Japonya’nın İlk Hacısı
O, yalnızca Rus-Japon Savaşı'nın stratejik bir aktörü değil, aynı zamanda Abdürreşid İbrahim'in rehberliğinde güneşin doğduğu topraklardan Kabe'nin kapısına kadar yürüyen, tarihin akışını değiştirmiş bir öncüdür. Omar Yamaoka'dan bahsediyoruz. İsmini alarak çıktığı bu kutsal yolculukta; Doğu'nun dirençli iradesini İslam'ın manevi derinliğiyle harmanlamış, iki medeniyet arasında sadece diplomatik bir bağ değil, sarsılmaz bir gönül köprüsü inşa etmiştir. "İlk Japon Hacı" olarak tarihe kazınan Yamaoka, modernleşen Japonya ile kadim İslam dünyası arasındaki o meşhur 'kopuk zinciri' tamamlayan, sınırları ve kimlikleri aşan evrensel bir inancın ilk büyük yankısıdır. İşte, onun hayatından akisler...
◾ İslam dini, zamanla dünyanın birçok noktasına yayılmış ve pek çok insan da böylece hak yol ile tanışmıştır. Bu yerlerden biri de Japonya. Uzak Doğu ülkesi olan Japonya'nın İslam ile tanışmasında kilit bir isim var.
◾ Abdürreşid İbrahim, bu ismi unutmayalım. Abdürreşid Efendi ülkedeki ilk cami inşasında öncü olmuştur. Aynı zamanda, Mehmet Akif'in ünlü şiiri, Süleymaniye Kürsüsü'ndeki Türkistanlı düşünürün ta kendisidir o.
◾ Türkçe, Arapça, Farsça, Rusça ve Japonca bilen, kırk yaşından sonra Fransızca ve Latince öğrenen Abdürreşid İbrahim, bir kıtadan öbürüne İslam'ı tebliğ etmek için durmadan çalışmıştır.
◾ Kaleme aldığı eserlerle İslam dünyası ve Japonya arasında bir köprü görevi görmüş. Bir zaman zarfında Tokyo'da kalan, Japonca öğrenen ve İmparatorun ailesiyle dostluğunu sürdüren İbrahim, üst düzey bazı devlet adamlarının Müslüman olmasına da vesile olmuştur.
◾ Dini tebliğ etmeye ömrünü adayan Abdürreşid İbrahim aynı zamanda bir seyyahtır. İslam'ı yaymayı mukaddes vazife sayan, Kazanlı Müslüman bir alimin pek çok hayata dokunduğu da biliniyor.
◾ İşte, bu hayatlardan biri de "ilk Japon Hacı" olarak nam salan Mitsutaro Takaoka, İslam ile tanıştıktan sonra ise ismi Omar Yamaoka olmuştur. Peki, Omar'ın hikâyesi nasıl başladı?
◾ Mitsutaro Takaoka'nın hayatı, Abdürreşid İbrahim ile tanıştıktan sonra tamamen değişir. Rusya'nın bir şehri olan Tara'da dünyaya gelen İbrahim, Rusya ve Osmanlı arasında gidip geldiği dönemde her iki devletteki Müslüman aydınlarla temas kurar.
◾ Aynı zamanda bir gazeteci olan alim, Müslümanların birliği ve beraberliği için büyük çaba sarf eder. Mitsutaro ile Abdürreşid'in hayatları Tokyo'da kesişir.
◾ Abdürreşid İbrahim Tokyo'da bir cami yapma fikri için İstanbul hilafet makamı ile irtibata geçmektedir. Alim, bu düşünceyle Çin ve Singapur gibi ülkeleri gezdiği esnada Mitsutaro Takaoka adında bir Japon'dan telgraf alır.
◾ Takaoka, hocanın Bombay'da olduğunu bildiğini ve onun kendisini beklemesini ister. Amacı Abdürreşid Hoca'nın yanında olmak ve İslam'a katkı bulunmaktır.
İstanbul'un 8 tarihi mezarlığı