Arama

Acının değil isyanın, teslimiyetin değil onurlu direnişin şairi

Acının değil isyanın, teslimiyetin değil onurlu direnişin şairi

Slogancı söyleme düşmeden, estetik kaygıyı bir kenara itmeden direnişi dizeleriyle dünyaya yayan Mahmud Derviş’in şiiri direnen bir halkın yaşamının tüm dokularından esinlenir.

7 yaşındayken Nakba'yı ('in kuruluşuyla meydana gelen "Felaket") yaşayan Mahmud Derviş, ömrü boyunca halkının yaşadığı derin acıları duyarlı yüreğinde hissettiği halde, acının değil isyanın, karamsarlığın değil umudun, teslimiyetin değil onurlu direnişin şairi olmuştur. Dizelerine yansıyan acı ise, hüzünden çok isyana davet eder. Bu yönüyle Mahmud Derviş'in şiirinde direnişin evrensel izini sürmek mümkündür. Kendine özgü yönleri bir yana bırakılırsa 'i bir dünya, Mahmud Derviş'i de evrensel direnişin şairi bir dünyalı olarak düşünmek mümkündür.

ŞİİRLERİNDEN YAYILAN DİRENİŞ

Çocuk yaşta şiir yazmaya başlayan Derviş'in daha ilk şiirlerinde siyonistlerin yağmaları, kitlesel göç, İsrail baskı ve zulmünün izi görülür.

1941 yılında (şu an İsrail işgali altında bulunan) Celile kentine bağlı bir köyde doğan Mahmud Derviş, 1948'de ırkçı-Siyonistler köylerini yerle bir edince, ailesiyle birlikte Lübnan dağlarını aşarak Beyrut'a gitmek zorunda kaldı. Çocuk yaşta yazmaya başlayan Derviş'in daha ilk şiirlerinde siyonistlerin yağmaları, kitlesel göç, İsrail baskı ve zulmünün izi görülür.

Derviş, şiir yazmakla yetinmemiş gazeteci, yayıncı ve eylemci kimliği ile de Filistin direnişinin saflarında yer almıştır. Şiirlerinden yayılan direnişin bu kadar çarpıcı olması, her şeyiyle o direnişin içinde olmasından bağımsız düşünülemez. Henüz lise öğrencisi iken illegal mücadele saflarına katılan şair, dünyadaki gelişmeleri de yakından takip eder.


Slogancı söyleme düşmeden, estetik kaygıyı bir kenara itmeden direnişi dizeleriyle dünyaya yayan Mahmud Derviş'in şiiri direnen bir halkın yaşamının tüm dokularından esinlenir. Bu yönüyle Mahmud Derviş'i Mahmud Derviş yapan Filistin direnişidir. Ancak direnişten esinlendiği kadar o, hem direnişi hem direnişçileri de esinler. Filistinli direnişçilerin heybelerinde ekmeğin yanı sıra Mahmud Derviş'in şiir kitaplarını taşımaları bir tesadüf değildir.

TARİHİN TANIK OLDUĞU EN VAHŞİ DÜŞMAN "IRÇI-SİYONİSTLER"

Hem şairi susturmak hem direnişe verdiği desteği engellemek için saldıran siyonist rejim, Mahmud Derviş'i 1961, 1965 ve 1967 yıllarında üç kez hapse atmıştır.

Direnişin tarihini 1936'da başlayan ancak 1939'da kırılabilen ayaklanma ile başladığı kabul edilirse, Filistin halkının özgürlük uğruna 75 yılı aşkın süreden beri direndiğini söyleyebiliriz. Tarihin tanık olduğu en vahşi düşmanlardan biri olan ırkçı-siyonistlere karşı sürdürülen bu direnişte sayısız şehit verilmiştir. Zira 7'den 70'e Filistin halkının tümü siyonist canilerin hedefiydi, halen de öyledir.

Mahmud Derviş şiirinin gücü düşmanın gözünden de kaçmamıştır elbet. Hem şairi susturmak hem direnişe verdiği desteği engellemek için saldıran siyonist rejim, Mahmud Derviş'i 1961, 1965 ve 1967 yıllarında üç kez hapse atmıştır. Ancak zindana kapatılmak şairi sindirmek bir yana, direnişin gür sesi demir parmaklıklar ardından da yükselmeye devam etmiştir. Milyonlarca Filistinli gibi ırkçı baskılara maruz kalan şair, kimlik kartını bir bayrak gibi dalgalandırmıştır.

DİRENİŞİ GÜR SESİYLE HAYKIRAN BİR ŞAİR

Mahmud Derviş'in direnişi evrenselleştiren şiirinin kendisi de evrenselleşmiştir. Kitapları Türkçe dâhil 30 dile çevrilen şair, farklı ülkelerden ödüller almıştır.

Arap dünyasında şiirin toplumların yaşamında apayrı bir yeri vardır. Kitleler ünlü sanatçıları izlemekten çok, şiirlerini okuyan ozanları dinlemek için stüdyoları, salonları hatta kimi zaman meydanları doldurur. Mahmud Derviş'i de pek çok yerde binlerce insanın huzurunda şiirlerini okurken görmek mümkündür. Bu tür etkinliklerde en ajitatif konuşmalar bile, direnişi gür sesiyle haykıran şairin gölgesinde kalabilir.

Bundan dolayı salt ırkçı-siyonistler değil, gerici Arap rejimleri de şairleri baskı altında tutmuş, çoğu zaman kitleler önünde şiir okumalarını engellemişlerdir.

Mahmud Derviş'in direnişi evrenselleştiren şiirinin kendisi de evrenselleşmiştir. Kitapları Türkçe dâhil 30 dile çevrilen şair, farklı ülkelerden ödüller almıştır.

SAYGIN ARAP MÜZİSYENLER TARAFINDAN BESTELENEN ŞİİRLER

1969'da Lotus ödülüne layık görülen Mahmud Derviş, 1982'de Şaron gözetiminde gerçekleştirilen Sabra ve Şatila soykırımı üzerine yazdığı "Gölgeyi Yüksekten Övmek/Beyrut Kasidesi" adlı uzun şiiri ile 1983 Lenin ödülünü kazanmıştır. Türkiye'ye de birkaç defa gelen Mahmud Derviş, 2003 yılında Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Ödülü'ne layık görülmüştü. Mahmud Derviş'in saygın Arap müzisyenler tarafından bestelenen şiirleri, Arap dünyasındaki direnişçilerin dillerinde şiarlaşmıştır. Lübnanlı ilerici sanatçı-müzisyen Marsel Halife de Mahmud Derviş'in pek çok şiirini bestelemiştir. Bu besteler arasında Filistin ulusal marşı da yer almaktadır.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN