Mustafa Özcan
31.03.2026
Mustafa Özcan
Lenin'den Humeyni'ye; iki devrim lideri
31.03.2026
Tüm Yazıları

Lenin'den Humeyni'ye; iki devrim lideri

M. Ertuğrul Düzdağ tarafından kaleme alınan "Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler", kitabı yakın tarihle alakalı birçok bilinmeyeni gün yüzüne çıkartıyor. Bunlardan birisi kısaca Parvus olarak bilinen ve gerçekte bir Rus Yahudisi olan İzrail Lazareviç Gelfand Alexander Parvus'un oynadığı gizli rol ve çevirdiği dolap ve entrikalarıdır. Tarihin yatağını değiştiren çok ender simalardan birisidir. Birinci Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren adamdır. Önce İstanbul'da İttihatçıları ayartıyor ve onları Birinci Dünya Savaşı'na Almanların safında girmeye ikna ediyor. Ardından Çarlık Rusya'sını devre dışı bırakmak için İsviçre'de yaşayan Lenin'in trenle Almanya üzerinden Rusya'ya dönüşünü organize ediyor. Dönüş masraflarını Almanya karşılıyor.

Özellikle İttihatçılarla temas kuran Parvus, onları düşünceleriyle etkilemiştir. Bu süre içinde "vagon ticareti yolsuzluğu" ile "silah kaçakçılığı" gibi iddialarda ismi geçti ve ciddi bir servet elde etti. İttihatçı çevrelere Osmanlı'nın Almanya'nın yanında savaşa girmesi gerektiğini telkin etti. 1915 yılında İstanbul'dan ayrılan Parvus, Stockholm'e geçti, demir-çelik, kömür ticaretiyle servetine servet kattı. Sürgündeki Lenin'in Almanya üzerinden trenle Rusya'ya dönmesini sağlayarak, 1917 Devrimi'ne önemli katkıda bulundu.

Lenin'in İsviçre'den dönüşü ile Humeyni'nin Paris'ten dönüşü birbirine çok benziyor. Sonrasında yol açtıkları küresel ve bölgesel dalgalanma da.

Humeyni devrimi İslam dünyasında içinden çıkılmaz bir paradoks oluşturdu. Lenin komünizmle birlikte dünyayı gerdiği ve iki kutba ayırdığı gibi Humeyni de Şiiliğe dayandırdığı velayet-i fakih doktrini ile birlikte İslam dünyasını iki kutba ayırmıştır. Tam mahiyetini bilmeyen İhvan gibi teşekküller Paris'ten itibaren Humeyni'yi desteklemişlerdir. Bu onlarda veya kimliklerinde bağımlılık yapmıştır. Humeyni 1964 yılında önce Türkiye ardından da Irak'a sürgün edilmiştir. En son durağı Paris'tir ve oradan bir Fransız uçağıyla birlikte muzaffer bir şekilde ülkesine dönmüştür. Lenin trenle o ise uçakla dönmüştür. Paris'te bulunduğu süre içinde dönemin Amerikan Başkanı Carter'a çağrıda bulunarak mazlum İran halkının yanında durmasını istemiştir. Şah'ın devrilmesine katkı talep etmiştir. Bugünkü tabloyu tersinden okuyabilirsiniz. Tarihin devranıyla karşı karşıya bulunuyoruz. Şimdi de Şah'ın oğlu Trump ile Netanyahu ikilisinden bir benzerini bekliyor. Buna kaderin garip cilvesi diyebiliriz.

Saddam, Humeyni'yi kollamış tabir caizse Humeyni Saddam'ı harcamıştır. Paris serüvenine kadar Humeyni Irak'ta 14 yıl sürgünde kalmıştır. Cezayir anlaşmasından sonra Şah Humeyni'nin salınıma bırakılmasını yani Irak'tan uzaklaştırılmasını istemiştir. Çar naçar bunu kabul eden Saddam Hüseyin Humeyni'yi Kuveyt'le ara bölgeye sevk etmiştir. Bilahare temaslardan sonra Paris'e gitmesi kararlaştırılmıştır. Ağır misafir Paris'e gittikten sonra burada görücüye çıkıyor ve 8 ay sonra ülkesine dönüyor ve devrimin başına geçiyor. Irak'ta iken kılına dokunulmuyor. Bazı istihbaratçılar bir suikastla ondan kurtulmak gerektiğini ve suçu da SAVAK'a yükleyebileceklerini söylüyorlar. Saddam misafirlerine kötü muamelenin kendilerine yakışmayacağını söyleyerek bu teklifi reddediyor. Delikanlıca davranıyor. Şah, Humeyni ara bölgeye giderken ayıkarak fikrinden vazgeçiyor. Humeyni'nin Irak'ta kontrol altında tutulmasını istiyor. Lakin kuş kafesten uçmuştur. Saddam bilahare tebdili kıyafetle birlikte iki ajanını Paris'e yolluyor. Humeyni'ye ulaşıyorlar. Birisinin saatinde dinleme cihazı vardır. Humeyni'ye Şah'ı devirdikten sonraki yol haritasını soruyorlar. Sıra kafir Baas rejimini devirmeye gelecek diyor. Bunun üzerine Saddam er geç savaşın kaçınılmaz olacağını görüyor. Humeyni Irak Baasını devirmeye yeltenirken aksine Suriye'dekini tahkime çalışmıştır. İslam dünyasını herc-i merc eden isimlerden birisi olmuştur. Keşke bütün bunlar yaşanmasaydı.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları