"Seven benim, sevgili de ben" Ahmed İbn Acibe’den Fatiha Suresi Tefsiri
Her gün defalarca okuduğumuz Fatiha Suresi, zahiri manasının ötesinde kalbin ve ruhun derinliklerinde hangi sırları saklıyor? Büyük mutasavvıf İbn Acibe'nin gönül süzgecinden süzülen bu tefsir; surenin sadece kelimelerini değil, insanın kendi iç dünyasına ve Cenab-ı Hakk'a uzanan marifet yolculuğunu aralıyor. Sizi, kelimelerin bittiği ve hakikat sırlarının başladığı Fatiha ikliminde ezber bozan bir tefekkür yolculuğuna davet ediyoruz.
🌴18. yüzyıl alimlerinden İbn Acibe el Haseni tarafından kaleme alınan el-Bahrü'l-medid fi tefsiri'l-Kurʾani'l-mecid, tefsir literatürünün en önemli eserlerindendir. Bu tefsir, Kur'an'ın hem ilk bakışta anlaşılan anlamını hem de tasavvufi derinliğini bir arada sunan özel bir eserdir. Aklı ve gönlü, ilim ile sevgiyi mükemmel bir dengede buluşturur.
🌴 Yazarı İbn Acibe, pek çok eser vermiş tecrübeli bir alimdir. Bu tefsiri de hocalarının yönlendirmesiyle, hayatının en verimli ve olgun döneminde kaleme aldı. Ehl-i sünnet düşüncesinin başvuru kaynaklarından olan bu tefsirde Fatiha suresine geniş yer verilmiştir.
Fatiha Suresi,1/7
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Hamd (her türlü övgü) alemlerin Rabb'i Allah'a mahsustur. O, rahmandır, rahimdir. Din (ceza ve hesap) gününün malikidir. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yoluna; senin gazabına uğramışların ve (haktan) sapmışların yoluna değil!"
🌴Fatiha suresi, Mekke döneminde inmiş 7 ayetten oluşan bir suredir. Kelime anlamı "başlangıç" veya "açılış" olan Fatiha ismi, Kur'an-ı Kerim bu sureyle başladığı için tercih edilmiştir.
🌴Fatiha suresi, taşıdığı derin anlamlar ve faziletler nedeniyle ana isminin yanı sıra Ümmü'l-Kur'an (Kur'an'ın anası), es-Seb'ul-mesani (tekrarlanan yedi ayet), eş-Şafiye, el-Kafiye ve el-Vafiye gibi farklı isimlerle de anılır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
🌴İbn Acibe, surenin ilk ayeti olan Besmele hususunda geniş açıklamalara yer verir. Besmele hakkında İslam bilginleri arasında farklı görüşler bulunur. Temel tartışma konusu, Besmele'nin Kur'an'ın geneline ve başında yer aldığı surelere dahil bir ayet olup olmadığıdır.
🌴Alimlerin çoğunluğuna göre, Besmele yalnızca Neml suresinin içinde geçen kısmıyla Kur'an'dan bir ayettir. Fatiha da dahil olmak üzere surelerin başında yer alan Besmeleler ise o surelerin birer ayeti değildir; sadece sureleri birbirinden ayırmak amacıyla eklenmiştir. Yalnızca İmam Şafii bu hususta farklı görüş belirtmiştir. Peki bu durumda Fatiha suresini ayet sayısında bir görüş ayrılığı mı söz konusudur?
🌴Surenin 7 ayet olduğu konusunda fikir birliği olsa da ayetlerin nasıl sayılacağı hususundaki tartışma, başındaki Besmele'den kaynaklanır. İmam Şafiî'ye göre Besmele, Fatiha suresinin birinci ayetidir ve sure Besmele ile birlikte toplam 7 ayettir.
🌴İmam Maliki'ye göre ise Besmele Fatiha'ya dahil değildir. O, surenin son cümlesini iki ayrı ayet olarak kabul eder: "Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yoluna" kısmını 6. ayet, "gazaba uğrayanların ve sapanların yoluna değil" kısmını ise 7. ayet sayarak toplam sayıyı yine 7'ye tamamlar.
Besmele anlamı ve okunuşu... Besmelenin sırrı ve faziletleri nelerdir?
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَۙ
Hamd (her türlü övgü) alemlerin Rabb'i Allah'a mahsustur.
🌴Müellif, ikinci ayetin tefsirine gelindiğinde ilk olarak burada Allah'ın, kendisini nasıl öveceğimizi ve Ondan nasıl bir istekte bulunacağımızı öğrettiğini söyler. Daha sonra buradaki kelimeleri oldukça detaylı bir şekilde ele alır. İlk olarak, hamd kavramı masaya yatırılır. Sözlük anlamı olarak yüceltmek, övmek anlamlarına gelen hamd kavramı, sıklıkla şükür ile karıştırılır. İbn Acibe, bu iki terimi inceleyerek arasındaki farkın altını çizer.
🌴Şükür, bir kimsenin Allah tarafından kendisine verilen nimetlerin farkında olarak bunları yaratılış amacına uygun kullanmaktır. Kendisine yapılan somut bir iyiliğe karşılık olarak şükredilir. Hamd ise iyiliğin bizzat kişiye yapılmış olması şartı aranmaksızın, bir varlığın mutlak iyiliğini, lütfunu ve yüceliğini dile getirmektir. Bu nedenle hamd, kapsama alanı bakımından şükürden daha geniş bir anlam taşır.