Arama

99 Esma Sonsuz Mana nasıl yazıldı?

Yayınlanma Tarihi: 24.06.2022 17:02 Güncelleme Tarihi: 25.06.2022 13:20

Yazarımız Fatma Bayram ile "En Güzel İsimler 99 Esma Sonsuz Mana" isimli kitabını konuştuğumuz röportajımızdan, kitabı yazmaya nasıl karar verdiğini anlattığı bölümü sizlerle paylaşıyoruz.

💠

Özge Özkul: Esma-i Hüsna ile ilgili çok merak edilen hususlar var. Ben bunlara geçmeden önce sizin yazdığınız kitapla ilgili konuşmak istiyorum. Esma-i Hüsna kitabını yazmaya nasıl karar verdiniz? Süreç nasıl gelişti? Neler hissettiniz yazdıktan sonra ve yazılma aşamasında?

💠

Fatma Bayram: Çok klişe bir deyim vardır. "Ben seçmedim, seçildim diye." Hakikaten Esma-i Hüsna'yı yazmaya seçildiğimi düşünüyorum. Yani çok büyük minnet duyuyorum Rabbime, bana bunu nasip ettiği için…

1990'da vaizliğe başladım. O dönemde kimse Esma-i Hüsna nedir, bilmiyor ve çok konuşulmuyorken; ısrarla Esma-i Hüsna'yı okumak gerektiğine, anlamak ve özümsemek gerektiğine her vaazımda bir cümleyle olsun temas ederdim. Çünkü görebildiğim kadarıyla insanların sosyal ve psikolojik sorunlarının dahi temelinde; Allah'ı doğru tanımamak doğru anlamamak doğru içselleştirememek var. Bir Allah inancı var ama muğlak veyahut kendi zihnimizde ürettiğimiz bir Allah inancı var. Nasıl bir Allah'a inanıyorsunuz? Mesela "Beni mutlaka affedecek!" Bakın, A'dan Z'ye bütün hayatınız değişir böyle düşündüğünüzde. Veyahut da "Ben artık affedilmem, o kadar kötü şeyler yaptım ki Allah beni affetmez!" Böyle düşünüyorsanız da bütün hayatınız A'dan Z'ye değişir.

Dolayısıyla bizim hem itikadi ve dini açıdan hem de ahlaki, sosyal ve kişisel açıdan Esma-i Hüsna'yı öğrenmeye; Rabbimizi orada anlatıldığı kadarıyla, teferruatıyla tanımaya; ruh ve akıl sağlığımız ile kişilik gelişimimiz açısından yani kemalimiz açısından, çok ihtiyacımız olduğunu, hep söyler ve ısrar ederdim.

💠

Fatma Bayram: 2014'tü yanılmıyorsam, - kendisine her zaman gıyabında çok çok teşekkür ediyorum çok minnet ediyorum ve dua ediyorum - Diyanet Yayınları'nda Lamia Abul hocamız beni aradı ve Diyanet aylık dergide her ay Esma-i Hüsna'dan birini yazmak istediklerini, benim bunu kabul edip, etmeyeceğimi sordu. Sanırım benim ısrarla Esma-i Hüsna demem kulağına gittiği için olabilir. Bilemiyorum, kendisine sormak lazım.

Ben çok zevkle kabul ettim. Her ay isimlerden birini yazdım. Yaklaşık 6 yıl kadar sürdü bu ve sonuna yaklaştığımızda - sanırım bir 20 isim kalmıştı- Huriye Martı Hocamız, şu andaki Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız, yaptıkları bir toplantıda bunu kitaplaştırmaya karar verdiklerini söylediler.

Hakikaten benim bir girişimim olmadı, ben bunu yazmalıyım diye bir plan yapmadım, bir ön çalışma yapmadım. Sadece vaazlarda ısrarla söyledim, yıllarca ve Allah Teâlâ nasip etti. Bütün kalbimle inanarak söylüyorum, benim bakış açım bu konuda şudur: Rabbim acaba bende nasıl bir hayır gördü de bunu bana nasip etti? Şükür makamındayım.

Aslında çok kıymetli bir kitap değil bana sorarsanız, bütün o Esma-i Hüsna literatürü içerisinde tarihe geçilecek, anılacak bir kitap değil. Bana ait olan cümleler sayılıdır kitapta. Çünkü bu ihbari bir konu. Yani sizin fikir edebileceğiniz, yeni buluşlar yapabileceğiniz bir konu değil. Allah kendisini nasıl anlatmışsa öyledir Rabbimiz. Ve siz oraya bir şey ekleyemezsiniz bir şey çıkaramazsınız.

Zaten bir dergi yazısı olduğu için de o kelamî boyut ve ordaki tartışmaları girmedik. Belki yeni bir dil ile söylemiş olduk. Sanırım bunu farklı kılan bu isim ben de tecelli ederse ahlakım nasıl olur bölümü dür, eğer bir farklılık varsa. Onu da kendisini hiç tanımadım ama rahmetli Ali Osman Tatlısu'nun Esmaü'l Hüsna Şerhi'nde görmüştüm. Aslında bunun ne kadar önemli olduğunu buradan bir kişilik gelişimi müfredatı çıkarabileceğimizi kendimizi tanımamız, etrafımıza faydalı olmamız, okuduğumda kendi tekâmülümüz açısından buradan bir program çıkarabileceğimizi düşünmüştüm. Yıllarca o kitabı çok çok tavsiye ettim. Binlerce kişiye ulaştırmış olabilirim. O kadar çok kişiye tavsiye ettim. Orayı biraz işledim, biraz orada çalıştım. Beş yıl kadar biraz psikoloji biraz sosyoloji, sosyal bilimler konusunda bir grupla tamamen hasbi bir çalışma yapmıştım. Oradaki birikim, daha sonra bu konuya duyduğum ilgi, oradan okuduklarım, onları birleştirmeye çalıştım. Dediği gibi her isimde belki bir ya da iki cümle benimdir. Geri kalanlar zaten bizim kitaplarımızda yazılı, kaynaklarımızda yazılı olan bilgilerdir. Belki yeni bir dil ile yazmış olduk onları.

Haberin tümünü okumak için tıklayın

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın

💠💠💠

FİKRİYAT.COM SOSYAL MEDYADA!

Fikriyat'ı aşağıdaki sosyal medya adreslerinden takip edebilirsiniz;

👉 TWITTER

👉 INSTAGRAM

👉 FACEBOOK

👉 YOUTUBE 🔔

👉 Fikriyat.com mobil uygulamasını ise buradan indirebilirsiniz.

Görüş ve önerileriniz için bizlere ulaşabileceğiniz e-posta adresimiz:

fikriyat@fikriyat.com.tr

Haberin Devamı

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan FİKRİYAT veya fikriyat.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN