Arama

Dua hakkında sıkça sorulan sorular

İbadetin özü olan dua, Müslümanlar için bir sığınak, belalara karşı bir zırh, musibetlere karşı Allah'ın rahmetinin kapısıdır. Dua, gelmiş olan belaları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mani olur. Allah Teala, keder sıkıntı ve ümitsizliklere karşı "De ki: Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır" ayeti ile insanların duaya yönelmelerini buyurmuştur. Peki, duanın önemi nedir? Dua nasıl yapılmalıdır? Fiili dua ne demektir? Dua ve zikir sesli mi, yoksa sessiz mi yapılmalıdır? İşte Diyanet'e göre dua hakkında sıkça sorulan sorular...

  • 1
  • 13
Duanın önemi nedir ve dua nasıl yapılmalıdır?
Duanın önemi nedir ve dua nasıl yapılmalıdır?

Sözlük anlamı ile dua "çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek" demektir. Dinî bir terim olarak ise, insanın bütün benliğiyle Allah'a yönelerek maddî ve manevî isteklerini O'na arz etmesidir. Temeli, insanın Allah'a hâlini arz etmesi ve O'na niyazda bulunması olduğuna göre dua, Allah ile kul arasında bir irtibattır.

Duada daima tâzim (Allah'ı yüceleme) ve tâzimle birlikte istekte bulunma anlamı vardır. Dua aynı zamanda zikir ve ibadettir. Böylece duada biri zikir ve saygı, diğeri de dilek olmak üzere iki unsur hep yan yana bulunur. Bu sebeple Hz. Peygamber (s.a.s.), "Dua, ibadetin özüdür." (Tirmizî, Deavât, 2) buyurmuştur. Aynı sebeple en önemli ibadet olan namaz, dua (salât) kelimesiyle ifade edilmiştir. (En'âm, 6/52; Kehf, 18/28)

Diğer bir âyette de, "De ki; duanız (kulluğunuz) olmasa Rabbim size ne diye değer versin." (Furkân, 25/77) buyurulmak suretiyle insanın ancak Allah'a olan bu yönelişiyle değer kazanabileceği belirtilmiştir. Duanın sadece Allah'a yöneltilmesi; Allah'tan başkasına, putlara veya kendilerine üstün nitelikler izafe edilen başka yaratıklara dua ve ibadet edilmemesi Kur'an'da ısrarla vurgulanmıştır.

(Şuarâ, 26/213; Kasas, 28/88)

Fikriyat'ın Kur'an-ı Kerim uygulaması için tıklayın.

  • 2
  • 13
Kur’an’da geçen dua âyetlerinin mahiyeti nedir?
Kur’an’da geçen dua âyetlerinin mahiyeti nedir?

Kur'an-ı Kerim'de dua ile ilgili âyetler geniş bir yer tutar. İki yüz kadar âyet doğrudan doğruya dua konusundadır. Ayrıca tövbe, istiğfar gibi kulun Allah'a yönelişini ve O'ndan dileklerini ifade eden çok sayıda âyet de geniş anlamda dua ile alakalıdır. Konuyla ilgili âyetlerin bir kısmında insanların Allah'a dua etmeleri emredilmiş, duanın usûl, âdâb ve tesirleri üzerinde durulmuştur.

(Bakara 2/186; Nisâ 4/32; A'râf, 7/29, 55, 180; Yûsuf, 12/86; Mü'min, 40/60)

Bazı âyetlerde şartlarına riayet edilmeyerek yapılan duanın kabul görmeyeceği ifade edilir (Bakara, 2/200; Yûnus, 10/12, 22, 106; İsrâ, 17/11; Mü'minûn, 23/ 99-100; Kasas, 28/88; Fussılet, 41/51). Bu gruptaki âyetlerin çoğunda, dünyada iken Allah'ı ve O'nun hükümlerini tanımaktan kaçınan, ancak ahirette gerçeği anlayıp acı akıbetleriyle yüz yüze gelince pişmanlık duyacak olanların dünyaya yeniden döndürülmeleri için Allah'a yakarışları anlatılmıştır. 100'den fazla âyette peygamberlerin, diğer salih insanların veya toplulukların dualarına yer verilmiştir.

