Arama

İstanbul’un güzelliğiyle dillere destan 5 yalısı

İstanbul, dillere destan güzelliğinin önemli bir kısmını Avrupa ile Asya kıtalarını ayıran Boğazı'na borçludur. Boğaz'ın iki yanında yer alan yalılar şehrin birçok dönemine şahitlik etmiş, birçok hikâyenin kahramanı olmuştur. Tarihi omuzlarında taşıyan bu yalıların her birinin farklı bir hikayesi ve mimari özellikleri vardır. Onları birleştiren nokta ise şehre kattıkları masalsı güzelliktir... Kimi zaman vapurla geçerken ihtişamına hayran kaldığımız, kimi zamansa sahil boyunca yürürken gözümüze çarpan İstanbul'un incisi 5 yalıyı derledik…

  • 1
  • 10
MISIRLI YUSUF ZİYA PAŞA YALISI (PERİLİ KÖŞK)
MISIRLI YUSUF ZİYA PAŞA YALISI PERİLİ KÖŞK

Yusuf Ziya Paşa Yalısı, İstanbul'un Sarıyer ilçesinin Rumelihisarı semtinde yer alan Boğaz'ın en güzel yalılarından biridir. Yalının yapımının uzun süre bitmemesinden dolayı yapıya "Perili Köşk" adı verilmiştir.

📌Köşkün sahibi zamanın zengin tüccarı ve Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşanın başyaveri olan Yusuf Ziya Paşa'ydı.

📌Köşkün iki ve üçüncü katı, onlarca yıl boş kalmıştır. Binanın dış cephesi, 1995-2000 yılları arasında iç mekanını da yenileyen Hakan Kıran tarafından özgün tasarıma sadık kalınarak restore edilmiştir.

Yalının mimari özellikleri

📌Perili Köşk Özgün mimarisiyle İstanbul kültür mirasının önde gelen örneklerindendir.

📌9 katlı olan bina, yaklaşık 5000 m²'lik zemin alanına sahiptir.

📌Binanın yapımında Birleşik Krallık'tan getirilen tuğlalar kullanılmıştır.

📌İstanbul Boğazı'nda yer alan Yusuf Ziya Paşa köşkünün seyir terasından Marmara Denizi ve Rumelihisarı görünmektedir.

📌Perili Köşk'ün değeri 2003 yılında Century 21 tarafından 40 milyon dolar olarak belirlenmiştir.

İstanbul'da boğazın incisi 10 yalı camii

Yusuf Ziya Paşa köşkünün hikayesi

📌Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa'nın Başyaveri olarak görev yapan Yusuf Ziya Paşa'ya ait olan köşkün yapımına 1910'lu yıllarda başlandı. 1. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle köşkün inşaatında çalışan işçilerin askere alınması sebebiyle inşaat tamamlanamadı, bu süreçte boş kalan binaya çevrede "perili köşk" yakıştırması yapıldı.

📌Yusuf Ziya Paşa ikinci eşi Nebiye Hanım ve Nebiye Hanımın ilk eşinden olan 3 kızı ile birlikte, vefat ettiği tarih olan 1926 yılına kadar köşkte yaşadı. Paşanın ölümünden sonra aile 1993 yılına kadar köşkte oturdu, birinci katında ise kiracıları yaşadı. Yarım kalan inşaat nedeniyle tamamlanamayan ve boş kalan ikinci ve üçüncü katlar yüzünden de bina çevrede "Perili Köşk" diye anılmaya başlandı.

📌Bu binaya perili köşk denilmesinin bir başka sebebi daha vardı. Yusuf Ziya Paşa bu yalıyı güzeller güzeli eşi için yaptırmıştı, bazı söylentilere göre, yalının içinde "peri kadar güzel bir kız" yaşadığı için de yapının adı perili köşke çıkmıştı.

Yalı günümüzde hangi işlevde kullanılmaktadır?

📌Faaliyetlerini 19 Şubat 2007 tarihinden beri Perili Köşk'te sürdüren Borusan Holding, binayı 2030 yılı sonuna kadar kiraladı. Günümüzde, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonuna ve çeşitli yerli/yabancı küratörlerin kişisel veya karma çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapmakta. Hafta içleri ofis olarak kullanılırken, hafta sonlarıysa sanatseverlerin ziyaretine açılmaktadır.

Nasıl gidilir?

  • 3
  • 10
ŞEHZADE BURHANEDDİN EFENDİ YALISI
ŞEHZADE BURHANEDDİN EFENDİ YALISI

Şehzade Burhaneddin Efendi Yalısı, Yeniköy, Sarıyer sahilinde inşa edilmiş en büyük ahşap Boğaziçi yalılarından biridir.

📌1911 yılında II. Abdülhamid'in oğlu Şehzade Burhaneddin tarafından satın alındıktan sonra onun adıyla anılmaya başlamıştır. Mısırlı Ahmet İhsan Bey yalıyı satın alınca adı Mısırlılar yalısı olarak da anılmıştır.

