Arama

  • Anasayfa
  • Galeri
  • Edebiyat
  • Tarihte toplumu dönüştürme ve kültürel hegemonya aracı olarak mizah dergileri

Tarihte toplumu dönüştürme ve kültürel hegemonya aracı olarak mizah dergileri

Mizah dergilerinin günümüze ait bir tür olduğunu mu düşünüyorsunuz? Oysa serüveni Osmanlı'ya dayanıyor. Tanzimat dönemi ile birlikte modern anlamdaki dergiciliğin yayın hayatına girmesi, farklı dergi türlerini de ortaya çıkardı. Bunlardan biri de mizah dergileri. Osmanlı'da 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlayan ve değişen siyasi, sosyal, ekonomik koşullarla şekillenen mizah dergilerinin günümüzde olduğu gibi büyük oranda toplumsal algıyı şekillendirme rolü vardı. Osmanlı'da geleneksel mizah anlayışından Batılı mizah anlayışına geçişi ve mizah dergilerinin üstlendiği temsiliyet rolünü, dönemin mizah dergileri üzerinden inceledik.

  • 1
  • 20
Mizah dergileri
Mizah dergileri

19.yüzyıldan itibaren yayın hayatında olan mizah dergileri, Osmanlı'da önemli bir yer edindi. Dergiciler bu tarihten itibaren dönemde yaşanan birtakım olumsuzlukları, toplumun, sistemin aksayan yönlerini, hiciv ve mizah yoluyla ironik bir şekilde eleştirdi. Genel olarak karikatür görselleriyle desteklenen dönem dergileri, özellikle halkın yoğun bir şekilde bulunduğu kahvehanelerde boy gösterdi.

Peki genel olarak Türk toplum ve aile yapısına aykırı, iktidarı hakarete varan boyutlarla eleştiren, dönemdeki hakim atmosfere dair her noktanın tenkit edildiği mizah dergileri gerçekten masum muydu? Haksız yere mi kapatıldılar, kapatılmalarının arkasında yatan sebepler nelerdi?

Yapılan birtakım araştırmalar karikatür sanatının, çıkışından itibaren tarihi ve sosyal olayları şekillendirmede kritik roller üstlendiğini ortaya koyar. Zira bu düşünceyi günümüze tatbik ettiğimizde hiç de yanlış olmadığını güncel gelişmelerden görebiliriz. Muhalif bazı mizah dergileri özellikle ülkemizin yaşadığı birtakım kritik olaylarda karikatürler aracılığıyla toplumun algısını şekillendirme girişimlerinde bulundular.

  • 3
  • 20
Geleneksel mizah anlayışından yeni mizah anlayışına
Geleneksel mizah anlayışından yeni mizah anlayışına

Osmanlı mizahına katkı sağlayan isimlerin başında eleştiriyi güldürü unsuru ile birleştiren, Karagöz ve Hacivat, Nasreddin Hoca gibi isimler gelmekteydi. Aynı zamanda Harname, Şikayetname, Siham-ı Kaza gibi toplumun ve sistemin aksayan yönlerini çeşitli şekilde tenkit eden anlatılar da kaleme alındı. Fakat bu anlatı ve şahısların ortak özelliği, mizahın yumuşak üslubu ile problemleri çözmekti. Tanzimat ile birlikte değişen medeniyet algısı mizahın ve hicvin seyrini değiştirerek dönemin şartları içerisinde kendi gündemini oluşturdu. Dönemde yaşanan pek çok siyasi olay, değişen toplum kodları mizahın muhtevasını da belirledi. Bu durumun en bariz şekilde görüldüğü alan ise mizah dergileri oldu.

  • 4
  • 20
Tanzimat dönemindeki kırılmalar mizah algısına da yansıdı
Tanzimat dönemindeki kırılmalar mizah algısına da yansıdı

Tanzimat'a kadar mizah hususunda Osmanlı'nın kültürel kodlarını şekillendiren durumu bir cümle ile nitelendirebilseydik Mevlana'nın "Başkasının ayıbını söyleyen asıl kendisi kaybetti. Kendi ayıbını görebilen kişiye ne mutlu" sözünü kullanabilirdik. Geleneksel mizah anlayışında, bireylerin ve sistemin ayıbı genel itibariyle alegorik, insani duyarlılık ve nezaketli bir şekilde tenkit edilirken, Tanzimat ile gelişen yeni mizah anlayışında, siyasi durumların ve ideolojilerin baskısıyla sistem ve bireyler insanı duyarlılıktan uzak, acımasız bir şekilde eleştirildi.

  • 5
  • 20
Dönemin padişahı Abdülhamid’in mizah dergilerine yansıması
Dönemin padişahı Abdülhamid’in mizah dergilerine yansıması

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından hazırlanan "Türkiye'de Mizah Dergileri: Kültürel Hegemonya ve Muhalefet" başlıklı çalışma, Batı basınında çıkan II. Abdülhamid'in "sinsi", "eli kanlı" ve tahttan indirilmeyi hak eden "zalim" ve "sahtekar" imgesinin, padişahın yerli mizah yayınlarındaki tasvirleriyle birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğunu ortaya koyar. Sözkonusu araştırmaya göre, "despot" olmakla itham edilen padişahın, Osmanlı örneklerini ve Karagöz'ü yaygınlaştırmak için gösterdiği çaba ve girişimler mizah literatüründe göz ardı edilmişti. Sultan II. Abdülhamid'den sonra yaşanan İttihat ve Terakki dönemi ise Türk mizah tarihinin en bereketli ve hür dönemlerinden biri olarak kodlanmış ve böylece mizah, resmi ideoloji övgüsü için araçsallaştırılmıştır.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN