Adım adım tarih: II.Bayezid Külliyesi
II. Bayezid Han, Fatih Sultan Mehmet'in oğlu, Yavuz Sultan Selim'in babasıdır. İki önemli savaşçı padişahın arasında bir veli sultan düşünün... İşte bu sultan, II. Bayezid devletini kurumsallaştırmak maksadıyla birçok faaliyette bulunur. Bu faaliyetlerin en güzel örneği ise yaptırmış olduğu külliyedir. Günümüzde Trakya Üniversitesi'nin idaresinde olan kompleks, halkın ziyaretine açıktır. Bu muazzam külliyeyi ve detaylarını sizler için araştırdık.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Lady Mary Montagu
🔸 Darüşşifa Müzesi'ninde Osmanlı zamanında Birleşik Krallık'ın İstanbul sefirinin eşi olan Lady Mary Montagu'nun maketi de bulunur. Elbette Mary Montagu bu darüşşifa için önemli bir şahsiyettir. İstanbul başta olmak üzere eski payitahtlardan ve önemli merkezlerden biri olan Edirne'yi gezer.
🔸 Sonrasında Türklerin çiçek hastalığının aşısını bulduğunu öğrenir. Bunun üzerine 1710 yılında Edirne'den Birleşik Krallığa bir mektup kaleme alır. Mary'nin mektubunda "Osmanlılar çiçek hastalığını aşı dedikleri bir yöntem ile bertaraf etmişler." satırları yazılıdır.
🔸 Osmanlı'nın o yıllarda tıp alanında çok ileri olduğunu ve her geçen gün yeni fikirlerin ve tedavilerin doğduğu bu anlamda tüm dünyaya öncülük ettiğini de söylememiz gerekir. Avrupa ise Orta Çağ zihniyetinde olup çok basit hastalıkların çözümlerini bulamayacak aciz bir durumdadır.
🔸 Layd Mary, mektup sonrası aşınında formülünü alarak Londra'ya gider. Aşıyı kamuya kabul ettirir. "Çiçek Aşısı" böylece Avrupa'dan duyurulmuş olur. Fakat bilmemiz gerekir ki Çiçek Aşısı'nın buluşunu Türklere aittir.
Mermer işçiliğinin en güzel örneği II. Bayezid Camii 📍
🔸 II.Bayezid Külliye gezisinin en önemli durağını teşkil eden ve bu muhteşem kompleksin merkezinde yer alan II. Bayezid Camii'dir. 3 taraftan girişi bulunan cami avlusu kubbeli revaklarla çevrilidir. Evliya Çelebi caminin avlusuna Sultan Bayezid'in 4 selvi ağacı diktiğini söyler.
🔸 Ortada önceden üstünün bir saçakla örtülü olduğu bazı izlerden anlaşılan mermerden büyük bir şadırvan havuzun bulunduğu kayıtlara geçen bilgilerden öğrenilir.
🔸 Ayrıca avluda zamanında bir kuyunun da var olduğu bilinmektedir. En ince ayrıntısına kadar titizlikle üzerinde çalışılan caminin o dönemin şartlarına göre çok üst düzeyde olduğu tespit edilir.
🔸 Caminin taş kapısı ise harikulade bir güzelliktedir. Mermer işçiliğinin gözle görülür, detaylı ve zarif zanaatı kendini belli eder. Caminin birçok penceresi vardır. Bu pencerelerin kenarlarını süsleyen kalem işi detaylar ise göz kamaştırıcıdır.
🔸 Osmanlı devri Türk sanatında bir ilk kabul edilen kısım cami hariminin sol köşesinde yer alan hünkâr mahfilinin çift renkli mermerlerden yapılmış kemerler üstünde olmasıdır. Bu muazzam camide sonradan eklenen bazı aksam da bulunur.
🔸 Külliyenin merkezinde kalan caminin geçmeli kapı kanatları, Türk ağaç işçiliğine en güzel örneklerden biri olarak karşımıza çıkar. Kare şeklinde planlanan cami, direksiz olarak inşa edilir.
🔸 II. Bayezid Camii'nin çifte minaresi, camiye uzak yapılır bunun sebebini Evliya Çelebi, "bir zelzele olduğunda camiye zarar vermemesinden dolayı yapıldığını" söyler.
🔸 II. Bayezid Camii'nin minare kürsüleri mimari süslemeleriyle özel bir değere sahiptir. Türk işçiliğinin en güzel örneklerinin hepsi adeta bu cami ve kapsamındaki külliyede toplanmıştır.
Aşevi ➡ İmarethene 📍
🔸 II. Bayezid Külliyesi'nde darüşşifa ve diğer sosyal yapılar inşa edildikten sonra buranın yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılaması için bir aşevi yani imarethane ihtiyacı ortaya çıkar.
🔸 Böylece külliyeye bir aşevi ilave edilir. Bu imarethane; medresedeki öğrencileri, külliye çalışanlarını, misafirhanelerdeki insanları, yolcuları ve yoksulları doyurmak için inşa edilir.