Yalının hikayesi

📌1785 yılına ait tapudaki ilk kayıtlarda yalının sahibi olarak saatçi Hacı Panayot ismi geçiyor. Yalının ilk sahiplerinden biri dönemin ünlü sarraflarından Varki Vartaks'tı. Vartaks ölünce yalı icralık olmuş ardından 1887'de yalıyı Hariciye Bakanı Ahmet Münir Paşa satın almıştı. Onun vefatından bir süre sonra da Enver Paşa'nın annesi Ayşe Pervin ile Şükriye Ulviye Hanım'ın mülkiyetine geçtiği biliniyor.

📌1911 yılına gelindiğinde ise II. Abdülhamid, yalıyı çok sevdiği oğlu Şehzade Burhaneddin Efendi için satın almıştır.

📌Cumhuriyetin kurulma aşamasında yalıyı satmak zorunda kalan şehzade, Mısırlı Ahmet İhsan Bey'e yalıyı satıp sonra da İstanbul'dan gitmek zorunda kalmıştır.

📌1923'te Mısırlı Ahmet İhsan Bey'e geçen yalı, 'Mısırlılar Yalısı' olarak da kayıtlara geçmiştir. Ahmet Efendi'nin ölümünden sonra kızlarına miras kalan yalı, uzun yıllar kaderine terk edilmişti. Sonrasında ise yüksek bir meblağ ile alıcısını buldu.

📌Türkiye'nin en pahalı yalısı olan Şehzade Burhaneddin Yalısı, geçtiğimiz yıllarda Katarlı iş adamı Abdülhadi Mana Ash Al-Hajri'ye satıldı.

Edebiyatçılarımızın eserlerindeki İstanbul mekanları

Yalının mimari özellikleri

📌Kıbrıslı Yalısı'nın ardından en uzun rıhtıma sahip olan yalıdır.

📌Yapı bodrumuyla beraber dört katlıdır.

📌Yalının toplam 3 bin 633 metrekare kullanım alanı ve toplam 64 odası bulunmaktadır.

📌Yalının deniz cephesinin iki yanında ikinci katlardan dışarı taşan çıkıntılı cumbalar bulunur. Yalının duvarlarında, yapıldığı dönemden günümüze ulaşan Rokoko üslubu işlemeler vardır.

📌 Üçüncü kat balkonu üzerinde ve çatı alınlığında Eski Türkçe "Ya Hafız 1328" yazısı görülmektedir.

📌 Haremlik ve selamlık bölümleri bulunan yalının girişinde 650 metrekarelik altın varaklı süslemeler bulunan büyük bir salonu vardır.

📌60 metrelik rıhtıma sahip yalıda mavi çam, manolya, palmiye gibi ağaçlarla yeşillendirilmiş şahane bir bahçe de ziyaretçileri ağırlar.

Nasıl gidilir?

  • 5
  • 10
KIBRISLI YALISI
KIBRISLI YALISI

Kıbrıslı Yalısı, İstanbul Üsküdar'da Kandilli Göksu Caddesi'nde bulunan ve İstanbulda Boğaz'a en geniş cephesi olan yalıdır.

Yalının hikayesi

📌Yalının ilk sahibi I. Abdülhamit'in sadrazamlarından İzzet Mehmet Paşa'ydı. İzzet Mehmet Paşa, Kara Vezir adı ile anılan Silahtar Mehmet Paşa'nın ölümünden sonra ikinci kez sadrazamlığa getirilmişti. Bu nedenle de yalı Kara Vezir Yalısı olarak da anılmaktadır.

📌Yalı, 18. yüzyıl'ın son çeyreğinde yapıldı. 1781 yılında, ikinci sadaretinde iken görevine son verilen ve 1783'te Belgrad valisi iken vefat eden İzzet Paşa'nın yalısı, o tarihlerde ikinci Mirahur olan oğlu Sait Mehmet Bey'e geçmişti.

Mirahur: Osmanlıda has ahırın ikinci üst düzey görevlisidir.

📌Bir süre bu yalıda oturan İzzet Paşa ailesi 1794 yılında yalıyı bu sefer yine İzzet Paşa ile aynı isimli olan III. Selim'in sadrazamlarından olan İzzet Mehmet Paşa'ya kiralamışlardı. 1811'de Sait Bey'in ölümünden sonra, oğlu Kapıcıbaşılarından Mehmet Ataullah Bey, büyükbabasının Kandilli'deki bu yalısında ikamet etmeye başladı.

Bu yalı Piyer Loti ve Yahya Kemal gibi yazarların çok sevdiği bir toplantı yeriydi ve Iraklı Kral Faysal ve Fransız Prensesi Eugine gibi ünlüleri ağırlamıştır.

İstanbul tarihinden 20 ilk

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN