Sınırların Ötesindeki Miras: Gümülcine
Ege'nin kuzeyinde, tarihin modern adımlarla buluştuğu Batı Trakya'nın kalbi Gümülcine; dar sokaklarından yükselen taze dibek kahvesi kokusu, asırlık Osmanlı çınarları gölgesinde büyüyen çok kültürlü yapısıyla ziyaretçilerine eşsiz deneyimler sunuyor. Tarihi Türk Çarşısı'ndaki samimi esnaf sohbetlerinden Barış Meydanı'nın dinamik enerjisine uzanan bu yolculukta, sadece bir şehri değil; sınırları aşan, ortak bir geçmişin ve köklü bir mirasın bugünkü izlerini keşfedeceksiniz. Bu keşfe hazır mısınız?
BARIŞ MEYDANI
◾ Gümülcine'nin kalbi olarak kabul edilen Barış Meydanı, şehrin sosyal yaşamının merkezi. Burası hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin en çok vakit geçirdiği, enerjisi yüksek bir nokta. Meydan ve çevresindeki ara sokaklar tamamen yayalaştırılmıştır. Özellikle üniversite öğrencilerinin yoğunluğu sayesinde gece gündüz hareketli. Etrafı çok sayıda modern kafe, şık restoran, taverna ve mağaza ile çevrili...
◾ Meydan, Gümülcine'nin tarihi çarşısına ve meşhur Kılıç Anıtı'nın (Kahramanlar Anıtı) bulunduğu şehir parkına yürüme mesafesinde. Meydanın hemen yakınında meşhur Nedim Pastanesi gibi lezzet durakları bulunuyor.
YENİ CAMİİ
◾ Bu tarihi yerine en önemli Osmanlı miraslarından biri şüphesiz Yeni Camii. Şehrin kalbinde, Saat Kulesi'nin hemen yanında yer alan yapı; estetik mimarisi ve hala ibadete açık olmasıyla Gümülcine'nin ruhunu yansıtan ana duraklardan biri kabul ediliyor.
◾ 1585 senesinde, dönemin Osmanlı sadrazamlarından aslen Gümülcineli olan Ekmekçizade Ahmed Paşa tarafından inşa ettirilir. Klasik Osmanlı mimarisinin zarif bir örneği olan cami; kare planlı, merkezi bir kubbe ile örtülüdür. İçerisindeki kalem işleri ve süslemeler, dönemin zevkini günümüze taşıyor.
➡ Caminin çevresindeki kahvehanelerde oturup cami ve saat kulesi manzarasına karşı bir Gümülcine kahvesi içmek, buradaki en keyifli aktivitelerinden.
TÜRK ÇARŞISI
◾ Gümülcine'nin en karakteristik noktalarından biri olan Türk Çarşısı, Eski Çarşı olarak ad bilinmekte. Şehrin Osmanlı geçmişini ve çok kültürlü yapısını bugün en canlı şekilde görebileceğiniz yer burası. Yalnızca bir alışveriş alanı değil aynı zamanda Gümülcine'deki Türk azınlığın sosyal hayatının merkezi.
◾ Çarşıya girdiğiniz an kendinizi Anadolu'da eski bir kasabada gibi hissediyorsunuz. Dar sokaklar, cumbalı eski evler ve küçük dükkanlarla dolu olan bölge, İstanbul'un Eminönü veya Tahtakale semtlerini andıran nostaljik bir dokuya sahip. Sokaklarda yürürken esnafın kendi arasında Türkçe konuştuğunu duymanız buranın en doğal özelliği...
GAZİ EVRENOS BEY İMARETİ
◾ Tarihi açıdan en sembolik yapılarından biri olan Gazi Evrenos Bey İmareti, sadece şehrin değil tüm Avrupa'nın ayakta kalan en eski Osmanlı eserlerinden. 1365-1385 yılları arasında, Gümülcine'nin fatihi kabul edilen akıncı beyi Gazi Evrenos Bey tarafından inşa ettirilmiştir.
◾ Uzun yıllar boyunca bir "aşevi" olarak hizmet vermiş; yolculara, öğrencilere ve ihtiyaç sahiplerine din ayrımı gözetmeksizin ücretsiz yemek sunulmuş. Gazi Evrenos Bey, Gümülcine'yi bir askeri üs olarak kullanmış ve burayı bir hayrat sitesine dönüştürmüş. Şu an ise maalesef 1999 yılından bu yana restore edilmiş haliyle Maronya ve Gümülcine Metropoliti Kilise Müzesi olarak hizmet veriyor.
ESKİ CAMİİ
◾ Gümülcine'nin en eski Osmanlı yapısı olan Eski Camii, şehrin fethinden hemen sonra inşa edilmiş, tarihsel açıdan büyük öneme sahip bir ibadethane. 1360-1385 seneleri arasında inşa edilir.
◾ Cami de imaret gibi Gümülcine fatihi Gazi Evrenos Bey tarafından yaptırıldığı kabul ediliyor. Gazi Evrenos Bey İmareti ile birlikte şehrin en eski İslam mirası sayılıyor. Günümüzde ibadete açık olan cami, Gümülcine Müslüman Türk azınlığı için manevi değeri çok yüksek bir nokta. Bahçesi ve çevresindeki küçük dükkanlar, şehrin nostaljik ruhunu koruyor.