Bazı sûre ve âyetler örnek dua metinleri mahiyetindedir. Fâtiha sûresi buna güzel bir örnektir. Bakara sûresinin 201. âyetinde geçen, "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver; bizi cehennem azabından koru." mealindeki dua, Fâtiha'dan sonra en çok okunan dua olmuştur.

Kur'an-ı Kerim Mealli Hatim dinlemek için tıklayınız.

  • 3
  • 13
Yatarak dua etmekte bir sakınca var mıdır?
Yatarak dua etmekte bir sakınca var mıdır?

Ayakta, oturarak veya yatarak Allah'ı anmakta, dua edilmesinde bir sakınca yoktur. Kur'an-ı Kerim'de, "Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar." (Âl-i İmrân, 3/191) buyurulmaktadır.

Berâ b. Âzib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s.) yatağına uzandığında, sağ tarafı üzerine yatar ve şöyle dua ederdi: (Allah'ım! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım. Rızanı isteyerek, azabından korkarak sırtımı sana dayadım, sana sığındım. Sana karşı yine senden başka sığınak yoktur. İndirdiğin Kitaba ve gönderdiğin Peygambere inandım.)

(Buhârî, Vudû, 75; Müslim, Zikir, 56-58)

Aynı sahabî, Resûlullah (s.a.s.) bana, "Yatağına gireceğin zaman namaz abdesti gibi abdest al, sonra sağ yanın üzerine yat ve bu duayı oku ve bu duanın sözleri yatmadan önceki son sözün olsun." (Buhârî, Vudû, 75; Müslim, Zikir, 56) buyurduğunu nakletmiştir.

En güvenilir hadislerin derlendiği kaynak: Kütüb-i Sitte

  • 4
  • 13
Fiilî dua ne demektir?
Fiilî dua ne demektir?

Allah, kâinatta meydana gelecek tüm olayları belli sebeplere bağlamıştır. Hem dünyada hem de içinde yaşanılan evrendeki her şey Allah'ın koyduğu sebep-sonuç (kanun ve kural) ilişkilerine göre şekillenir. Arzu ettiği bir şeyin olmasını isteyen kişi, onun sebeplerini de yerine getirmek zorundadır. Örneğin çocuk sahibi olmak isteyen kişinin evlenmesi, sınavda başarılı olmak isteyen öğrencinin derslerine çalışması fiilî dua sayılır.

Kişi, Allah'tan istediği şeyin gerçekleşmesi için Allah'ın kendisine öğrettiği sebepleri ve kanunları elinden geldiği kadar yerine getirip tamamlar, sonucunu da Allah'tan bekler. "İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır." (Necm, 53/39) mealindeki âyette insanların çalışmaları ile alacakları sonuç arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiş ve bu çalışmanın fiilî bir dua manasına geldiğine işaret edilmiştir. Hayvanı hasta olan ve iyileşmesi için sadece dua eden birisine söylenen "Duana biraz da katran ilacı ekle..." sözü, fiilî dua için güzel bir örnektir.

Bir işin gerçekleşmesi için dua edip oturan insanın yapmış olduğu hareket ne kadar yanlış ise, tüm çalışmaları yapıp, gerekli tedbirleri aldıktan, yani fiilî duasını tamamladıktan sonra "Bu işi ben tamamladım." diyerek sözlü dua etmeyenin yapmış olduğu davranış da o derece yanlıştır.

İbadet ile ilgili 25 hadis

  • 5
  • 13
Ezan duasını camilerde açıktan okumakta bir sakınca var mıdır?
Ezan duasını camilerde açıktan okumakta bir sakınca var mıdır?

İbadet ve zikirlerde aslolan tevkîfîliktir. Yani Kur'an ve sünnette nasıl belirtilmişse o şekilde uygulanır. Ezan duasında da sünnet olan, kişinin sesini yükseltmeden dua etmesidir. Ancak insanların öğrenmesi için camilerde bazen açıktan okunmaktadır.

Bu şekilde insanların öğrenmesi için Hz. Peygamberden nakledilen duaları açıktan okumakta bir sakınca yoktur. Fakat öğrenme gerçekleştikten sonra açıktan okumaya devam etmek uygun olmaz.

(el-Fetâva'l-Hindiyye, V, 393)

Fikriyat'ın E-Kitap uygulamasından Riyazü's Salihin okumak için tıklayın.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN