Osmanlı başkenti Edirne’nin tarihi camileri
Osmanlı'nın ikinci başkenti olan Edirne, içinde barındırdığı pek çok tarihi eserle büyük ve asil bir geçmişe sahip. Devlet-i Aliyye'nin kurucu padişahları çok sevdikleri bu şehre birbirinden mümtaz eserler kazandırdılar. Osmanlı'nın günümüzde dahi yakalanamayan mimari anlayışı ile yerli ve yabancı herkesi kendine hayran bırakan bu eserlere gelin birlikte bakalım. İşte Edirne'nin tarihi camileri...
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔷 Camide yer alan dört minare de farklı zamanlara aittir. Yapıya adını veren zigzaglı minare camiyle beraber inşa edilirken, baklava desenli minare Peykler Medresesi'nin yapımı sırasında Fatih Sultan Mehmed döneminde, yivli minare I. Ahmed zamanında, burmalı minare ise III. Mustafa'nın padişahlığında eklendi.
🔷 Caminin doğusunda bulunan iki medreseden birini II. Murad, diğerini ise oğlu Fatih Sultan Mehmed yaptırır. Cami ile iç içe inşa edilen medreselerde örnek alınan mimari Mescid-i Nebevi'dir.
Muradiye Camii
🔷 Edirne'yi ihya ve imar eden II. Murad'ın yaptırdığı Muradiye Camii, sadeliği ve içindeki çinileriyle oldukça dikkat çeker. 1426 yılında inşası biten cami ile birlikte mevlevihane, imaret, çeşme ve mektep yapılır. Fakat mevlevihane günümüze ulaşmaz.
🔷 Camide "renkli sır" tekniği ile yapılmış Türk çini sanatının eşsiz örnekleri yer alır. Cami üç kubbeye sahiptir.
Gazi Mihal Camii
🔷 Nehirleriyle de meşhur Edirne'nin camileri ferahlığı ve sükûnetiyle dikkat çeker. Tunca Nehri'nin kenarında bulunan Gazi Mihal Camii, II. Murad döneminde adını aldığı kişi tarafından 1421 yılında inşa edilir.
🔷 Osman Gazi döneminden beri Rumeli'nin fethinde büyük yararlılık gösteren akıncı ailesinden Gazi Mihal Bey'in türbesi caminin haziresinde yer alır. Bu mabed, yan taraflarında yer alan tabhaneleri ile zaviye-cami usulünün günümüze ulaşan ilk örneğidir.
🔸 Tabhane nedir?
Osmanlı döneminde güç bulma evi (dinlenme yeri) anlamına gelen bir kurumdur. Bu kurumda yoksul, hasta, yorgun, iş arayan, aç kalmış vb. kimseler barınmakta idi.
Hersekzade Ahmed Paşa Camii
🔷 Keşan ilçesinde yer alan cami, XVI. yüzyılın başlarında Sadrazam Ahmet Paşa tarafından yaptırılır. Caminin bir benzeri yine aynı paşa tarafından Yalova'da yaptırılır.
🔷 Kare plana sahip cami, kurşun kaplı kubbesi ve kalem işlemeleri ile Osmanlı mimarisinin güzelliğini gösterir. Meşhur seyyah Evliya Çelebi, bu camiden "aydınlık ve güzel bir yapı" olarak bahseder. 2022 Ocak ayında restorasyona alınan cami 2 yıl boyunca ibadete kapalı olacak.
İpsala Alaca Mustafa Paşa Camii
🔷 Ne zaman ve kim tarafından yapıldığı net olarak bilinmeyen caminin II. Murad döneminde yapıldığı tahmin edilir. Osmanlı'dan günümüze İpsala'da kalan tek mabeddir. 1356 yılında Osmanlı sınırlarına dahil edilen İpsala ilçesi, devlete at yetiştiren bir bölge olarak bilinir.
🔷 Osmanlı akıncılarından biri olan Alaca Mustafa, sadaka-i cariye eseri olarak bu camiyi yaptırır. Tek kubbeli ve tek minareli olan caminin yapımında Keşan taş ocaklarından çıkarılan taşlar kullanılır. Cami Edirne döneminin diğer ibadethanelerinde olduğu gibi Osmanlı kuruluş döneminin de sadeliğini yansıtır.