Arama

Ayasofya Camii'nin çağları aşan hat levha ve kitabeleri

On beş asırdır dimdik ayakta duran fetih sembolü Ayasofya, manevi değeriyle yalnızca topraklarımızın değil insanlığın da en önemli hazinelerinden biridir. Bilhassa Fetih'ten sonra Osmanlı'nın katkılarıyla imar edilip geliştirilen bu ulu mabed, bünyesinde barındırdığı pek çok hat levhaları ve kitabeleriyle tarihin en gözde mimari eserleri arasında yer almaktadır. Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin Ayasofya için nakşettiği kubbedeki Nur Suresi'nden bir bölüm ile sekiz adet ismi ihtiva eden muhteşem levhalar, bugün dahi "dünyanın en büyük yazıları" olma özelliğini koruyor. Peki, hangi hattat sultanlar Ayasofya'yı levhalarıyla süsledi? Ayasofya'daki bu muazzam hat tabloları, Cumhuriyet devrinde neden kaldırıldı? İşte tüm detaylarıyla Ayasofya Camii'nin çağları aşan hat levha ve kitabeleri...

  • 1
  • 20
FETİH SEMBOLÜ AYASOFYA
FETİH SEMBOLÜ AYASOFYA

Dünyada çok eski tarihlerden günümüze kadar gelen, sosyo-kültürel ve dini önemini muhafaza etmiş, şaşaalı, dahası bir "sembol" unvanını kazanmış mimari yapılar vardır. Kuşkusuz Ayasofya da bu "sembol" yapılardan biridir ve İstanbul denildiğinde akla ilk gelen mimari eserler arasındadır.

Ayasofya, 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in şehri fethetmesiyle gerek fethin bir sembolü gerekse Doğu Roma İmparatorluğu'ndan tevarüs etmiş bir yapı olarak tüm hususiyetleri itinayla korunmuş ve günümüze kadar gelmeyi başarabilmişti.

Ayasofya külliyesinde neler bulunuyordu?

  • 2
  • 20
UZUN BİR HASRETTEN SONRA ASIL HÜVİYETİNE KAVUŞTU
UZUN BİR HASRETTEN SONRA ASIL HÜVİYETİNE KAVUŞTU

Cumhuriyet'in ilan edilmesinden hemen sonra, yeni sistem, Osmanlı'nın son dönemlerinden beri devam eden batılılaşma faaliyetlerine hız verdi. Türkiye'nin en köklü kurumlarından sıradan vatandaşların hayat tarzlarına kadar hemen her alanda bir dizi modernleşme faaliyetinden Ayasofya da nasibini aldı ve 1934 yılında müzeye dönüştürüldü. Ulu mabed, yıllarca üzerinde bu hüznü taşıdı…

Fethin sembolü ve Fatih'in yadigarı Ayasofya, uzun bir aradan sonra geçtiğimiz günlerde asıl hüviyetine kavuştu ve dört minaresinden de ezan sesleri yükselmeye başladı. Ayasofya'nın ibadete açılmasının ardından dikkatler yeniden Müslümanların göz bebeği olan bu esere çevrildi.

Ayasofya cami olduğu dönemde nasıl görünüyordu?

  • 3
  • 20
AYASOFYA'YI EŞSİZ KILAN YÖNLERİNDEN BİRİ İÇERİSİNDE BULUNAN LEVHA VE KİTABELERDİ
AYASOFYA'YI EŞSİZ KILAN YÖNLERİNDEN BİRİ İÇERİSİNDE BULUNAN LEVHA VE KİTABELERDİ

Yağmacı zihniyetten uzak Osmanlı medeniyetinin, alametifarikalarından biri feth ettikleri bölgeleri imar etmeleriydi. Bir Osmanlı külliyesine dönüşen Ayasofya, aynı zamanda bir ilim ve sanat merkeziydi. Bu tarihi yapıyı eşsiz kılan yönlerinden biri de Ayasofya Camii'nin ana hariminde bulunan kitabe, levha ve yazılardı.

Ayasofya'nın gerek dış gerekse de iç mimarisinde çalışmış, süslemelere katılmış ve bu şaheseri daha da güzelleştirmek amacıyla Osmanlı döneminde hattatlar, şairler ve edipler birçok eser bıraktı.

Telmihle tarih düşürerek 1453 yılına işaret eden şairler, bu şaheserin içini İslami sanatlarla daha da güzelleşmek isteyen hattatlar ve nice sanatçılar son derece önemli eserleriyle Ayasofya'yı tarihin en gözde eserlerini barındıran mabedler arasına sokmayı başardılar.

  • 4
  • 20
AYASOFYA’YI TEZYİN EDEN HATTAT KAZASKER MUSTAFA İZZET
AYASOFYA’YI TEZYİN EDEN HATTAT KAZASKER MUSTAFA İZZET

Ayasofya Camisi'nin duvarlarını süsleyen göz alıcı levhalar, Sultan Abdülmecid zamanında yapılan onarımlar esnasında hat tarihimizde müstesna bir yere sahip üstatlardan Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından göz nuru dökülerek yazıldı. Mustafa İzzet Efendi, Osmanlı sanat tarihine adını altın harflerle nakşetmiş bir isimdi. Ayasofya için nakşettiği hat levhaları bugün dahi "dünyanın en büyük yazıları" olma özelliğini koruyor.

1651'de Ayasofya'ya Teknecizâde İbrâhim Efendi'nin hattı ile yazılmış büyük levhalar konulmuş ise de bunlar 1847-1849 tamirinde kaldırılarak yerlerine bugün görülen Kazasker Mustafa İzzet'in levhaları asıldı.

Ayasofya'daki padişah türbeleri

  • 5
  • 20
AYASOFYA CAMİİ KUBBESİ
AYASOFYA CAMİİ KUBBESİ

Kazasker Mustafa İzzet Efendi'yi hat sanatında ölümsüz kılan Ayasofya Cami-i Şerifi'ni süsleyen kubbedeki Nur Ayeti'nden bir bölüm ile sekiz adet ismi ihtiva eden muhteşem levhalardı.

Kadıasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılan Ayasofya Camii kubbesinde Nur Suresi 35. ayetin bir kısmı yer alıyordu. Hat, celi sülüs olarak yazılmıştı. Bu görkemli kubbede yer alan ayetin meali ise şöyleydi:

"Allah göklerin ve yerin Nur'udur. O'nun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer. O ışık bir cam içindedir, cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır; bu, ne yalnız doğuda ne de yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır."

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN