Arama

Bahaettin Karakoç'un duygudan duyguya sürükleyen şiirleri

Şair bir ailenin üç çocuğundan biri olan Bahaettin Karakoç, edebiyatımızda "Dede Korkut" ve "Beyaz Kartal" olarak anıldı. Şiirde biçimi bir enstrümana benzettiğini her fırsatta dile getirdi. Yazarlığa ve şiire meraklı gençleri edebiyat dünyasına kazandırmayı amaçladı. Mesleğini soranlara "şairim" diyen Karakoç'un, duygudan duyguya sürükleyen şiirlerini derledik.

  • 1
  • 20
Mukaddes Sır
Mukaddes Sır

Âşık güler, aynalarda gül açar;
Kıraçlar yeşerir, gök ışık saçar.
Muhabbet yağmuru düşmeyen yerde,
Ne bir ceylan meler, ne bir kuş uçar...

Şair bir ailenin üç çocuğundan biri olan Bahaettin Karakoç, 1930'da Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde dünyaya geldi.

  • 2
  • 20
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdığım, sâdığım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...

İlkokulu sonradan Ekinözü adıyla ilçe olacak Cela köyünde, ortaokulu da Düziçi ilçesi ile Ankara'daki Hasanoğlan Köy Enstitüsünde tamamladı. Henüz ilkokul 3. sınıftayken bir haftada Osmanlıcayı öğrenip, bir ayda da Kur'an-ı Kerim'i okumayı bitirdi. 📌

  • 3
  • 20
Bir Çift Beyaz Kartal
Bir Çift Beyaz Kartal

Hangi yayla serin, nerde bühtan yok,
Gel seninle orda uçalım çocuk.
Meşeler, ardıçlar, çamlar yan yana
Biz kanat çırpınca dursun divana.
Bir çift beyaz kartal, hey bu da nesi?
Diyerek şaşırsın çobanın hepsi;
İlk kez görüyoruz desin görenler,
Bütün oymaklarda dolaşsın haber.
Keşiş dağlarından görünsün İstanbul,
Bütün dağ gölleri ışırken pul pul.
Güzel dost, ey hüzne âşina yürek,
Gel gidelim keklik gibi sekerek.

Türk edebiyatının 'Beyaz Kartal'ı: Bahaettin Karakoç kimdir?

  • 4
  • 20
Aşk
Aşk

Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki,
Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk.

Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından
Fışkın sürerce dirilip yeniden yanmaktır aşk.

Şiiri, "Yarar yönünden ister meyve versin, ister gölge, ister yaş olsun ister kuru, ister bir tenhada dikili dursun, ister bir eşya olarak evimizin bir yerinde otursun, ağaç hep aynı ağaçtır, muhakkak bir yerde ihtiyacımızı karşılar. Sağlam bir etik, ilkeli bir estetik ve helal ölçekli bir yarar sarmalında şiir de tıpkı bir ağaç gibidir. Sanatı besleyen bu üç ana arterdir. Kalbin bir zikir aracı olan şiir, trajik bir iç yangını, aşkın sıcak kanatları altında doğan bir kutsanmış sözler armonisi ve dört kelimeyle özetleyecek olursak evrensel bir dua biçimidir. Mutlak gerçeğe, mutlak güzele yönelmenin dillenişi ve kalbin dirilişidir." sözleriyle tanımlayan Karakoç, kendi deyişiyle, ölünceye kadar yakasını bırakmayacak olan şiirin rüzgarına da öğrencilik yıllarında yakalandı.

  • 5
  • 20
Beyaz Dilekçe
Beyaz Dilekçe

Rahman ve Rahim olan adına sığınarak,
Açtım iki elimi: Kor gibi iki yaprak.

Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç,
İşte dünya önümde; benim ruhum sana aç.

Karakoç, eserlerinde asıl adının yanı sıra "Baha Deliorman", "Said Yaylalı", "Ekinözülü Aşık Rahmani" mahlaslarını kullandı.

Memuriyete 29 Ağustos 1944'te başlayan şair, Kahramanmaraş'taki sağlık kuruluşlarında 32 yıl 8 ay sağlık memuru olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle 1982'de görevinden emekli oldu.

Şairlerin kaleminden İstanbul için yazılmış 15 şiir

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN