Osmanlı’nın Ukrayna Seferi: Kamaniçe Kuşatması
Gerçekleştirdiği harekatlarla dünya tarihinde "kelebek etkisi" oluşturan Osmanlı, kuzeyinde bulunan Ukrayna'ya hakim olmak için "Avcı" lakabıyla bilinen Sultan IV. Mehmed komutasında sefere çıkar. Bu sefer aynı zamanda padişahın ordusunun başında katıldığı ilk seferdir. Bölgenin müstahkem kalesi Kamaniçe, 1672 yılında fethedilir. Tarihimizin unutulan büyük zaferi Kamaniçe'ye beraber bakalım.
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔷 Kamaniçe'de bulunan taş köprü şehirdeki Türk izi olur. Bu köprü, adeta Devlet-i Aliyye'nin şehre hediyesidir.
🔷 Şehrin fethinin ardından Aziz Paul Katedrali'ne bir minare eklenerek camiye dönüştürülür. Minarede yüz kırk beş basamak mevcuttur ve 36.5 metre yüksekliğindedir. Şehrin kaybıyla birlikte cami yeniden kilise yapılır. Minare yıkılmaz fakat tepesindeki alem çıkarılıp yerine bir heykel yerleştirilir.
🔹 Osmanlı'nın Lehistan seferi sonra 1672 yılında Batı'da en geniş sınırları ulaştığını ifade eden Bucaş Antlaşması imzalanır.
🔸 Bu antlaşma ile;
◾ Podolya Osmanlı'ya bırakılacak,
◾ Ukrayna bölgesi Osmanlı'ya bırakılacak ve Lehistan kuvvetleri çekilecek,
◾ Lehistan, Kırım'a vergi vermeye devam edecek,
◾ Lehistan Devleti, Osmanlı'ya yıllık vergi verecek.
🔻 1672-1699 yılları arasında Osmanlı hakimiyetinde olan bu şehir, tarihimizden izler taşır.Cihan devleti Osmanlı'nın Ukrayna'nın içlerine kadar giderek Karadeniz'e hakim olma isteği, var olan devlet vizyonunun bir parçası olsa da XVII. yüzyılın gelişen şartlarında bölgede tutunması zor olmuştur. Zira Osmanlı'nın kendi içinde düştüğü zayıf durumlar varken Karadeniz'de yeni bir devlet doğuyordu: Rusya.
🔺 II. Viyana Kuşatması'nın başarısızlığı ve iç isyanlar gibi etkenler nedeniyle arka planda kalan Kamaniçe, tarihimizdeki başarılardan biri olarak unutulmamayı hak ediyor.