Mustafa Özcan
14.02.2026
Mustafa Özcan
Pazarlık gücünü abartmak
Tüm Yazıları

Pazarlık gücünü abartmak

Bazı milletler pazarlık güçleriyle tanınır ve anılırlar. Bunlardan ikisi, İsrail ile İran halkıdır. Allah Beni İsrail'den bir inek kurban etmelerini veya boğazlamalarını ister. İşi pazarlığa dökerler. Kısa yoldan işe koyulmak yerine ineğin vasfıyla ilgilenmeye başlarlar. Meseleyi detaylandırırlar. Rengini, teninin koyu olup olmadığını sorarlar. Geçmiş milletlerin helakı peygamberlerine çok soru sormalarından ileri gelmiştir. Boğazlama görevi ile icrasının arasına pazarlığı sokarlar. Hıristiyanlar Yahudileri 'rabbin katili' olarak tasvir ederler. Kur'an ise onları Allah ile sıkı pazarlık yapan bir topluluk olarak takdim eder. Bu onların zor bir topluluk olduklarını gösterir. İran toplumu da böyledir. En azından yöneticileri sıkı pazarlıklarıyla tanınırlar. Hatta pazarlıkta usandırırlar. Sözgelimi, TAV şirketi havaalanlarında yer ve işletme hizmetleri sunmaktadır. Bir dönem Tahran Havalimanıyla alakalı TAV ile ilgili iki ülke arasında bir sözleşme yapılır.

Rejimin kanatları bu anlaşmanın uygulanmasını engelleme yarışına girerler. Sabote ve bloke ederler. İranlı yetkililer topu birbirine atmakta ve anlaşmanın icrasını savsaklamaktadır. Sonra deneme yanılma metoduyla bunun İranlıların huyu olduğunu öğrendik. Hem Yahudiler hem de İranlılar inatçı topluluklardır. Trump kuvvet yoluyla, zoruyla onları masaya çekmeye çalışmaktadır. Varılmak istenen anlaşmanın kapsamı ve mahiyeti nükleer çalışmalar, uzun menzilli füze teknolojisi ve vekalet güçleridir. Lakin İranlılar ne kadar pazarlık yaparsanız yapın müzakereleri veya pazarlığı ilk noktaya taşımakta mahirdirler. Trump da İran'a karşı askeri seçenek kullanmak yerine diplomatik seçeneği tercih etmektedir. Halbuki Netanyahu diplomatik yollar yerine askeri yolları yeğlemektedir. İran müzakere fırsatını kaçırırsa bir daha aynı noktaya dönmek imkansız olabilecektir. Trump İranlıların bir daha yıkılanların yerine yenisini ikame edemeyeceklerini öngörüyor! Öyle ise pazarlığı olurunda götürmek gerekir.

Müzakere yoluyla kurtarabileceklerini kurtarmaları gerekir. Elbette İran prensipte haklı lakin bu haklılık, fiiliyatı değiştirmiyor. Dolayısıyla pazarlık marjını abartmaması gerekiyor. Yoksa nükleer çalışmaları ve tesisleri batan geminin malları haline gelebilir.

Trump da İranlıların zorlu pazarlıkçı kimseler olduğunu keşfetmiştir. Trump sakar Şakir gibi sağa sola dalsa ve saldırsa da İran'ı tasvirde veya teşhiste son derece isabetli görünüyor. 12 günlük saldırı periyodunu kastederek, 'İran'a saldırı çok başarılıydı.Tesislerin içine girdiler. Bir daha böyle bir tesis yapacaklarını sanmıyorum. İran'la anlaşma yapmak istiyorum. Bunu anlaşma yapması zor bir grupla yapmaya çalışıyorum..." Bu son cümlesi bütün meseleyi ve süreci özetliyor!

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları