Arama

  • Anasayfa
  • Galeri
  • İslam
  • İslam'ın ilk yıllarında nasıl ibadet edilirdi? Peygamberimiz ibadet hayatı...

İslam'ın ilk yıllarında nasıl ibadet edilirdi? Peygamberimiz ibadet hayatı...

Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed'in, Kur'an-ı Kerim'de yüce bir ahlak üzerine olduğu buyrulur. Peygamber Efendimiz kulluk şuuru en yüksek seviyede bir insandı. Allah'ı görüyormuşçasına ibadet edilmesi gerektiğini ümmetine tavsiye ediyordu. İslam'ın en önde gelen şiarı olan namazı Peygamber Efendimiz "dinin orta direği" olarak nitelendirdi. Peki, İslam'ın ilk yıllarında nasıl ibadet edilirdi?

  • 3
  • 14
HZ. PEYGAMBER’İN İLK NAMAZI
HZ. PEYGAMBER’İN İLK NAMAZI

"Ey bürünüp sarınan (resulüm), kalk ve (insanları) uyar. Sadece Rabbini büyük tanı, kalbini tertemiz tut. Kötü şeyleri terke devam et"

(Müddessir Suresi, 1-5. ayetler)

Müddessir Suresi'ndeki âyetlerin nüzulünden sonra Hz. Peygamber, Cebrail'in tarifiyle abdest alıp namaz kılmış, daha sonra Hz. Hatice'ye de abdest aldırıp namaz kıldırmıştı.

Bu dönemde namaz, sabahın erken ve akşamın geç vaktinde olmak üzere günde iki vakitte ikişer rek'at olarak kılınırdı.

  • 4
  • 14
MÜSLÜMANLARIN İLK CEMAATİ
MÜSLÜMANLARIN İLK CEMAATİ

İlk namazda Cebrail, sabahleyin Kâbe civarında Hz. Peygamber'e imamlık yapmış, daha sonra namazlar Hz. Peygamber'in imametiyle devam etmişti.

Hemen ilk gün akşam vaktine cemaat olarak Hz. Hatice, ertesi gün Hz. Ali katılmıştı. Hz. Ali, akşamleyin Hz. Peygamber ile Hz. Hatice'yi namaz kılarken görmüş, davete uyarak ertesi gün o da büyük bir çocuk iken cemaate katılmıştı. Daha sonra Zeyd b. Hârise ve Hz. Ebû Bekir bu cemaate eklenmişti.

  • 5
  • 14
RİSALETİN İLK DÖNEMLERİNDE NASIL İBADET EDİLİYORDU?
RİSALETİN İLK DÖNEMLERİNDE NASIL İBADET EDİLİYORDU?

"Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve onda her gün beş defa yıkansa, bu o kimsenin kirinden bir şey bırakır mı, ne dersiniz?" Sahâbîler, "Onun kirinden hiçbir şey bırakmaz." demişler, bunun üzerine Resûlullah, "İşte beş vakit namaz da böyledir! Allah onlarla günahları yok eder." buyurmuştur.

(Buhârî, Mevâkîtü's-Salât, 6)

Risâletin ilk döneminde açıkça namaz kılınamıyordu; Hz. Peygamber, Hz. Ali'yi de yanına alarak Mekke dışında dağ aralarında namaz kılıp dönüyordu. Diğer Müslümanlar da öyle yapıyorlardı.

Bir defasında Sa'd b. Ebû Vakkas dağ arasında müşriklerin takibine, alay ve tazyikine maruz kalınca eline geçirdiği bir deve çene kemiği ile birinin başını yarmış ve "Allah yolunda ilk kan akıtan kişi" diye anılmıştı.

"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez."

(Nisa Suresi, 36. ayet)

Hicr Suresi'nin "Ey Muhammed! Artık, sana buyurulanı açıkça ortaya koy, müşriklerden yüz çevir" mealindeki 94. ayeti nazil olduktan sonra açık davet başladı, böylece Kâbe ve civarındaki yerlerde namaz da kılınır olmuştu. Ancak bu durum kıyasıya bir mücadeleyi gerektiriyordu.

Örneğin, bir defasında Hz. Ebû Bekir'in de ısrarıyla Müslümanların Kâbe önünde topluca namaz kılma gayreti müşriklerin hücumuyla önlenmek istendi. Bu olayda Hz. Ebu Bekir dahil bazı Müslümanlar ölümden döndüler. Risaletin altıncı yılında önce Hz. Hamza, daha sonra Hz. Ömer'in Müslüman olmasıyla Kâbe'de iki saf olarak ilk defa açıkça ve topluca namaz kılındı.

  • 7
  • 14
NAMAZ NE ZAMAN FARZ KILINDI?
NAMAZ NE ZAMAN FARZ KILINDI?

"Ehline namaz kılmasını emret, kendin de onda devamlı ol"

(Tâhâ 20/132)

"Ey örtünüp bürünen (resulüm)! Birazı hariç geceleri kalk namaz kıl..." (el-Müzzemmil 73/1-4) ayetleri ile gece namazı farz kılındı. Bir süre sonra indirilen âyetle sorumluluk hafifletilerek gece namazı ümmet-i Muhammed için nafileye dönüştürüldü.

Risalet'in on birinci yılında Miraç gecesinde beş vakit namaz farz kılındı. Miracı takip eden günlerde Cebrail gelip Hz. Peygamber'le birlikte beş vakit namazı bir gün ilk vakitlerinde, ikinci gün ise son vakitlerinde kılmış ve namaz vakitlerinin başlangıç ve sonunu açıklamıştı. (Müslim, "Mesâcid", 176, 179).

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN