Arama

Osmanlı'da eğitim terimleri

Osmanlı döneminde ilim ve eğitim oldukça önemliydi. Medreselerde okula başlayan öğrenciler çeşitli kademelerde eğitimlerine devam ederdi. Osmanlı'da çocuk, herhangi bir mevsimde okula başlayabilirdi. Bazı mekteplerde de talebelere aylık ücret ödenirdi. Sizler için Osmanlı'da eğitim terimlerini derledik.

  • 3
  • 19
FAKİH
FAKİH

Medrese yöneticisi

Fıkh sözlükte "bilmek, bir şeyi iyi anlamak, bir konuda derin bilgi sahibi olmak" anlamına gelir. Bu kelime kökünden türeyen fakih de "bir şeyi iyi bilen, iyi anlayan kimse" anlamına gelir.

Osmanlı'nın ilk hutbesinin okunduğu cami

  • 4
  • 19
İCAZETNAME
İCAZETNAME

Sahnı bitirenlere verilen diploma

İbn Fâris'e göre "bir âlimin ilmini talebesine aktarması" manasında terimleşen icazet, ilk defa hadis alanında kullanıldı. Bu alanda "hadis rivayetine sözlü veya yazılı izin vermek, rivayet hakkını devretmek" anlamında kullanıldı.

Osmanlı'da medrese ve tekke mensuplarıyla sanat erbabından eğitim ve öğrenimlerini tamamlayanlara üstatların verdiği yazılı belgeye denirdi.

Arşiv fotoğraflarıyla Osmanlı döneminde öğrenciler

  • 5
  • 19
DANİŞMEND
DANİŞMEND

Yükseköğretim düzeyinde medrese öğrencisi

"Bilgili, ilim sahibi" anlamına gelen Farsça bir kelime danişmend, büyük medreselerde icazet alma seviyesine gelen talebelere denilirdi. Danişmendler, medresede oda sahibi idiler ve malî durumu iyi olanların, hizmetlerini görmek üzere yanlarına çömez alma yetkileri de vardı. Ayrıca medrese talebeleri dışında, kadılık, müderrislik mesleğinde bulunan ilim erbabı da dânişmend sıfatıyla anıldı.

  • 6
  • 19
MUHTASARAT
MUHTASARAT

İlk kez öğrenime başlayanların gördükleri dersler.

Eskiden medreselerde okutulan, ulûm-i âliye yani "yüce ilimler" adı verilen Kur'an ve hadis ilmi dışında kalan ve ulûm-i âliyye "yardımcı ilimler" denilen kelâm, mantık, nahiv, hendese, târih, coğrafya gibi ilimler için kullanılan bir terimdir.

  • 7
  • 19
SOFTE
SOFTE

Orta düzey medrese öğrencisi.

Farsça'da "yanmış, tutuşmuş" anlamına gelen sûhte kelimesi, Osmanlı'da medrese talebeleri için onların ilim aşkıyla yanmış tutuşmuş olmalarına mecazen kullanıldı. Bu terim zamanla softa şeklini almıştır. Softa kelimesi, Osmanlı döneminde 16. yüzyılda kullanılmaya başlanıp son döneme değin kullanıldı.
Osmanlı eğitiminde sıbyan mektebini bitiren bir talebe on iki-on beş yaşlarında iken medreseye girerek softa olur ve medrese öğrenimi başlardı. Softalar "Arapça sarf, nahiv, mantık ve âdâbü'l-bahs gibi muhtasarat derslerini okuduktan sonra müderristen aldıkları başarı belgesiyle bir üst medreseye devam ederlerdi.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN