Arama

Necip Fazıl Kısakürek'in ilk şiirlerini yayınlama macerası

Edebiyatımızın Baki'den sonra ikinci "Sultanu'ş Şuara" unvanına sahip olan Necip Fazıl Kısakürek, fikirleri ve eserleriyle derin izler bıraktı. Yunus Emre'den, Fuzuli'den, Yahya Kemal Beyatlı'dan miras aldığı edebiyata boyut atlattı. Kaldırımlar şairi, en çok şiirleriyle üne kavuşsa da hem Büyük Doğu idealiyle hem de fikir hayatımıza kazandırdıklarıyla hafızalarımıza kazındı. Peki, Necip Fazıl ilk şiirlerini nasıl yayınladı?

  • 1
  • 12
EDEBİYATIMIZIN SULTANU'Ş ŞUARASI
EDEBİYATIMIZIN SULTANU'Ş ŞUARASI

Edebiyatımızın üstadı Necip Fazıl Kısakürek, fikirleri ve eserleriyle derin izler bıraktı.

📌 Edebiyatımızda Baki'den sonra ikinci "Sultanu'ş Şuara" unvanına sahip olan Necip Fazıl Kısakürek; Kaldırımlar şiiriyle üne kavuşsa da hem Büyük Doğu idealiyle hem de fikir hayatımıza kazandırdıklarıyla hafızalarımıza kazındı.

Peki, şiir yolcuğu nasıl başladı, ilk şiirini nasıl yayınladı? Gelin daha yakından bakalım👇

▶ Çocukluğunu, dönemin hakimlerinden büyükbabası Mehmet Hilmi Bey'in Çemberlitaş'taki konağında geçiren Kısakürek, okumayı 5-6 yaşlarındayken dedesinden öğrendi. Büyükannesi Zafer Hanım'ın da etkisiyle okuma tutkusuyla tanıştı.

Necip Fazıl'ın bilinmeyen 15 yönü

  • 3
  • 12
ŞAİRLİĞE ATILAN İLK ADIM
ŞAİRLİĞE ATILAN İLK ADIM

📌 Necip Fazıl'ın şairliğe ilk adım atışında annesinin önemli bir rolü vardı. Hastane odasında, annesinin ölüm döşeğindeki dileğini gerçekleştirme arzusuyla başladı her şey… Bu hatırayı Necip Fazıl şöyle anlatır:

"Annem hastanedeydi. Ziyaretine gitmiştim… Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter… Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde… Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:

-Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim!

Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetinin ta kendisi… Gözlerim, hastane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgâra karşı, içimden kararımı verdim:

-Şair olacağım!

Ve oldum."

  • 4
  • 12
EDEBİYAT ÖĞRETMENİ NECİP FAZIL'DAN NEDEN ÖZÜR DİLEDİ?
EDEBİYAT ÖĞRETMENİ NECİP FAZIL'DAN NEDEN ÖZÜR DİLEDİ?

📌Kısakürek, mahalle mektebinde başladığı öğrenimine, Fransız Papaz, Amerikan Koleji ve Rehber-i İttihad okullarında devam etti. İlkokulu Heybeliada Numune Mektebi'nde tamamlayan şair, 1916'da Yahya Kemal, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Ahmet Hamdi Akseki'nin de öğretmenlik yaptığı Mekteb-i Fünun-u Bahriye-i Şahane'ye (Deniz Harp Okulu) girdi. Çok sevdiği dedesini kaybetmesi üzerine kaleme aldığı "Büyükbabamın Ölümü" başlıklı yazısıyla edebiyat öğretmeninin dikkatini çekti.

▶ Necip Fazıl, şiir yazmaya başladığı okulu Bahriye Mektebi'ndeki edebiyat hocasıyla yaşadığı anıyı şöyle anlatır:

"O zamanın ütopyasına göre harp kazanıldıktan sonra bize geçecek olan Fransız donanmasının zırhlılarında vazife görmeye ve prenseslerin ellerinden öpmeye namzet zabitler sıfatıyla yetiştirildiğimiz, bu şartlara göre seçilip alındığımız, herkes saman ekmeği yerken nefis sofralara oturtulduğumuz, müzikle yemek yediğimiz, saraylara mahsus muaşeret edepleri içinde yoğrulduğumuz, böyleyken disiplinlerin en yakıcısı içinde kavrulduğumuz, memleketin en namlı hocalarına malik bulunduğumuz ve tatile üç ayda bir çıktığımız Bahriye Mektebi...

Şiire orada başladım. Vesilesi şiir kitabımın başında yazılı... Bizden, hayatımızın en çarpıcı vakasına dair birer vazife isteyen edebiyat muallimine "Büyükbabamın ölümü" isimli bir nesir verdim, onun taşkın takdirlerini kazandım ve sonra şiire başladım. Derken edebiyat muallimimizin eline bir de şiir sıkıştırınca onun şu hitabına çarptım: " Yo! Artık çizmeyi aşıyorsun! Bu yaştaki çocuk şairliğe kalkamaz! Bekle, sabret!

Zavallı hocam; altı yedi sene sonra bana bir lokantada rastlayacak ve ismi yeni çıkmaya başlayan şair talebesinden, yıllardır yazı yazdığı halde bir türlü tanınamamış mahzun edebiyat hocası sıfatıyla özür dileyecektir."

Necip Fazıl'da 'maarif' meselesi

📌 Öğrencilik yıllarında şiirle ilgilenmeye başlayan Kısakürek, "Nihal" isminde haftalık bir dergi çıkarmaya başladı. Bahriye Mektebi'nde Necip Fazıl'ın tarih hocası Yahya Kemal'di. Necip Fazıl'ın anlattığına göre Yahya Kemal, bir yıl içinde yalnızca "Lösid" destanını okuttu. Necip Fazıl o günleri şöyle yâd eder:

"Ağzı köpürerek büyük bir vecdle anlattığı bu destanda, (Lösid) tam ayağını üzengiye atıp eyere sıçramak üzereyken boru çalar, Yahya Kemal askerce olmasına çalıştığı bir temennah çakarak sınıftan kaçarcasına çıkar ve öbür derste, 'Nerede kalmıştık' diye sorup 'Lösid ayağını üzengiye atıyordu' cevabını alınca hikâyesine yine öncesinden başlayarak ve hep aynı noktada, (Lösid) ayağını üzengiye atarken fırlayıp giderdi. İstikameti de Büyükada..."

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN