Ayet ve Hadisler Işığında Dünya Sevgisi
İnsanoğlu, doğası gereği her zaman kalıcı olanın, bitmeyenin ve kusursuzun peşindedir; fakat garip bir çelişkiyle, bu sonsuzluk arayışını her an elimizden kayıp gitmeye mahkum olan şu fani dünyada tüketiriz. Evler, arabalar, hiç bitmeyecekmiş gibi biriktirilen servetler ve bitmek bilmeyen dünya telaşı... Peki, Kur'an-ı Kerim'in adeta bir "oyun ve eğlence" olarak nitelendirdiği, Allah Resûlü'nün (s.a.v.) ise gölgesinde soluklanıp geçilen bir ağaç altına benzettiği bu dünya, neden bizim için vazgeçilmez bir amaca dönüştü? Gelin, ayet ve hadislerin rehberliğinde, dünyaya köle olmadan yaşamanın dengeli formülünü birlikte görelim.
📌Bir mümin için bu dünya kalıcı bir yuva değil, yalnızca bir imtihan alanıdır. Ruhun asıl ve ebedi yurdu ise ahirettir. Şeytanın en büyük tuzağı bu hakikati perdeleyerek dünya hayatını gözümüzde büyütmektir. Geleceğe dair kaygılarımız, geçim endişemiz, mal biriktirme sevdamızla sanki bu dünyaya kök salmaya çalışıyoruz.
"Halbuki hiç ölmeyecekmiş gibi sağlam yapılar (yüksek köşkler, kaleler) mı ediniyorsunuz?"
(Şu'ara Suresi, 26/129)
📌Dünyaya aşırı bağlanmak ve hiç ölmeyecek gibi bitmek bilmez planlar yapmak (tul-u emel), Kur'an-ı Kerim'de ve Efendimizin hadis-i şeriflerinde Müminlerin en çok uyarıldığı hususlardandır. İslam bizi geçici olana değil, kalıcı olana kenetlemeye çağırır. İnsanoğlunun dünyaya karşı bu arzuları ve hırsları öyle güçlüdür ki, neredeyse her şeyden el eteğin çekildiği yaşlılık döneminde bile diri kalmayı başarır.
"Yaşlı kişinin bütün güçleri zayıflasa da dünya sevgisi ve uzun emeller konusunda gönlü hep genç kalır"
(Buhârî, "Rikak", 5)
Câbir (ra) anlatıyor: Resûlullah bir gün çarşıya uğramıştı. Halk da etrafında idi. Derken küçük kulaklı bir erkek oğlak ölüsüne rastladı. Onu kulağından tutarak: "Hanginiz bunu bir dirhem karşılığında almak ister" diye sordu. "Biz ona hiçbir şey vermeyiz, o bizim ne işimize yarar ki" diye cevap verdiler. Peygamber : "Sizin olmasını istemez misiniz" buyurdu. "Vallahi, bunun dirisi bile kusurludur, çünkü kulakları küçüktür. Ölüsünü ne yapalım" dediler. Bunun üzerine Peygamber:
"Vallahi, dünyanın Allah nezdindeki değeri, bunun sizin yanınızdaki değerinden daha azdır" dedi.
(Müslim, Zühd, 2)
📌İnsanoğlu, doğası gereği yanılmaya ve hata yapmaya meyillidir. Ancak bazı hatalar tıpkı bir lokomotif gibi peşine taktığı diğer bütün günahları ve yanlışları da peşinden sürükler. Dünyaya körü körüne sevgi beslemek, işte böyle bir hatadır. Kalbe yerleştiği an; mal hırsı, makam sevdası ve daha nice kötülüklerin kapısını aralar. Dünyayı asıl amaç saymak, diğer tüm manevi yanılgıların ilk kıvılcımıdır.
"Dünya sevgisi bütün hataların başıdır."
(Beyhakî, Şuabu'l-İman 7/338)