Yüksek Sesle Müzik Dinlemek Akustik Travmaya Yol Açıyor
Uzmanlar, kulaklıkla yüksek sesli müzik dinleme alışkanlığının genç nesilde kalıcı işitme kayıplarına yol açtığı konusunda uyarıyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi KBB uzmanları Prof. Dr. Suat Turgut ve Prof. Dr. Zahide Mine Yazıcı, özellikle toplu taşıma ve gürültülü ortamlarda dış sesleri maskelemek için ses seviyesinin tehlikeli seviyelere çıkarıldığını belirtiyor. Normal konuşma 30-40 desibel seviyesindeyken, kulaklıkla dinlenen müziğin çok üzerinde olması iç kulaktaki hassas tüy hücrelerinin geri dönüşümsüz hasar görmesine neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, güvenli dinleme tekniklerine dikkat edilmediği takdirde yaklaşık 1 milyar genç ilerleyen yıllarda gürültüye bağlı işitme kayıplarından etkilenecek. Uzmanlar, kulaklık ses seviyesinin maksimum kapasitenin yüzde 60'ını geçmemesi ve gürültü önleyici özellikli kulaklıkların tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar, günlük yaşamın vazgeçilmezi haline gelen kulaklıkla yüksek sesli müzik dinleme alışkanlığının ciddi sağlık riskleri taşıdığı konusunda uyarıyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Bölümü Şefi Prof. Dr. Suat Turgut, özellikle gençlerin dış ortamdaki gürültüyü maskelemek için ses seviyesini tehlikeli seviyelere çıkardığını belirterek, bunun iç kulakta akustik travmaya ve kalıcı işitme kaybına yol açtığını vurguluyor. Normal konuşma seviyesinin 30-40 desibel olduğu düşünüldüğünde, kulaklıkla dinlenen müziğin bu seviyenin çok üzerinde olması, iç kulaktaki hassas tüy hücrelerinin geri dönüşümsüz hasar görmesine neden oluyor.
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Uzmanı Prof. Dr. Zahide Mine Yazıcı, güvenli dinleme sınırlarına dikkat çekerek önemli veriler paylaşıyor. 80 desibellik bir sesin haftada maksimum 40 saat dinlenebileceğini, ancak ses şiddeti 83 desibele çıktığında bu sürenin 20 saate, 86 desibelde ise 10 saate düştüğünü belirten Yazıcı, kulaklığın maksimum ses seviyesinin yüzde 60'ının üzerine çıkılmaması gerektiğini vurguluyor. Özellikle toplu taşıma araçları ve gürültülü ortamlarda kullanılan kulaklıklarda, dış sesleri duyabilmek için ses seviyesinin artırılması, kulak sağlığı açısından en büyük tehlikeyi oluşturuyor. Uzmanlar, bu durumda gürültü önleyici (noise cancelling) özellikli kulaklıkların tercih edilmesini öneriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, güvenli dinleme tekniklerine dikkat edilmediği takdirde yaklaşık 1 milyar gencin ilerleyen yıllarda gürültüye bağlı işitme kayıplarından etkileneceği öngörülüyor. Prof. Dr. Yazıcı, yüksek sese maruz kalmanın erken fark edilip sonlandırılması durumunda işitme kaybının geri dönüşümlü olabileceğini, ancak maruziyet devam ettikçe kalıcı hasar riskinin arttığını ifade ediyor. Özellikle 105 desibellik sese 5-10 dakikadan fazla maruz kalınmaması gerektiğini belirten uzmanlar, kulak içi kulaklıkların fiziksel olarak da dış kulak yolunu zedeleyerek enfeksiyonlara neden olduğunu, bu nedenle kemik iletimli açık kulaklıklar gibi yeni nesil teknolojilerin tercih edilebileceğini söylüyor. Sıradan işitme testlerinin her zaman yeterli olmadığını, özellikle yüksek frekansları kontrol eden odyometrik değerlendirmelerin yapılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, gençleri güvenli dinleme alışkanlıkları konusunda bilinçlendirmenin önemine dikkat çekiyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.