İlginç bir şahsiyet: Şeyhülislam Yahya Efendi
İslam medeniyetinin önemli şairlerinden biri olan Şeyhülislam Yahya Efendi, dönemin önemli alim ve devlet adamlarından biriydi. Yaşadığı devrin, birçok önemli şairi tarafından övgülere mazhar olan Yahya Efendi, özellikle gazel türündeki eserleriyle öne çıktı. Çok yönlü bir şahsiyet olan Yahya Efendi'nin yaşamını ve eserlerini sizin için araştırdık.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Şeyhülislam Yahya Efendi'nin Divan'ı dışındaki eserleri:
➡ Nigâristân Tercümesi
Kemalpaşazade'nin Gülistân adlı esere nazîre olarak yazdığı Nigâristân'ın çevirisidir. Nazım ve nesir karışık bir biçimde kaleme alınmıştır.
➡ Sâkînâme
Şairin divanında da bulunan mesnevi tarzında 77 beyitten oluşan tasavvufî içerikli bir eserdir.
➡ Fetâvâ-yı Yahyâ Efendi
Şeyhülislam Esîrî Mehmed Efendi tarafından hazırlanan eser, Yahyâ Efendi'nin şeyhülislamlık yaptığı dönemde verdiği fetvaların bir araya getirilmesinden oluşur.
➡ Tahmîsü Kasîdeti'l-bürde
"Kaside-i Bürde" isimli meşhur kasideye yapılan bir tahmîstir. Eser ayrıca bu alanda yazılan tahmislerin en meşhurları arasında gösterilir.
➡ Taʿlîku Şerhi Câmiʿi'd-dürer
Muhsin-i Kayserî'nin "Câmiʿu'd-dürer" isimli eseri üzerinden kendisinin kaleme aldığı şerhe yapılan bir ta'liktir.
🔸 Şeyhülislam Yahya Efendi, 27 Şubat 1644 yılında vefat eder. Mezarı, Fatih Çarşamba'daki Sultan Selim Camii yakınında bulunan babasının yaptırdığı medresenin haziresinde bulunur.
🔸 Cenazesinin oldukça kalabalık olduğu kaynaklarda geçer. Ölümüne "Kabr-i Yahyâ ola yâ Rab pür-nur" sözüyle birçok tarih düşürülmüştür.
ŞEYHÜLİSLAM YAHYA EFENDİ'DEN BEYİTLER:
"Bülbüller öter güller açar şâd gônül yok
Hiç böyleliğin görmemișiz fasl-i bahârın"
Günümüz Türkçesiyle
Bülbüller öter, güller açar; fakat sevinçli bir gönül yok!
Biz bahar mevsiminin böyle olduğunu hiç görmedik.
"Zevâli gussası çeksün deyû ni'met verir yohsa
Felek ehl-i dilin sanman ki mesrûr olduğun ister"
Günümüz Türkçesiyle
Bizim gibi gönül ehli olanlara bir nimet geldiği zaman sanılmasın ki sevindirmek için gelir.
Bir gün nasıl olsa elinden çıkacaktır ya nimet; işte o zaman çekeceği ıstırap ziyadeleşsin diyedir.
"Aşkın nice düşvar idiğin her kişi bilmez
Bir ben bilirim çekdiğimi bir de bir Allah"
Günümüz Türkçesiyle
Aşkın ne derece zor bir hal olduğunu herkes bilemez.
Bu yüzden çektiğimi bir ben bilirim, bir de Allah!