Arama

Serhat kentini sarraf hassasiyetiyle arşivlemek

Serhat kentini sarraf hassasiyetiyle arşivlemek

Çektiği yaklaşık yüz bin fotoğrafla 1958 yılından bugüne 'nin görsel arşivini oluşturan 88 yaşındaki Tayyip Yılmaz, ilerlemiş yaşına rağmen gelecek nesillere aktarmak için kentin güzelliklerini fotoğraflamaya devam ediyor.

Fotoğraf sanatçısı ve ressam Tayyip Yılmaz, 1958'den bu yana tarihi ve turistik mekânlarında çektiği fotoğraflarla serhat kentini adeta "sarraf" hassasiyetiyle arşivliyor. İlerleyen yaşına rağmen tutkusundan vazgeçmeyen Yılmaz, çektiği ve arşivlediği fotoğraflarla bir anlamda kentin 1958 yılından bugüne kadarki tarihine kaynak oluyor. Teknolojiye ayak uyduran Yılmaz, artık fotoğrafları dijital fotoğraf makinesiyle çekiyor.

Emekli resim öğretmeni Tayyip Yılmaz, aşkla bağlı olduğu mesleğini 'nin farklı coğrafyalarında yaptıktan sonra 1958'de tayini çıktığı Edirne'de devam ettirdiğini belirterek şöyle devam etti:

"Edirne'yi her yönüyle çok sevdim. Mesleğim öğretmenliği fakat fotoğrafa dair merakım ve teknik bilgilerim de var. Ankara'daki Gazi Eğitim'de Şinasi Barutçu diye bir hocamız vardı.

Türkiye'de ilk renkli fotoğraf baskısı yapan ve Almanya'da tahsil görmüş, öğretici filmler merkezini kuran öğretim görevlisiydi. Üzerimde çok emeği vardır. Bizi fotoğraf ile ilgili sık sık sınav yapardı.

Sınavlardan hep 10 puan alırdım. Bu iyi notlarımın temelinde ise köy enstitüsünde aldığım eğitim vardır."

Resim ve fotoğraf atölyesi ile ilk kez Lüleburgaz Kepirtepe'deki Köy Enstitüsü'nde tanıştığını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"İdealist resim öğretmeni Selahattin Taran bize her konuda bilgiler veriyordu. Bilhassa resim ve fotoğrafçılık alanında. Köy enstitülerinde kurulan fotoğraf atölyesinde çalışmalarımı sürdürmüştüm.

Bu eğitimi Gazi Eğitim'de de iyi notlar alarak tamamladım. Fotoğraf benim için büyük bir tutku.

Arşivimde siyah-beyaz, renkli 100 bin fotoğraf yer alıyor. Eşim bana 'Sanki görevli gibi çalışıyorsun' diyor. Bir yerin güzelliğini görmüşümdür, fotoğraf makinem yoksa yanımda, uygun bir günde tekrar oraya gider fotoğraflarım."

"Hâlâ resim çiziyorum, fotoğraf çekiyorum. 30 kadar fotoğraf makinem birikti. Güzel olanlardan 5'ini Edirne Müzesi'ne hediye ettim. Oraya 150 kadar da doküman verdim, makinelerden, resimlerden, fotoğraflardan... Bu benim tutkum. Takdir beklemeksizin yapıyorum."

1958'den beri 'ye ait ne gördüyse fotoğrafladığını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu: "Dosyalarımı karıştırmaya kalksanız 1865 yılına ait panoramik resimler ve fotoğraflar görürsünüz. Ayrıca Türkiye'de kimsede olmayan Osmanlı'dan bu yana Kırkpınar pehlivanları fotoğraf arşivim var. Edirne'de bazı eserlerin harap olması ile ilgili de fotoğraflarım var. Bunların çoğu belge niteliğinde. Halen mukayeseli şekilde çekiyorum."

Fotoğraf çekmenin aşk ve tutku olduğunu dile getiren Yılmaz, arşivindeki Edirne'ye dair 22 bin fotoğrafı ise Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'ne verdiğini ve bu fotoğrafların dijital ortama aktarıldığını aktardı.

"Arşivimde başta Selimiye, Üç Şerefeli, Eski, Ayşekadın, Dar'ül Hadis camileri ve diğer camiler var. Mimar Sinan'ın ustalık eseri Selimiye Camisi ile ilgili bir de albüm hazırlığındayım. Restoratörler camilerin restorasyonu için eski fotoğrafları benden istiyor. 'Filan yeri tamir ediyoruz, var mı acaba?' diye soruyorlar. Hemen bulup veriyorum."

Yılmaz, Trakya Üniversitesi'nin kuruluşuna dair de pek çok fotoğrafın arşivinde yer aldığını, belge niteliğindeki bu fotoğrafların gelecek nesillere ışık tutacağını anlattı.

Gençliğinden bu yana guaj, yağlı, suluboya ve karakalem resim çalışmalarına devam ettiğini ve çok sayıda tablosunun olduğunu anlatan Yılmaz, fotoğrafları ve tablolarının ulusal ve uluslararası sergilerde izlenime sunulduğunu kaydetti.

pdf indir

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN