Arama

Lale Devri'nin Avrupalı Ressamı: Jean Baptiste Van Mour

Lale Devri, Osmanlı'nın en şatafatlı dönemi olarak bilinir. Bu dönemden kalan hatıralar her ne kadar bizi aydınlatıcı olsa da tablolardaki renk cümbüşlerinden çok daha somut veriler elde edebiliriz. İşte bu isimlerden bir tanesi Jean Baptiste Van Mour. Ünlü ressam, 1699 yılında Fransa elçisi Comte de Ferriol'la birlikte geldiği İstanbul'a yerleşti ve İstanbul'u, saray hayatını, Patrona Halil İsyanını tuvale aktardı. Ayrıca hayatının sonuna kadar yüzlerce resim yapan Van Mour'a Fransa kralı tarafından "Kralın Doğudaki Daimi Ressamı" unvanı verilmişti.

Yahya Kemal, Paris'te dostlarını Louvre Müzesi'nde gezdirirken yahut Madrid elçiliği sırasında davet edildiği şatolarda Velasquez'lere, Goya'lara dikkatle bakarken, "Bizim de Batılı mânâsında resmimiz olsaydı, mesela Yavuz Sultan Selim'in nasıl bir fizikî görünüşe sahip olduğunu bilecek, bu resimlere bakarak eski şehirlerimizin, kıyafetlerimizin, hayatımızın vb. niteliği hakkında fikir edinebilecektik" diye düşünürdü. Bu hislerini de Resimsizlik ve Nesirsizlik başlıklı yazısından anlamak mümkündü:

"Resimsizlik yüzünden cedlerimizin yüzlerini göremiyoruz. Ah bu ne feci hicrandır! Eski şehirlerimizi göremiyoruz; yanmış yahut yıkılmış nice binalarımızı göremiyoruz; eski kıyafetlerimizi göremiyoruz; o kıyafetlerin asırlar arasında, yavaş yavaş nasıl tekâmül ettiklerini anlayamıyoruz; vatanı kurduğumuz eski seferlerimizi, eski meydan muharebelerimizi, bu muharebeleri başaran şerefli ordularımızı göremiyoruz.

Ah, ah… Resimsizlik yüzünden daha neleri, neleri göremiyoruz [...] Tıpkı Avrupa milletlerinde olduğu gibi, bizde de her şehirde ve her devirde birçok ressamlarımız olsaymış ve o ressamlar, her biri kendi ihtisasına göre, millî ve şahsî hayatımızın her safhasını tasvir etselermiş ve o tasvirler bize kadar gelselermiş, biz onlara bakarak, büyük, geniş ve derin tarihimizi her an görebilseymişiz! Ah! Ah! Bu ne üzüntülü bir özleyiştir!"

Flaman asıllı bir Fransız ressam olan Jean Baptiste Van Mour, 9 Ocak 1671'de dünyaya geldi. Mour, Paris'e 1699 yılında gitmiş ve kabiliyetini fark eden Comte de Ferriol tarafından himaye edilmişti. Ferriol'un 1699 yılında elçi olarak İstanbul'a tayin edilince Van Mour'u da yanında getirdiği ve onu orijinal kıyafetleri içinde Osmanlı tiplerini çizmekle görevlendirdiği biliniyor.

Van Mour'a yaptırdığı 100 parçadan oluşan gravürleri Paris'e götüren Ferriol, her biri hakkında açıklayıcı metinler yazarak Fransa Kralı 14'üncü Louis'ye sundu. Albüm, 1712'de Fransa'da Recueil de cent estampes représentant différentes nations du Levant (Levant'ın Çeşitli Ülkelerini Tanıtan 100 Oymabaskı Derlemesi) adı altında basıldı ve büyük bir ilgiyle karşılandı

Le Hay adlı mühendis tarafından basılan eserin, kısa sürede İtalya ve Almanya'da sahte kopyaları piyasaya çıkmış, daha sonra İngiltere ve İspanya'da orijinalinden tercüme baskıları yapılmıştı. Bu albüm, Antoine Watteau, Francis Smith ve Antonio Guardi gibi pek çok sanatçıya esin kaynağı oldu. Van Mour daha sonra Estampes orientales (Doğu Oymabaskıları) adlı bir derleme daha yayımladı. Mour, bu sıralarda Avrupa'da bir ressam olarak da tanınmıştır.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN