Kur'an-ı Kerim'de kadınlar hakkında ayetler
İslam dininde esas olan merhamet, saygı ve sevgidir. Allah'ın bir emaneti olarak görülen kadınlar, İslamiyet ile dört duvar arasından çıkmış ve tüm sosyal alanlarda hak sahibi olmuşlardır. İslam, hayatın tüm yönlerinde aktif olarak bulunan kadınların ayaklarının altına cenneti seren yegane düşünce biçimidir.
Önceki Resimler için Tıklayınız
"Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O'na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır."
Hucurat Suresi, 13. Ayet
Hucurat Suresi, 13. Ayeti dinlemek ve mealini okumak için tıklayın
Hucurat Suresi, 13. Ayet Tefsiri
➡ "Müslümanların dünya görüşlerini ve değer ölçütlerini dayandırdıkları âyetlerden biri de budur. Fertler, gruplar, kavimler, ümmetler, milletler siyasî, kültürel, biyolojik, coğrafî vb. farklarla birbirinden ayrılır; bu farklara bağlı olarak farklı kimlik sahibi olur, bu kimlikle tanınır ve tanışır. Ayrıca her biri kendi farkını, özelliğini bir gurur, değer ve övünç vesilesi yapar."
Tefsirin devamını okumak için tıklayın
"Rahime atıldığı zaman nutfeden (embriyo) erkeğiyle dişisiyle iki cinsi yaratan da O'dur."
Necm Suresi 45. Ayet
Necm Suresi 45. Ayeti dinlemek ve mealini okumak için tıklayın
Necm Suresi 45. Ayet Tefsiri
➡ "Önceki âyetlerde eleştirilen tavır vesilesiyle, o sırada muhatapların hakkında en fazla bilgiye sahip oldukları peygamberlerden Hz. İbrâhim ve Hz. Mûsâ'ya indirilen vahiylerin özüne değinilmektedir. Bu âyetlerin ilk kısmında (38-42. âyetlerde) hatırlatılan ilkeler ve bilgiler –konuya ilişkin başka naslar da dikkate alınarak– şöyle açıklanabilir: a) Sorumluluk: Kur'an'da değişik vesilelerle belirtildiği üzere, suçların ve cezaların şahsîliği esastır; –istese de– kimse başkasının günahını yüklenemez."
Tefsirin devamını okumak için tıklayın
"Karşılıksız yardım eden erkeklere, karşılıksız yardım eden kadınlara ve Allah'a (O'nun muhtaç kullarına) güzel bir ödünç verenlere bu fazlasıyla ödenecektir. Ayrıca onlara pek değerli bir ödül de vardır."
Hadid Suresi, 18. Ayet
Hadid Suresi, 18. Ayeti dinlemek ve mealini okumak için tıklayın
Hadid Suresi, 18. Ayet Tefsiri
➡ "Daha önceki âyetlerde iman ile infak arasındaki sıkı ilişkiye değinilmişti; burada infakın önemine yeni bir vurgu yapılmasını, 16 ve 17. âyetlerde sözü edilen ruhî yenilenmede bu davranışın olumlu etkisine ve Allah'ın hoşnutluğunu arama heyecanını beslemedeki rolüne işaret olarak anlamak mümkündür."
Tefsirin devamını okumak için tıklayın
"Varlıklı olan varlığından harcasın, rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır."
Talak Suresi 7 Ayet
Talak Suresi 7 Ayeti dinlemek ve mealini okumak için tıklayın
Talak Suresi 7. Ayet Tefsiri
➡ "Öncelikle, inkârcıların ve mümin gibi görünen münafıkların, benzeri durumlarda yaptıkları gibi, ilk âyetlerde anlatılan olay dolayısıyla da birtakım yaygaralar çıkardıkları, 7. âyette onların bu yaptıklarının yanlarına kalmayacağına dair bir uyarı yapıldığı anlaşılmaktadır. Fakat âyetin, inkârcıların iş işten geçtikten sonra özür dilemeleri veya mazeret ileri sürmelerinin bir yararı olmayacağına dair genel bir ihtar anlamı taşıdığı da açıktır."
Tefsirin devamını okumak için tıklayın
"Allah iman edenlere de Firavun'un karısını misal vermektedir: O, "Rabbim!" demişti, "Yüce katında, cennette benim için bir ev yap; beni Firavun'dan ve yaptıklarından kurtar ve beni bu zalimler topluluğundan da selâmete çıkar!"
Tahrim Suresi 11. Ayet
Tahrim Suresi 11. Ayeti dinlemek ve mealini okumak için tıklayın
Tahrim Suresi 11. Ayet Tefsiri
➡ "Lût'un karısı da gizlice eve gelen misafirleri ve kocasından duyduğu bilgileri inkârcı toplumuna haber veriyordu. Yaptıkları bu çirkin işler âyette kısaca "onlara (kocalarına) hıyanet ettiler" şeklinde ifade edilmiştir. Buna karşılık Firavun gibi inkârcılıkta direnen ve zulmüyle şöhret yapmış bir kimsenin hanımı, her şeye rağmen imanını koruyabilmiş, dünya âlâyişi uğruna Firavun'un kötülüklerine ortak olmaya rıza göstermemiş, hep ebedî mutluluğun özlemi içinde yaşamıştır. Hadislerde ve tefsir kitaplarında bu hanımın ismi Âsiye olarak geçer. Allah'ın varlığına ve birliğine, Hz. Mûsâ'nın peygamberliğine inanan, bu uğurda işkencelere mâruz kalan Âsiye hakkında hadislerde yer alan övgü ifadeleri sebebiyle birçok İslâm âlimi onun peygamber olduğunu bile ileri sürmüştür."
Tefsirin devamını okumak için tıklayın