Osmanlı başkenti Edirne’nin tarihi camileri
Osmanlı'nın ikinci başkenti olan Edirne, içinde barındırdığı pek çok tarihi eserle büyük ve asil bir geçmişe sahip. Devlet-i Aliyye'nin kurucu padişahları çok sevdikleri bu şehre birbirinden mümtaz eserler kazandırdılar. Osmanlı'nın günümüzde dahi yakalanamayan mimari anlayışı ile yerli ve yabancı herkesi kendine hayran bırakan bu eserlere gelin birlikte bakalım. İşte Edirne'nin tarihi camileri...
Önceki Resimler için Tıklayınız
II. Bayezid Camii
🔷 Tunca Nehri'nin kıyısında bulunan başka bir cami de II. Bayezid Camii'dir. Padişahların yaptığı diğer camiler gibi burası da 1488 yılında külliye biçiminde inşa edilir. Tıp medresesi, imaret, darüşşifa, hamam, mutfak gibi alanlar bulunur.
🔷 Sütunsuz ve kemersiz bir yapı olan II. Bayezid Camii içerisinde aynı zamanda Osmanlı cami mimarisinde yapılan ilk mahfil yer alır. Her köşesi ayrı güzellikler taşıyan cami; mermer minberi, ağaç işlemeli kapısı ve hünkâr mahfili ile kendine hayran bırakan bir güzelliğe sahiptir.
Beylerbeyi Camii
🔷 Bir başka II. Murad dönemi camisi de 1429 yılında Rumeli Beylerbeyi Sinaneddin Yusuf Paşa tarafından yaptırılan bu mabed ile birlikte medrese, imaret, hamam ve türbedir.
🔷 Gazi Mihal Camii'ne benzetilen bu ibadethanenin içerisinde zaviye mekanı bulunur. Tek minaresi, sadeliği ve sükuneti ile ilk dönem Osmanlı camileri özelliklerini taşır.
Mezit Bey Camii (Yeşilce)
🔷 II. Murad döneminde Sancak Beylerinden Mezid Bey tarafından 1441 yılında yaptırılır. İnşasında taş ve tuğla kullanılan camiye inşa edildiği dönemde harim içinin çini, minaresinin sırlı tuğla kaplı olması sebebiyle yapıya Yeşilce Camii de denilir.
Yıldırım Camii
🔷 Cami, imaret ve şehzadeler türbesinden meydana gelen caminin yapımı 3 yıl sürerek 1400 yılında tamamlanır. Evliya Çelebi'nin Yıldırım Bayezid'in kızı Küpeli Sultan'ın bir küpesini satarak camiyi yaptırdığına dair bir rivayet aktarması nedeniyle yapı halk arasında Küpeli Cami olarak da bilinmektedir.
🔷 Dikdörtgen planlı, şadırvanlı avlu içinde yer alan cami, küçük bir kubbenin etrafına beşik tonozlu dört eyvandan teşekkül eder. Sadeliği ve sakinliği ile Edirne tarihine zenginlik katan eserler arasındadır.