Yapay Zeka Üniversiteyi Bitirir mi?
Üniversite, sadece ders dinlenen bir bina mıdır, yoksa bir toplumun geleceğini inşa ettiği, kimliğini aradığı ve dünyayla konuştuğu bir kürsü mü? Vav TV'de yayınlanan Hayata Dokunmak programında Rukiye Karaköse'nin konukları Prof. Dr. Alim Arlı ve Prof. Dr. Alev Erkilet, Türkiye'de üniversitenin doğuşunu ve geçirdiği evreleri analiz etti. İşte Nizamiye Medreseleri'nden günümüzün yapay zeka tartışmalarına uzanan o tarihsel yolculuğun özeti.
📖 Türkiye'de üniversite tarihini konuşurken Cumhuriyet'in ötesine, Osmanlı ve İslam bilim mirasına bakmak gerekir. Aslında bu topraklarda yükseköğretimin, Nizamiye Medreseleri'nden Enderun'a uzanan zengin ve özgün bir geçmişi var. Ancak 19. yüzyıla gelindiğinde, Avrupa ile karşılaşma ve "neden geri kaldık?" sorusu, modern üniversite fikrinin fitilini ateşledi,.
📖 Cumhuriyet, Osmanlı'dan Darülfünun'u ve Mülkiye, Mühendishane gibi köklü kurumları devraldı. Ancak ilk yıllarda, savaşlardan yorgun düşmüş bir toplum ve sınırlı bütçe nedeniyle üniversite öncelikli bir reform alanı değildi; öncelik daha çok tarımsal kalkınma ve nüfusu köyde tutma politikalarındaydı.
📖 İkinci Dünya Savaşı'nın bitimi ve çok partili hayata geçişle birlikte üniversite yeniden tasarlandı. 1946 tarihli Üniversite Kanunu ile üniversitelere özerklik verildi. Bu dönemde Alman ekolünden Amerikan ekolüne bir geçiş yaşandı. Özellikle ODTÜ'nün kuruluşu (1956), Amerikan tipi kampüs ve araştırma üniversitesi modelinin Türkiye'ye girişiydi.
📖 1960'lar ve 70'ler, talebin patladığı ancak üniversite sayısının yetersiz kaldığı yıllardı. Bu dönemde bir yandan özel yüksekokullar ve akademiler çoğaldı, diğer yandan 68 kuşağıyla birlikte üniversiteler politize oldu. Sağ-sol çatışmaları ve boykotlar, kampüslerin gündemini belirledi.
📖 1980 Darbesi, üniversite sisteminde köklü bir değişikliğe yol açtı. YÖK (Yükseköğretim Kurulu) kurularak merkeziyetçi bir yapıya geçildi ve akademiler üniversiteye dönüştürüldü. 1990'larda vakıf üniversitelerinin sisteme girmesi ve 2000'lerde "her ile bir üniversite" politikasıyla yükseköğretim devasa bir kapasiteye ulaştı,.
📖 Bugün geldiğimiz noktada ise sorunlar şekil değiştirdi. Niceliksel artışa rağmen nitelik, istihdam ve kalite sorunları tartışılıyor. Gençler arasında "Diplomam işe yarayacak mı?" kaygısı hakim. Prof. Dr. Alim Arlı'ya göre, üniversiteler neoliberal dönüşüm altında "ranking" (sıralama) yarışlarına hapsolmuş durumda ve kamusal misyonlarını kaybediyorlar.
📖 Sonuç olarak; üniversite sadece diploma alınan bir yer değil, toplumun kendi üzerine düşündüğü, geleceğini kurguladığı bir hafıza merkezidir. Bu hafızayı ideolojik kavgalardan ve niteliksizlikten arındırarak yarının dünyasına hazırlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu yazı, VAV TV'deki "Son Davet" programında Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz ve Prof. Dr. İrfan Gündüz'ün değerli katkılarıyla gerçekleştirilen sohbetten derlenmiştir.