Anadolu'nun Tarihini Değiştiren Savaş: Kösedağ Muharebesi
Anadolu Selçuklu Devleti, en parlak çağını yaşarken tahta geçen genç ve tecrübesiz bir sultanın hataları, doğudan esen zalim Moğol kasırgasına kapıları sonuna kadar açtı. Kösedağ, iki ordunun çarpışmasından ziyade; stratejinin gafletle, kurnazlığın ise tedbirsizlikle imtihanıydı. Alınan tek bir talihsiz karar, İslam'ın kalkanı olan koskoca bir orduyu daha savaşamadan darmadağın etti. Tam 783 yıl önce bugün, Sivas'ın Kösedağ eteklerinde Anadolu'nun kaderi yeniden yazıldı; şanlı medeniyetimizin üzerine asır sürecek ağır bir hüzün bulutu çöktü. İşte ibretle okunması gereken tüm detaylarıyla Kösedağ Savaşı...
🔹3 Temmuz 1243… Sivas'ın Kösedağ eteklerinde Anadolu'nun tarihini tersine çeviren amansız bir mücadele zuhur etti. Tahtın genç ve tecrübesiz Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev kumandasındaki görkemli Anadolu Selçuklu ordusu; önüne çıkan her şeyi yutan Baycu Noyan önderliğindeki zalim Moğol kasırgasıyla karşı karşıya geldi. Anadolu'nun bağrında zaman adeta durmuştu.
🔹Ne var ki ihtişamlı Anadolu Selçuklu Ordusu, genç ve tecrübesiz sultanın ellerinde paramparça olurken; tüm dünyaya kan ağlatan Moğol süvarileri geçtikleri her yeri yakıp yıkıyordu. O gün, Kösedağ'ın doruklarında, Anadolu'nun tarihi kan ve gözyaşıyla yeniden yazıldı. Sultan'ın hatası, asırlardır ilmek ilmek işlenen görkemli bir medeniyeti, bir gecede Kösedağ'ın eteklerinde derin ve hüzünlü bir karanlığa gömdü.
TARİHİMİZİN EN KARANLIK DÖNEMİNDE OSMANLI İMPARATORLUĞU KURULMUŞTU
🔹Moğollar, daha önce İslam dünyasının kaleleri sayılan Semerkant, Buhara ve Horasan'ı yakıp yıkmış, Türk yurtlarını darmadağın etmişti. Gözünü hırs bürümüş Cengiz Han'dan sonra tahta geçen Ögeday Han da bu istilayı tamamlamak için ordularını Batı'ya doğru gönderdi. Anadolu Selçuklu Devleti'nin aldığı basiretsiz karar da tam bu döneme tekabül ediyordu. 1230'daki Yassıçemen Savaşı'nda Harezmlileri yenen Selçuklular, Moğollara karşı topraklarını koruyan yegane duvarı da yıkmış oldular. Böylece Moğollar ile sınır olan Selçuklular için tehlikeli dönemler başladı.
🔹Moğol komutan Noyan, Anadolu'nun ne kadar güçlü olduğunu görmek için Doğu Anadolu bölgesine sık sık keşif saldırıları başlattı. Ahlat'tan Sivas yakınlarına kadar uzanan bu saldırılar, gelecekte yaşanacak büyük felaketin sadece başlangıcıydı. O sırada Selçuklu tahtında oturan Sultan I. Alaeddin Keykubad, yaklaşan bu tehlikeyi erkenden fark edebilen, çok ileri görüşlü bir hükümdardı.
🔹Devlete en parlak dönemini yaşatan Sultan Alaeddin Keykubad, Moğol tehlikesine karşı zamanla yarışıyordu. İlk iş olarak geri sayımı başlayan Moğol saldırıları sırasında işleri zorlaştıracağını öngördüğü devlet görevlilerini görevden uzaklaştırarak kendi gücünü kesinleştirdi. Ardından doğudaki kale surlarını sağlamlaştırıp ordusunu güçlendirdi. Ticareti destekleyerek devlet hazinesini savaş zamanlarına hazır hale getirdi.
🔹Moğollarla Selçuklular arasında koruyucu bölgeler oluşturmak ve Moğollara karşı direnç oluşturmak için zayıf beylikleri kendine bağladı. Suriye Eyyubileri ile de evlilik yoluyla ilişkilerini kuvvetlendirdi. Hatta Moğol hanlarını öfkelendirmemek için çok akıllıca bir siyaset izledi. Ögeday Han'a görünüşte bağlı kalacağına dair söz verdi ve Anadolu'yu bir süre bu şekilde korumayı başardı. Ancak Sultan'ın 1237 yılındaki ani ölümü, Anadolu'nun koruyucu kalkanını ortadan kaldırmış oldu. Şimdi Selçuklular dönüşü olmayan bir yola girmişti.
🔹Alaeddin Keykubad'ın ardından tahta çıkan oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev, devlet yönetiminin ciddiyetini kaldıramayacak kadar genç ve tecrübesizdi. Sarayda bitmek bilmeyen eğlenceler düzenliyordu, tedbirin elden bırakılmaması gereken bu zamanlarda yönetimi bütünüyle vezirlere devretmişti. Hırs ve makam sevdasıyla yanıp tutuşan vezir Sadeddin Köpek ise bu durumdan istifade ederek yönetimi neredeyse tamamen ele geçirdi.
🔹Devletin en sadık ve başarılı komutanlarını birer birer öldürterek orduyu olabildiğince zayıflattı. Sarayda süregelen bu durumlar Anadolu Ahileri ve Türkmenlerin de devlete olan inancını yitirmesiyle sonuçlandı. Hatta iddialar zeki hükümdar Keykubad'ın ölümünden yeni sultanı sorumlu tutmaya kadar vardı.
🔹Moğollar ise devletin kendi kendinin sonunu getirişini uzaktan keyifle izliyordu. Moğol generalleri, "Demir Sultan (Alaeddin Keykubad) gitti, artık devir sizindir, yürüyün!" diyerek harekete geçmek için en uygun anı kolluyorlardı. Tam bu karışıklığın ortasında, Anadolu tarihinin en büyük halk ayaklanması olan Babai İsyanı patlak verdi. Maddi zorluklar ve devletin adaletsizliğinden bunalan Türkmen köylüler, Selçuklu ordusunu tam on bir kez yendi.
🔹Devlet, bu isyanı ancak Erzurum'daki gücüyle nam salmış sınır askerlerini çağırarak ve paralı yabancı (Frenk) askerlerin yardımıyla bastırabildi. İsyan kontrol altına alındığında geride harabeye dönmüş bir Anadolu kalmıştı. Selçuklu'nun kendi içindeki bir isyanı bile bu kadar zor bastırması, Moğollara aradıkları fırsatı altın tepside sunmuş oldu.
TARİHİN EN KORKULAN LİDERİ CENGİZ HAN: MOĞOLLARIN İMPARATORLUK KURMA SÜREÇLERİ