Arama

İlk ve en önemli Filistin yapımı

Yayınlanma Tarihi: 14.05.2018 00:00 Güncelleme Tarihi: 14.05.2018 17:32
İlk ve en önemli Filistin yapımı

2011 yapımı olan belgesel filmin yönetmenliğini Emad Burnat ve Guy Davidi yapmaktadır. Yapımcılık işinde de bulunan bu ikiliye ek olarak Christine Camdessus ve Serge Gordey eşlik ediyor. Filmin müziklerini ise, kulaklarda hoş bir tat bırakan Le Trio Joubran icra etmektedir. Birçok festivalden ödülle dönen bu güzel eser, 85. Akademi Ödülleri’nde, en iyi belgesel film kategorisinde yer almıştır.

"Eski yaraların iyileşmek için zamanı yok. Yenileri eskilerin üzerini kapatıyor. Ben de anılarımı ayakta tutmak için film çekiyorum."

KENDİSİNİ TEMSİL EDEN BİR ESER

2011 yılında IDFA İzleyici Ödülü ile Uluslararası Belgesel Film Festivali Amsterdam jüri özel ödülü, 2012 yılında Oscar (85.Akademi Ödülleri) En İyi Belgesel Dalı Adayı ve 2012 yılında gerçekleştirilen TRT Belgesel Ödülleri'nin açılış filmi olan 5 Broken Cameras, kendi kendini yetiştirmiş bir kameraman olan Filistinli Emad Burnat'ın gözüyle Filistin'de yaşananların anlatıldığı bir belgesel çalışmasıdır.

Belgesel En İyi Belgesel dalında Oscar'a aday olunca, İsrail basını tarafından İsrail filmi olarak lanse edildi. Oysa aday olduğu kategoride ülke zorunluluğu olmadığı için, aday adaylığına başvurusunda bulunulurken (birçok Filistin yapımı gibi) ülke belirtilmemişti. Davidi'nin bu konuda, "Burnat, İsraili temsil etmiyor, o sadece kendisini temsil ediyor" demesi de İsrailli yetkililerce eleştirildi.

Ayrıca, belgeselin hangi ülke yapımı olduğu da tartışma konusu olurken Burnat, belgeselin Filistin yapımı olduğunu söyledi ve Davidi de, "ilk ve en önemli Filistin yapımı" diyerek onu destekledi ve "teknik olarak Filistin-İsrail ve Fransa ortak yapımı çünkü bütçesi bu ülkeler tarafından karşılandı ama bence filmlerin ülkesi olmamalı" diye ekledi.

İsrail'de Temmuz 2012'de gösterime giren film Jerusalem/Kudüs Film Festivalinde, Oscar'da da aynı kategoride rakibi olan İsrail yapımı The Gatekeepers ile yarıştı ve En İyi Belgesel ödülünü kazanmış. Belgesel, İsrail'de beklenmedik bir şekilde, geniş çaplı övgü kazandı. Hatta sağcı Israel Hayom gazetesi yapımı, "yılın en iyi belgeseli" diye lanse etti. 5 Kırık Kamera, 2013 Israil Film Akademisi ödüllerinde de En İyi Belgesel dalında aday gösterildi.

HER KAMERA HAYATININ BİR BÖLÜMÜ

Film, kalbimizin başkenti Filistin'de, Batı Şeria'da bir köy olan Bil'in'de yaşayan Emad Burnat'ın beş farklı kamerasındaki görüntülerden oluşmaktadır. Belgeselin beş farklı kameradan oluşmasının nedeni ise, İsrail güçlerine karşı gerçekleştirdikleri barışçıl yürüyüşler sırasında, her birinin kırılması. Kırılan her eski kamerasının yerine yeni bir tane alan Emad, bütün olan biten gerçeği kaydeder.

"Başımdan pek çok olay geçti. Kızgın bir alev gibi kafamın içinde yanıyorlar. Acı ve sevinç, korku ve umut, hepsi birbirine karıştı. Yolu kaybediyorum. Eski yaraların iyileşmek için zamanı yok. Yenileri eskilerin üzerini kapatıyor. Ben de anılarımı ayakta tutmak için film çekiyorum. Bunlar benim beş kameram. Her kamera hayatımın bir bölümü…"

SERT YILDIRMA POLİTİKALARI

Batı Şeria'da köy sakinlerinden biri olan Emad Burnat, ailesi ve köy halkının hayatları, İsrail'in Batı Şeria'da inşa ettiği "soyutlama duvarı" ve İsrailli yerleşimcilerin köyün yanına yerleştirilmesiyle değişmeye başlıyor. Köyün geçim kaynaklarından olan Zeytin ağaçlarının İsraillilerce yakılması ve tahrip edilmesi, köyün etrafının önce telle ardından duvarla çevrilmesi, her gece köye yapılan polis baskınları, çocukların apar topar tutuklanıp götürülmesi gibi sert yıldırma politikalarına karşılık, Bill'in sakinlerinin başkaldırışı ve gösterileri, birinci elden, Burnat'ın kamerasından ekrana taşınıyor.

"Ordu köye gitgide daha sık aralıklarla gelmeye başlıyor. Gösterileri engellemeye çalışıyorlar. Kayıt yaparken sanki kamera beni koruyormuş gibi hissediyorum. Ama bu bir yanılsama. Kardeşimin tutuklanmasını filme alıyorum. Annem ve babam cipi durdurmaya çalışıyor. Sürekli "Ne yapmalıyım?" diye düşünüyorum. Bu görüntülerin bir anlamı olacağına inanmak zorundayım…"

İşgalci İsrail güçlerinin, Müslümanların topraklarını ellerinden almalarına gösterdikleri tepki ve dik duruşu konu alan film, zulüm ve despotizan bir vahşetin nasıl sergilendiğini ayan beyan ortaya koymaktadır. Belgeseldeki doğallık ve gerçeklik, insanı derinden saran ve sarsan bir hâl alıyor.

2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN