Arama

Selçuklu döneminden miras kalan 3 şifahane

Selçuklular döneminden ecdadımızın mirası olan ve sağlık hizmeti sunan darüşşifalar, asırlar boyunca varlığını sürdürdü; Anadolu'da birçok isim ile zikredildi. Halk sağlını düşünen bu kurumlar din, dil, ırk farkı gözetmeden tedavi uygulardı. Sizler için, Selçuklu döneminden miras kalan Sivas Divriği Şifahanesi, Kastamonu Yılanlı Şifahane ve Çankırı Taş Mescit Şifahanesi hakkındaki bilgileri derledik.

  • 1
  • 12
Anadolu'nun El Hamrası: Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası
Anadolu'nun El Hamrası: Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası

UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'nde yer alan ve 'Anadolu'nun Elhamrası' olarak görülen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Anadolu geleneksel taş işçiliğinin önemli örneklerinden biridir. Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminin eseri olan, özgün mimarisi, estetik, kültürel ve evrensel değeriyle 13'üncü yüzyılda kadın erkek eşitliğini de simgeleyen bir anıt olarak nitelendirilir.

Caminin batı kapısında ikindi namazı vaktinde ortaya çıkan "namaz kılan insan silueti" ise görenleri hayran bırakır. Batı kapısında, bu kapının mimari özelliklerine bağlı olarak Mayıs ile Eylül ayları arasında, ikindi namazından 45 dakika önce insan silueti belirir. Bu siluet önce Kur'an okuyan bir insan, namaz vakti yaklaşınca ise ellerini bağlayarak kıyamda duran insan şeklini alır.

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde övgüyle söz ettiği Darüşşifa

Batı kapısının, Çarşı Kapı, Çıkış Kapısı, Gölgeli Kapı gibi isimlerinin yanı sıra, son zamanlarda yaygın olarak kullanılan ismi "Tekstil Kapı"dır. İnce taş işlemeciliğinin zirveye ulaştığı kapı, bir kilimi ya da seccadeyi anımsattığı ve yüksek oranda dantel örneklerini sergilediği için bu ismi almıştır. Kapıda en dikkat çeken unsur dışa çıkıntılı biçimdeki kilit taşıdır.

Yüzeyi, demircileri simgeleyen güğüm başı motiflidir. Baş mimar bu eserin tamamında taşların birbirine geçme ve tutma şekli olan kilit taşı yöntemini kullanmıştır. Orta kısımda lale ve lale yaprakları bulunmaktadır. Bu eserde lale motifleri çok sayıda farklı şekillerde kullanılmıştır. Kapının üzerindeki üç satırlık kitabede yer alan ifade şöyledir: "Şehinşah oğlu Süleyman Şah oğlu Ahmet Şah, Allah'ın affına muhtaç aciz kul, adaletli melik, bu caminin yapılışını 626 (M.1228) yılında emretti, Allah mülkünü daim etsin."

Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere, külliyenin birçok yerinde bulunan, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve en ince örneklerini yansıtan harikulade motifler tüm dünyanın ilgi ve dikkatini çeker. Bu eseri farklı ve özgün kılan bir diğer özellik de, uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen, fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiçbirinin bir daha kendini tekrar etmemesi; kâinattaki farklı varlıkların muhteşem bir ahenk ve denge içerisinde olduklarının taşa nakşedilerek gözler önüne serilmesidir.

Darüşşifa nedir, darüşşifanın tarihi

Mimari üslubu, süsleme ve örtü sistemlerinin dengeli ve uyumlu tasarımıyla önem kazanan bu şaheser, dünyada, görülmeye değer eserler listesinin başında yer alır. Bu büyüleyici eseri anlatmaya sözlerin yetersiz kalacağını Evliya Çelebi yüzyıllar önce şöyle ifade etmiştir: "Methinde diller kısır, kalem kırıktır". Görenleri kendisine hayran bırakan bu muhteşem abide eser, sanat tarihçileri tarafından "Divriği mucizesi", "Anadolu'nun Elhamrası" gibi ifadelerle tanımlanmıştır. 1985 yılında UNESCO tarafından "Dünya Kültür Mirası" listesine alınan, İslam mimarisinin bu başyapıtı, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı makamının koruması altındadır.

  • 5
  • 12
Kastamonu Yılanlı Şifahane
Kastamonu Yılanlı Şifahane

Özellikle Kastamonu kent merkezi küçük bir yerleşim olmasına karşın eskisi yaklaşık olarak 800 yıl geriye giden ve sayısı 6 olan külliyelere sahip olması; kentin tarihsel anlamada ne kadar gelişkin bir eğitim ve kültür hayatına sahip olduğunu göstermektedir.

Kastamonu'da bulunan Yılanlı Camii ve Külliyesi, bu topraklara 8 asır önce kurulmuş İslam medeniyetinin damgalarından birisidir. Yılanlı Külliyesi'nin kitabesinden Anadolu Selçuklu Devleti'nin son dönemlerinde (1273) yapıldığı anlaşılır. O dönemlerde külliyenin içinde cami, şadırvan, türbeler ve konağın bulunduğu yapının yanında büyük bir "Darüşşifâ" Tıp Fakültesi (hastane) de mevcuttu.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN