine karşı yürütülen Hersek İsyanı'nın en önemli figürlerinden ve liderlerinden biri haline geldi. Bir yandan diplomatik görüşmelerde müzakereci olarak yer alırken diğer yandan Balkanlar'daki siyasi dengeleri değiştirecek askeri ve çete faaliyetlerinin organizasyonunda rol üstlendi.
Portekiz'in En Sıra Dışı Beldesi: Fatima Kasabası ve Gizemli Geçmişi
◼ Ljubibratić'in hayatı; sürgünler, tutuklamalar ve siyasi manevralarla dolu çalkantılı bir şeklinde seyretti. Asıl amacı, Osmanlı Devleti'ne karşı Balkan topluluklarını ayaklandırmaktı. Bu doğrultuda Avusturya-Macaristan'ın bölgedeki hakimiyetine karşı da mücadele etti.
◼ Dikkat çekici stratejilerinden biri, Sırp yönetimiyle iş birliği yaparak Bosnalı Hristiyan Sırplar ile Müslüman Boşnakları ortak bir paydada buluşturma çabasıydı. Müslüman beyleri ve ağaları yanına çekebilmek için din özgürlüğü, mülkiyet haklarının korunması ve eşit vatandaşlık hakları gibi vaatler öne sürdü.
◼ Ljubibratić'i bu çeviriye yönelten temel motivasyon, yalnızca dini bir merak değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir barış/ittifak arayışıydı.
◼ Sırpların asırlardır Müslümanlarla bir arada yaşamasına rağmen Kur'an'a hala yabancı bir metin gözüyle bakmasını eleştiriyor; Avrupalıların kendi dillerine bu metni çoktan çevirdiğini hatırlatıyordu. Dolayısıyla Kur'an'ı Sırpçaya kazandırarak, Müslüman Boşnaklar ile Hristiyan Sırplar arasında bir köprü kurmayı hedeflemişti.
Mora'da Unutulan Soykırım: Tripoliçe Katliamı
◼ Ljubibratić'in yaptığı çeviri, doğrudan Arapça aslından yapılmamıştır. Çevirinin hangi dilden yapıldığı araştırmacılar arasında bir tartışma konusu olmuştur. Fransızca veya Rusça metinlerden aktarıldığına dair iddialar bulunsa da, mütercimin 1879 yılında yayımladığı kendi demeci konuyu netleştirmiştir.
◼ Ljubibratić, çalışmasını Fransız şarkiyatçı Albin de Biberstein Kazimirski'nin Fransızca Kur'an çevirisinin üçüncü baskısını temel alarak hazırladığını açıkça ifade etmiş ve metne sadık kalmak için elinden gelen gayreti gösterdiğini belirtmiştir.